Selahattin Demirtaş’ın duruşması başladı: “Burada 90 yaşıma gelsem de sizden tahliye talep etmeyeceğim. Ben burada siyasi rehineyim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı dava Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülüyor.
Demirtaş’ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, üç gün sürecek. Dava, TBMM’ye gönderilen 31 fezlekenin toplamından oluşuyor.

Duruşma salonuna 45 kişi alınacağı yönündeki karar üzerine, polisler duruşmaya gelen yabancı heyetler ve birçok kişiyi salona almadı. Gazetecilerin de salona girmesine engel olundu. Uzun süren görüşmelerin ardından gazeteciler salona alınırken, AFP muhabirinin duruşmayı izlemesine izin verilmedi.

Savunmasına Kürtçe ile başlayan Demirtaş, ilk olarak açlık grevindeki Leyla Güven’i selamladı. Demirtaş, mahkeme heyetine, “Yargılamayı tarafsız yürütemeyeceğiniz gerekçesiyle öncelikle heyet olarak çekilmelisiniz, aksi halde reddihâkim talebinde bulunacağız” dedi. AİHM’in vermiş olduğu karara uyulmamasına tepki gösteren Demirtaş, mahkeme heyetine, “AİHM kararlarının nasıl uygulanacağını bilmiyorsanız nasıl hakim oldunuz” dedi.

Demirtaş savunmasında öne çıkanlar şöyle:

“Beni sahte bir Twitter hesabından atılan tweetlere dayanarak tutukladınız. Üstelik bu deliller bugün cemaat üyesi olmakla suçlanan kişiler tarafından hazırlandı ve siz bunlara dayanarak beni tutukladınız.”

AKP seçimi kazansın diye beni içeride tuttunuz”
“24 Haziran’da düzenlenen seçimde cumhurbaşkanı adayı olmama rağmen tahliye talebimi reddettiniz. AKP seçimi kazansın diye beni içeride tuttunuz. Bir hücrede seçim çalışması yürüttüm ve buna siz sebep oldunuz. Ben içeride olduğum için AKP seçimleri kazandı. Heyet olarak tutukluluğun devamı kararlarınızla AKP’ye açık destek sundunuz.

Ben sizden ne adli kontrol ne tahliye talep ettim. Kovsanız da kaçmam. Edirne’den atsanız da geri dönerim. Siz beni yargı arenasına attınız. Resmen aslanlar parçalasın diye. Ama partimin de halkımın da avukatlarımın da desteğiyle buradayım. Cumhurbaşkanlığı seçiminde beni Yunanistan sınırına götürüp bıraksaydınız kalmaz, geri gelirdim; öyle bir durumdaydım. Buna rağmen tutukluluğu devam ettirdiniz. Siz, AKP seçimi kazansın diye Demirtaş’ı içeride tuttunuz.”

“AİHM kararlarının nasıl uygulanacağını bilmiyorsanız nasıl hakim oldunuz?”
“Adalet Bakanlığı’na ‘biz bu AİHM kararını ne yapalım’ diye sormuşsunuz. Adalet Bakanlığı kim? Benim AİHM’de karşı tarafım. ‘AİHM kararı ne zaman kesinleşmiş?’ Bu kadar hukuk bilginiz vardır herhalde sayın hakim.

AİHM’in aldığı karardan sonra tahliye talep ettik, siz hükümetin tavrını görmeyi beklediniz. Tahliye talebimizi reddettiğiniz kararınızın gerekçesi AKP’nin hazırlamış olduğu AİHM kararı hakkındaki rapor ile aynı. Bari gerekçelerinizin farklı yazsaydınız, daha saygın olurdu.

Mahkeme heyetine, tahliye talebimi incelerken, AİHM kararı kesinleşti mi diye Adalet Bakanlığı’ndan görüş istediniz. Adalet Bakanlığı hükümeti AİHM’nde temsil eden kurumdur, yani taraftır. Siz davamda taraf olan bir kurumdan görüş isteyerek alenen taraf tuttunuz.

AİHM kararı için Adalet Bakanlığı’ndan görüş istediniz. Adalet Bakanlığı AİHM yargılamasında karşı taraftır. Siz dosyadaki tarafa ‘ne diyorsunuz uygulayalım mı bu kararı’ dediniz. AİHM kararlarının nasıl uygulanacağını bilmiyorsanız nasıl hakim oldunuz?”

“Sizden tahliye talep etmeyeceğim”
“Sizden hiç tahliye talep etmedim. Şimdi de etmiyorum. Burada 90 yaşıma gelsem, ağzımda diş kalmasa da yine sizden tahliye talep etmeyeceğim. Siz beni kendi iradenizle tutuklamadınız ki tahliye edebilesiniz. Ben burada tutuklu değilim, bir siyasi rehineyim. Ben bir siyasi rehineyim ve siyasi rehineler tahliye talep etmezler.”

“Krala yaslanan düşer”
“İstanbul İstinaf Mahkemesi bütün dünyanın gözü önünde hiç utanmadan usule, yasaya, her şeye aykırı olan bu kararı onadı. Karar veren hakimlerden biri de AKP’li eski avukat. Hakim olduktan sonra jet hızıyla istinaf hakimi oldu.

İstinaf Mahkemesi benim kararımı onadığı esnada Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğraf veriyordu. Bunların hiçbiri tesadüf değil. Yine diyorum krala yaslanan düşer.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus