Fransa’da Arapçanın okullarda öğretilmesi önerisiyle ilgili tartışmalar sürüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times’dan Emma Bubola, Fransa’da eylül ayında başlayan, Arapçanın camiler yerine okullarda öğretilmesi yönündeki tartışmaları haberleştirdi.


Tartışma Fransız tink-tank kuruluşu Institut Montaigne tarafından yayınlanan, “Camilerde ve dini merkezlerde verilen Arapça kurslarının İslamcılar için gençleri çekmek için bir yöntem haline geldiği” yolunda tespitlerinin yer aldığı raporun ardından başlamıştıRaporun yazarı Hekim El Karoui, Europe 1 radyosuna konuşmuş ve radikal aşırılıkçılığı kastederek “İslam dininin üzerindeki ellerin çekilmesi gerektiğini” söylemişti. 

Bunun ardından Eğitim Bakanlığı sözcüsü “Fransa’yı radikalizasyon batağına çekebilecek olan derneklerin önerdiği müfredatın yerine” kendi benimseyecekleri müfredat kapsamında Arapça öğreniminin başlatılacağı yolunda açıklamalarda bulunmuştu. Arapçanın zorunlu ders olarak okutulacağı yönündeki iddiaların ardından Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer, BFM TV’ye çıkmış ve “Arapça’nın zorunlu dil olacağını hiçbir zaman söylemediğini” belirterek, Arapça’nın camiler yerine eğitim kurumlarında öğretilmesini sağlamakla amaçladıklarının “bu büyük edebiyat diline hak ettiği prestiji geri kazandırmak” olduğunu savunmuştu: “Hayır, hiçbir zaman ilkokullarda Arapçanın zorunlu olacağını söylemedim, ama Arap dilinin dini aşırılıkçılığın belli bir türünden ayrılması için çabalıyoruz.”

Planla ilgili ayrıntılar henüz bilinmiyor ancak Bakan Blanquer’in sözlerinden anlaşıldığına göre okullarda öğretilecek olan Arapça, Rusça ve Çince gibi dillerle aynı kulvarda değerlendirilecek.

67 milyonluk Fransa’da Arapça konuşanların sayısı 3 milyon

İstatistiklere göre, bugün, pek azının Arapça öğrenme imkanı sunduğu Fransız ilköğretim kurumlarında öğrencilerin yüzde 0.1’i bu olanaktan yararlanıyor; liselerde ise bu oran yüzde 0.2. 67 milyon nüfuslu Fransa genelinde Arapça konuşan insanların sayısı ise 3 milyon. Arapça öğrenimi imkanı sağlayan pek az okuldan biri olan Claude Monet Lisesi’nin Müdürü Marianne Cosse’a göre, çocukların Arapçayı okullarda öğrenmesi, onları, aileleri tarafından camiye gönderilerek “dinin veya aşırılıkçılığın eline düşmekten kurtarıyor.”

İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 80 bin kişi, Arapçayı camilerde ya da dini kurumlara bağlı kültür merkezlerinde ve enstitülerde öğreniyor. Buralarda verilen Arapça eğitimi, yurtdışından gelen hocalar tarafından sağlanıyor.  Her ne kadar Eğitim Bakanlığı, Arapça eğitiminin camilerden alınarak okullara verilmesini seküler Fransa’nın teminatı olarak görse de ülkede karşıt görüşte olanlar yok değil. Eski Eğitim Bakanı Luc Ferry, Arapçanın okullarda öğretilmesinin “İslamizm’in devlet okullarına girmesine izin vermek” olduğunu savunurken, sağcı vekil Nicolas Dupont-Aignan’a göre de “Bakan Blanquer, fundamentalizmle savaşma bahanesi altında Fransa’da İslamizasyonun yolunu yapıyor.”

Ancak hükümetin Arapça ve İslami radikalizmi birbirine karıştıran retoriğinin, Arap dilini tehlikeli bir şekilde siyasal İslamın karşısına koyduğuna dikkat çekenler de var. Hükümete bağlı Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nden Sarah Mazouz, her ne kadar Eğitim Bakanı okullarda Arapça öğretilmesinin Arap kültür ve medeniyetini yücelttiğini söylese de bu kararın esasen İslami aşırılıkçılıkla savaşmak adına alındığını söylüyor. Ayrımcılık ve yurttaşlık konuları üzerinde çalışan Mazouz’a göre bu yaklaşım, Arap dilini fanatiklerin ve gericilerin dili olarak gören stereotipin doğrulanması anlamına geliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus