31 Mart sonrası Erdoğan’ın ilk büyük dış politika sınavı: F-35/S-400 krizi

NATO üyesi 29 ülkenin dışişleri bakanları, ittifakın 70’inci yıl dönümünü kutlamak için çarşamba ve perşembe günleri Washington’da bir araya gelecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılacağı toplantılar, Türkiye ile ABD arasındaki S-400 krizinin gölgesinde geçecek gibi görünüyor.

ABD Savunma Bakanlığı dün, F-35 savaş uçakları için Türkiye’den teçhizat sevkiyatını durdurduğunu açıkladı. Konuyla ilgili açıklama yapan yetkililer bu kararın, Ankara’nın Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alımından vazgeçmemesi halinde, Washington’ın atacağı bir sonraki adımlar için uyarı niteliği taşıdığını gizlemedi. Sonraki adımlar Türkiye’ye F-35 savaş uçağı satışlarının durdurulması ve Türkiye’nin bu yeni nesil savaş uçaklarının üretim programından çıkarılması olarak sıralanıyor. Nitekim Pentagon sözcüsü Charles Summers, Türkiye’den F-35 operasyonel kapasitesi ile ilgili sevkiyatların, teknik bilgi aktarımının ve ilgili diğer tüm aktivitelerin durdurulduğunu açıklarken, “Türkiye S-400 temin ederse, F-35 programındaki varlığı riske girer” dedi.

ABD, F-35 parçaları için Türkiye’ye alternatif arayışında

Türkiye, F-35 programının hem tedarikçi ortağı, hem de alıcısı. Şu ana kadar 116 uçak siparişi veren Türkiye, aralarında gövde ve kokpit aksamı gibi malzemelerin de bulunduğu tam 844 adet uçak parçası üretip, bunları montaj için ABD’ye gönderiyor.



Pentagon sözcüsü Summers, Türkiye’nin S-400 sahibi olmasının ABD için “kabul edilemez” olduğunu vurguladıktan sonra, “F-35 üretim programında aksama yaşanmaması ve tedarik zincirinin olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemleri” almaya başladıklarını da duyurdu ve Türkiye’nin ürettiği parçalar için başka tedarikçi arayışında olduklarını söyledi.

S-400, Rusya’nın geliştirdiği en sofistike hava savunma sistemi ve Amerikalı yetkililer, bu sistemin Türkiye’ye yerleştirilmesinde görevli Rus teknisyenlerin, F-35’lerin radarlardan gizlenme tekniğine dair bilgi edinebileceğini düşünüyor (İki sistemin karşılaştırıldığı bir analiz için bkz).

Türkiye S-400 sistemiyle ilgili ilk teslimatın Temmuz ayında yapılacağını duyurmuştu. ABD ise Türkiye’ye iki adet F-35’i teslim etti, ancak pilotların eğitim süreci tamamlanmadığı için bu uçaklar ABD/Arizona’daki bir hava üssünde bulunuyor. 

Türkiye’yi F-35 programından çıkarmanın maliyeti yüksek

Aslında Türkiye’yi programdan çıkartmak ve verdiği multi-milyar dolarlık uçakların siparişini iptal etmek ABD için kolay değil. Pentagon, havacılık ve savunma konularında uzman gazeteci John A. Tirpak, genel yayın yönetmeni olduğu Airforce dergisindeki analizinde böyle bir kararın üretim sürecine vuracağı darbeyi ve maliyetini değerlendirmiş. Türkiye’nin kokpit camı, iniş takımları, gövde parçaları tedariki gibi üretim bandındaki kritik konumu dışında, Güneybatı Asya ve Ortadoğu’daki F-35 kullanıcılarının yararlanabileceği bir motor bakım ve tamir tesisine ev sahipliği yapmasının planlandığını hatırlatıyor. Ayrıca, siparişlerin iptali ile üretim maliyetlerinin çok artacağına dikkat çekiyor.

ABD Türkiye’yi S-400 alımından vazgeçirmek için Patriot hava savunma sistemlerini satmayı önermişti. Mart ayı başında ABD ile Patriot’lar konusunda müzakerelerin yapıldığını duyuran Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ABD ziyareti sırasında konuyu muhataplarıyla görüşmesi bekleniyor.

WP: Pek çok meselenin akıbeti Erdoğan’ın 31 Mart’taki yenilgiye nasıl karşılık vereceğine bağlı

Batılı yorumculara bakılırsa, 31 Mart Yerel Seçimlerinde alınan sonuçlar hem iç politikada hem dış politikada tutum değişimine neden olabilir. Washington Post gazetesi örneğin, 1 Nisan tarihli baş yazısında, AK Parti’nin İstanbul ve Ankara’yı muhalefete kaptırmasını, seçmenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek adam yönetiminden yorulduğuna dair bir mesaj olarak değerlendiriyor ve bundan sonra pek çok şeyin bu yenilgiye nasıl karşılık verileceğine bağlı olduğunu yazıyor. Gazete iç politikayla ilgili olasılıkları sıraladıktan sonra dış politikada da Trump yönetiminin, başta S-400 meselesi olmak üzere Türk-Amerikan ilişkilerini tehdit eden sorunları çözmek için seçim sezonunun bitmesini beklediğini belirtiyor. “Cumhurbaşkanı Erdoğan Rus füzeleri ya da Suriyeli Kürtler konusunda tavize yanaşmazsa, Trump yönetiminin kendisine hasım gibi davranmaktan başka çaresi yok” diye yazan Washington Post, bu durumda Türk ekonomisinin daha fazla zarar göreceğini kaydediyor ve ekliyor: “Ama iç meselelerde olduğu gibi, pragmatik davranmak Erdoğan’ın yararına olur. Trump yönetimi bunun için ona teşvik sunmalı, ama yine terslenirse karşısında kararlı durmaya da hazır olmalı.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

İlgili içerikler