Pervin Buldan: “Sonuç, muhteşem olacak!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, güncel gelişmeleri değerlendirdi. Buldan konuşmasında, HDP’nin 23 Haziran’da da kararlı tutumunu sürdüreceğini belirtti. İstanbul seçimleri, açlık grevleri, Öcalan ile görüşme gibi konulara değinen Buldan, şunları söyledi:

“Soma’da adalet de katledildi: Katiller dışarıda, avukatlar içeride”

“Dün, Soma Katliamı’nın beşinci yıl dönümüydü. 13 Mayıs 2014’te Soma’daki maden faciasında 301 canı yitirdik. Bu katliamla ilgili 15 yıl hapis cezası verilen şirketin yönetim kurulu başkanı yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Dosyadaki bütün sanıkların bundan sonra maden sektöründe ruhsat alarak çalışması mümkün hale getirildi. Bu karar, aslında yargının geldiği yeri gösteren yüzlerce karardan sadece biridir.”

“Ben de bir Cumartesi Annesiyim, mücadelemiz sürecek”

“Bu hafta Kayıplar Haftası. Gözaltında kaybetme politikası; üzerinde yaşadığımız topraklarda 1915’ten başlamak üzere 12 Eylül askeri darbesi ile devam etmiş ve 1990’lı yıllarda ise sistematik bir hal almıştır. Kayıp yakınları, Cumartesi Anneleri olarak, 27 Mayıs 1995 tarihinden başlayarak her cumartesi Galatasaray Lisesi önünde sessiz oturma eylemleri yaptık ki, ben de bir Cumartesi Annesiyim. Evet, bizler coplandık, yerlerde sürüklendik, gözaltına alındık ama tüm baskılara rağmen kayıplarımızı unutturmamak, hakikatle yüzleşmek, faillerin yargılanmasını sağlamak ve hesap sormak için mücadeleye devam ettik, ediyoruz.” 

“Topyekûn tecrit altındayız”

“Bu ülkedeki bütün sorunların kaynağı hak, hukuk, adalet ve demokrasinin olmayışıdır. Adaletin ve demokrasinin tecrit altında olduğu, hukuksuzluğun ve keyfiliğin giderek bir yönetim sistemi haline dönüştürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Tecridi sadece cezaevleri değil dışarısı da yaşıyor. Topyekûn tecrit altındayız. İktidar yandaşı değilseniz hiçbir ayrım olmaksızın bu ülkenin her yurttaşı artık tecrit altındadır.” 

“Şaibeli olan İstanbul seçimleri değil, YSK kararıdır”

“Hukuksuzluğun baş gösterdiği bir diğer alan 31 Mart seçimleri oldu. AKP’nin seçim işleri komisyonu gibi çalışan YSK, İstanbul seçimlerini hukuk dışı, gayrimeşru bir kararla iptal etti. Tıpkı HDP’li belediye eş başkanlarının mazbatasında yaptıkları gasp gibi. İstanbul halkının iradesini hiçe saydılar. Şaibeli olan İstanbul seçimleri değil, YSK’nin iptal kararıdır. Bu YSK denilen yapı, adında ‘yüksek’ ifadesi olunca kendisini halkın üzerinde görüyor. ‘Halk değil, ben belirlerim’ diyor. Bu açıkça bir sandık darbesidir.” 

“İstanbul’da halkın iradesi çalındı: Bu fragmanı Muş’ta Şırnak’ta izledik”

“Şimdi çıkmışlar utanmadan bir de ‘Oylar çalındı’ diyerek milyonların iradesine saygısızca yaklaşıyorlar. Ve halkın aklıyla alay ediyorlar. İstanbul’da oylar çalınmadı. İktidar ve YSK eliyle halkın iradesi çalındı. Halkın kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalındı. İstanbul’daki hukuksuzluk filminin fragmanı Şırnak’ta, Muş’ta, KHK gerekçesiyle altı belediye eş başkanımızın, 56 belediye meclis üyemizin mazbatasının gasp edilmesinde gösterime sokulmuştu.”

“Yapılan YSK sandık darbesidir”

“Daha geçen hafta Bölgede 10 muhtarın mazbatasına el konuldu. ‘YSK kendisini halk iradesinin üzerinde görüyor, buna dur denilmesi gerekir’ dedik. Bunu her zaman söyledik ve söylemeye devam ediyoruz, ancak sesimiz yeterince duyulmadı. Bu ülkede darbe mekanizmasından beslenen bir yapının varlığını herkesin görmesi gerekiyor. HDP’li belediyelerin gaspı da, İstanbul’un gaspı da YSK eliyle yapılan bir sandık darbesidir.”

“23 Haziran’da yapılacak seçim faşizm ile demokrasi arasında bir referandumdur”

“Önümüzde net iki fotoğraf var. Biri; varlığını darbeyle, faşizmle, hukuksuzlukla sürdürmek isteyenlerin oluşturduğu fotoğraf. Diğeri ise geleceğini demokraside, demokratik cumhuriyette, toplumsal uzlaşıda ve barışta görenlerin oluşturduğu fotoğraftır. Böylesi bir ortamda İstanbul’da 23 Haziran’da yapılacak seçim tam anlamıyla bir referandumdur. Halk iradesini hiçe sayan faşizmle demokrasi arasındaki bir referandumdur.” 

“HDP’nin durduğu yer nettir”

“Buradan şunu açık ve net olarak ifade etmek istiyorum: HDP’nin durduğu yer nettir. Kimse HDP üzerinden bir tartışma yürütmesin! HDP demokrasinin yanındadır. HDP, iradesi gasp edilen mazlum halkların yanındadır. Ezilenlerin yanındadır. Beyaz tülbentli annelerin yanındadır. Barışın, özgürlüğün, adaletin yanındadır.” 

“HDP 23 Haziran’da aynı kararlı tutumunu sürdürecektir”

“HDP, 31 Mart seçimlerinde demokratik bir seçenek yarattı. Güç dengesini değiştirdi. Çoğulcu topluma tekçiliği, demokrasiye karşı baskı ve zulmü dayatan otoriter anlayışı geriletti. Türkiye halklarına umut ve cesaret verdi. HDP’siz demokrasinin gelmeyeceğini gösterdi. HDP, 31 Mart’ta demokrasiye aralanan kapının açılması ve Türkiye halklarının aydınlık bir geleceği kavuşması için 23 Haziran’da aynı kararlı tutumunu sürdürecektir. 

“HDP’nin duruşu kazandırdı, kazandırmaya devam edecek”

“Gidişattan rahatsız olan, yarınına güvenle bakamayan, adalet ve barış isteyen herkesin Demokrasi İttifakı ekseninde güç birliği yaparak yürüteceği mücadeleyle ancak aydınlık günlere doğru yol alabiliriz. Bunun en büyük güvencesi de HDP’dir, HDP’nin ilkeleridir.

HDP’nin ilkeleri ve demokrasi konusundaki kararlı duruşu, 7 Haziran’da, 1 Kasım’da, 16 Nisan’da, 24 Haziran’da, 31 Mart’ta Türkiye halklarına kazandırdı. 23 Haziran’da da kazandırmaya devam edecek. Demokrasi ve barış HDP’yle gelecek! HDP’yle umudumuzu ve cesaretimizi daha da büyütelim, aydınlık ve güzel günlere doğru emin adımlarla yürüyelim. Barış dolu güzel günlere mutlaka kavuşacağız.” 

“Sonuç muhteşem olacak”

“Şimdi İstanbul için ‘Her şey çok güzel olacak’, ‘İstanbul başka güzel olacak’ diyorlar. Biz de diyoruz ki; inanın anneler, inanın Türkiye halkları, sonuç muhteşem olacak!” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus