Soğuk Savaş döneminden casus uydu fotoğrafları Himalayalar’daki buzul erimesinin sanılandan iki kat hızlı olduğunu ortaya çıkardı

İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden biri dünya üzerindeki buzulların erimesi ve bu erime sonucu hem doğal kaynakların azalması hem de okyanus sularının yükselmesi. Bilim insanları onlarca yıldır, iklim değişikliğine bağlı küresel ısınmanın buzulları hangi hızda erittiğini hesaplamak için çalışıyor.

Küresel iklim değişikliği ile sadece kutup bölgelerindeki buzullar değil, dünyanın tatlı su kaynakları olan yüksek dağlardaki buzullar da etkileniyor. Eğer dağlardaki buzullar bilim insanlarının tahminlerinden daha da hızlı eriyorsa, başımız sandığımızdan daha büyük belada çünkü hem içecek tatlı su bulamayacağız hem de yaşadığımız dünyanın faunası bu hızlı değişimden insanlık zararına etkilenecek.

Harita: Riccardo Pravettoni

Asya’nın orta güney kısmında, doğu batı doğrultusunda uzanan dünyanın en yüksek zirvesi Everest’i içine alan Himalayalar üzerindeki buzullar nedeniyle “üçüncü kutup” olarak nitelendiriliyor. Afganistan’dan başlayarak neredeyse Çin’in en doğusuna kadar uzanan bu dağlar üzerindeki dev buzullar, kar yağışı ve yağmur sayesinde yaklaşık 2 milyar insan, Asya’nın en büyük 10 akarsu sistemi üzerinden tatlı su kullanabiliyor, tarım ve hayvancılık yapıyor. Geçtiğimiz 40 yılda yaşanan küresel iklim değişikliği ve ısınma sebebiyle bu buzullardaki erime gözle görülebilir derecede olsa da bilim insanları uzun yıllardır bu erimenin oranını hesaplamaya çalışıyor.

1880’den bugüne küresel ısınma (Grafik: NASA)

The Hindu Kush Himalaya Assessment” başlıklı rapora göre 1970 yılından bu yana Himalayalar’ın buzullarının en az yüzde 15’i erimiş ve küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmayı başarsak bile 2100 yılına kadar toplam kütlesinin üçte birini kaybetmiş olacağız.

1998-2007 yılları arasında kar ve buzul erimesinin nehir akışına katkısı (Harita:Riccardo Pravettoni)

Science Advances adlı akademik dergide yayımlanan yeni bir makale, Himalayalar’daki buzul erimesine dair yeni ve insanlık açısından korkutucu sonuçlar ortaya koydu.

Himalayalar’daki su kaynaklarının yüzde 55’ini oluşturan 650 göl üzerinde çalışan ekibin makalesi buzulların 2000 kilometrelik bir hatta nasıl büzüştüğünü ortaya koyan ilk çalışma oldu.

Himalayalar’daki buzul değişimi (Harita: Riccardo Pravettoni)

Bilim insanları bu kapsamlı çalışmayı yaparken güncel uydu görüntüleri, fotoğrafların yanı sıra özel bir kaynaktan faydalandı; Soğuk Savaş döneminde 1973-1980 yılları arasında Amerikan istihbarat teşkilatının çektiği ve üzerlerindeki gizlilik şartı kalkan bölgesel uydu fotoğrafları ve görseller.

KH-9 Hexagon casus uydusu tarafından 3 Ocak 1976’da çekilmiş Everest fotoğrafı (Kaynak: Josh Maurer/LDEO)

Casus uydu fotoğraflarını NASA’nın Terra uydusundan gelen görsellerle eşleyen bilim insanları hazırladıkları üç boyutlu modellemeler sayesinde Himalayalar ve çevresinde yaşanan buzul erimelerini gerçeğe en yakın ölçümlemesi sağladı. Araştırmada görev alan isimlerden Colombia Üniversitesi öğrencisi Josh Maurer ulaştıkları sonucu şöyle değerlendirdi:

“Himalayalar’ın orta kesiminin 1975-2000 arasında yılda ortalama 4 milyar ton buz kaybettiğini görüyoruz. Buzullar, 2000 ile 2016 yılları arasında, 1975-2000 aralığına kıyasla yaklaşık iki kat hızlı eridi ve yılda 8 milyar ton buz kaybetti. Ölçeklemek gerekirse 8 milyar ton buz her yıl 3,2 milyon olimpik yüzme havuzunu doldurmak için yeterli.”

Buzul konumlarının (üstte) ve kütle dengesi haritası 1975-2000 (ortada) ve 2000-2016 (altta) arasında değişiyor. Kütle bakiyesi değişiklikleri yılda metre eşdeğer su (mw. E. Yıl) cinsinden veriliyor. Daire boyutları, buzul büyüklüğüyle orantılı ve buzulun moloz (siyah), molozsuz (mavi) veya buzul gölünde (kırmızı) sonlandırıldığını belirtmek için kullanılıyor. Kaynak: Josh Maurer ve diğ. (2019)

Araştırmacılar iklim değişikliğinin buzul kaybına etkisini daha iyi anlamak için, 2000-2016 arasında kaybolan buz miktarını eritmek için gerekli olan enerji miktarını hesapladı. Himalayalar’da kaybedilen buz miktarının erimesi için 2000-2016’da, 1975-2000’e kıyasla, 0,4-1 ila 1,4 C’lik bir sıcaklık artışının gerekli olduğu hesap edildi. Kısacası küresel ısınma 1,5 C’nin altında tutulamazsa önümüzdeki 50 yıl içinde tüm dünya bir yandan yükselen okyanus suları diğer bir yandan kuraklık ve susuzluk ile mücadele etmek zorunda kalacak.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar