Bakan Turhan’dan ihale açıklaması: “Evrakı bile hazırlamaktan âciz olan İBB’nin ihaleyi almaya çalışması normal bir durum mudur?”

Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının bir kısmının kiralanmasıyla ilgili ihalede İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) elenmiş, ihale Hezarfen Danışmanlık şirketine verilmişti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarına cevap verdi. İBB’nin ihaleye girmesinin doğru olmadığını belirten Turhan, İmamoğlu’nun İstanbul halkını galeyana getirmeye çalıştığını söyledi, Diyarbakır ziyaretini de örnek gösterdi.

“Son birkaç gündür, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medyada dolaşan söylemlerini üzülerek takip ettim” diyerek başlayan Bakan Turhan’ın açıklaması şöyle: “Sayın Başkan, TCDD’nin yaptığı ihaleyle ilgili olarak hukuki yollara başvurmuştur. Elbette biz de hukuk çerçevesinde cevabımızı vereceğiz. Ancak gerçeklerden herkesin haberdar olma hakkını gözeterek, aziz Türk milletine ve İstanbul halkına seslenmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, son 17 yıldır ülkemize ve milletimize azim ve kararlılıkla hizmet etmekteyiz. Bilindiği üzere Haydarpaşa ve Sirkeci’de bahse konu gayrimenkullerin bulunduğu alanlar, sit kapsamındadır ve imar kısıtlılığı bulunmaktadır. Bu alanlar, Marmaray hizmete girdikten sonra yolcu hareketliliğinin azalması nedeniyle ihtiyaç dışı kalmıştır. İstanbul halkının kültür ve sanat faaliyetlerine katkı sunmak suretiyle TCDD’ye gelir sağlanması amacıyla, bu alanlar için ihaleye çıkılmıştır. İhale baştan sona, TCDD’nin kiralama yönetmeliğine uygun olarak yapılmıştır.

Buna karşın, Sayın Belediye Başkanı, ihale yapılmadan önce ‘Ne pahasına olursa olsun bu ihaleyi alacağım’ diyerek ihalenin rekabet ilkesini sekteye uğratmıştır. Şöyle ki; ihaleyi alan firma burada yapacağı işlerle ilgili ruhsat, izin ve belgeleri nereden alacaktır? Su, doğalgaz, gayri sıhhi müessese belgesi gibi belgeler nereden alınır? Elbette Belediye ve ona bağlı kurumlardan…Bu açıdan Büyükşehir Belediyesi’nin sürece müdahil olması en başından rekabet ilkesine halel getirmiştir.

Şimdi soruyorum size İBB’nin iştirakleri olan firmaların ihaleye girmesi ne kadar etik olmuştur? Gelelim Sayın Belediye Başkanı’nın sosyal medyadaki iddialarına… Öncelikle ifade etmek isterim ki Belediye şirketlerinin ihaleden elenme sebebi, sosyal medyada yayınlanan videoda bahsedilen hususlarla alakalı değildir.”

İhale şartlarının kamuoyuna da sunulduğunu belirten Turhan, İBB’nin istenilen şartları gerek tek tek gerekse ortak girişim olarak yerine getiremediğini iddia etti. ‘Müşterek ve müteselsilen’ yerine ‘ortaklaşa ve birlikte’ yazılmasının iptal sebebi olduğunu doğrulayan Bakan, şöyle devam etti: “Açık açık şartnamede ‘müştereken ve müteselsilen’ ifadesinin belirtilmesine rağmen teklif mektubu ekinde bu ifadeye yer verilmemiş ve değiştirilmiştir. İhale Komisyonu, yaptığı inceleme neticesinde tüm bu hususları tespit etmiş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerinin oluşturduğu ortak girişimi ihale dışı bırakmıştır. Kaldı ki ihaleye Belediye’nin ortak girişimi daha düşük teklif vermiştir. Şimdi buradan herkese soruyorum; ihale şartlarını sağlayamayan ve daha düşük teklif verenin kazanması mı doğrudur, yoksa ihale şartlarını sağlayıp daha yüksek teklif verenin mi kazanması mı?”

İmamoğlu’na “Öncelikle şartnamede istenilen evrakları bile hazırlamaktan aciz olan İBB yönetiminin ihaleyi almaya çalışması normal bir durum mudur? Bugüne kadar ki ticari ilişkilerinde de hep bu yöntemi mi izlemiştir?” diye soran Bakan Turhan, “Şartname ve teklif edilen rakamlar ortada ve her şey şeffaf iken, kopartılan bu yaygara, ihale makamına sallanan parmaklar, ihaleye fesat karıştırmak değilse nedir?
İBB’nin elinde, bu alanların binlerce katı büyüklüğünde yerler var iken, ihaleye konu alanlarda toplum yararına, modern bir kültür-sanat alanı kurulacak olması, Sayın İmamoğlu’nu neden rahatsız etmektedir?” dedi.

Bakan, İmamoğlu’nun Diyarbakır ziyaretini örnek gösterdi

Alanın İBB’ye devrini önceki dönem İBB yönetiminin de istediğini belirten Turhan, o yönetime de verilmediğini vurguladı. Bakan Turhan ayrıca İmamoğlu’nun İstanbul halkını galeyana getirmeye çalıştığını iddia etti:

Ülkemizin bugününe bakacak olursak, bugün milli birlik ve beraberlik günüdür. Belediye Başkanı’nın böylesine anlamlı günlerde, gerçekleri saptırarak, birtakım avukatları da yanına alarak, genel kamuoyunu ve İstanbul halkımızı galeyana getirmeye çalışmasına anlam vermek mümkün değildir. Sayın Başkan’ın, gerçekleri saptırarak toplumu galeyana getirmeye çalışmaktaki maksadı ne olabilir…Acaba İstanbul halkını galeyana getirmeye çalışması, dilinden düşürmediği kucaklama stratejisinin bir parçası mıdır?

İmamoğlu’nun görevden alınan Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarına yaptığı ziyarete de değinen Turhan, “Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. Kurumlarımız keyfiyet değil, hukuk esaslarına göre yönetilmektedir. Belediyelerimiz de buna dahildir. Belediye başkanı olmak, hiç kimseye hukuku çiğneme hürriyeti vermez. Belediyeler veya belediye başkanları da hukukun üzerinde değildir. Gerçi Sayın İmamoğlu, görevden alınan belediye başkanlarını ziyaret etmekle, ne kadar hukuk ve hukuk düzeni yanlısı olduğunu ortaya koymuştur. Hukuk ölçülerinin dışına çıkmak, bir belediye başkanı için aynı zamanda oyunu aldığı vatandaşları aldatmak anlamı da taşımaktadır. Buna kimsenin hakkı yoktur, olamaz da.” diye konuştu.

“Hani o sözler nerede?”

Turhan son olarak İmamoğlu’nun seçim öncesi verdiği sözleri unutturmak istediğini belirtti: “Sayın Belediye Başkanı, bir yandan da gündem saptırarak İstanbul’a ve İstanbullulara verdiği sözleri unutturmanın peşinde… Metro ve ulaşım gibi konularda verdiği sözler vardı. Hani, o sözler nerede? Bu kapsamda, yeni projelere başlamak bir yana, önceki belediye yönetimi döneminde yürütülen çalışmaların durdurulmuş olması hususunda da siz kıymetli İstanbul halkının bilgi sahibi olmaya hakkı vardır diye düşünüyorum. Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, kendi sorumluluklarını yerine getirememenin acziyeti içerisindeki tavır ve ruh hali ile hareket eden bir şahsın, usulüne uygun bir ihale bahanesiyle, sosyal medyada yalan-yanlış ifadeler içeren videolar paylaşıp, halkımızı galeyana getirmek istemesinin amacını ve hedefini sizin engin basiretinize ve ferasetinize bırakıyorum.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar