Gelecek Partisi’nin programı: Sıfırdan anayasa, parlamenter sisteme dönüş, kayyumlara son, kapsamlı yargı reformu, ekonomik reform; “Kürt” kelimesi programda altı kere kullanılıyor

Ahmet Davutoğlu‘nun Gelecek Partisi‘nin parti programı da belli oldu. Programda, parlamenter sisteme dönüş ve kapsamlı bir yargı reformu vaat ediliyor. Kürt sorununa doğrudan bir atıfta bulunulmayan programa göre mevcut kayyum uygulamalarına da son verilecek. 143 sayfalık programda ekonomiye 42 sayfa ayrıldı.

Parti programından öne çıkanlar: Parlamenter sisteme dönüş

Gelecek Partisi, yeni bir anayasanın yazılmasını savunuyor:

“Partimiz milletimizin hak ettiği yeni anayasanın mümkün olan en geniş katılımla sıfırdan yazılması gerektiğini savunmaktadır.”

Program, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi‘nin sona erdirilmesi gerektiğini ileri sürüyor:

“Bu sistem devam ettiği takdirde demokratik toplum düzenini sürdürmek mümkün olmayacaktır. Ülkemizin tarihi tecrübesi ve mevcut yapısını göz önünde bulundurarak, her türlü vesayetten arındırılmış demokratik bir Parlamenter Sistemi savunuyoruz.”

Parti programından öne çıkanlar: Mevcut kayyum uygulamalarına son

Parti programında kayyum atamaları eleştiriliyor ve kesinleşmiş yargı kararlarının bulunması gerektiğine vurgu yapılıyor.

“Yerelde atanmış vali ve kaymakamlarla birçok başlıkta ortak hareket etmesi gereken seçilmiş belediye başkanlarının verimli, işlevsel ve demokratik bir zemini korumaları amacıyla mahalli idareler ile İçişleri Bakanlığı arasındaki hiyerarşik ve vesayetçi ilişkiye son verilmelidir. Ayrıca, seçilmiş belediye başkanlarının mahkeme kararı olmaksızın kamu düzeninden sorumlu olan İçişleri Bakanı tarafından görevden el çektirilmesi, millet iradesi ve çağdaş hukuk devleti uygulamalarıyla çelişmektedir. Bu çerçevede, soruşturma veya somut delillerle temellendirilmeden seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması uygulamasına son verilecek, seçilmiş belediye başkanının ancak mahkeme kararıyla görevden alınabilmesi sağlanacaktır. Benzer şekilde, görevden alınan belediye başkanının yerine İçişleri Bakanının inisiyatifiyle kayyım atanması da milli iradenin tecellisine halel getirmektedir. Bu çerçevede, mahkeme kararına istinaden görevden alınan seçilmiş belediye başkanının yerine yine seçimle oluşturulmuş belediye meclis üyelerinden birinin seçilmesi teminat altına alınacaktır.”

Parti programından öne çıkanlar: KHK’lar yargı denetimine tabi olacak, HSK yeniden yapılandırılacak

Programın adalet reformu ile ilgili kısmında KHK’lar ve Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ön plana çıkıyor. Parti, HSK’nın yapısını değiştirmeyi vaat ediyor:

“Öncelikli hedefimiz Anayasanın 141/1 maddesinde yer alan istisnanın kaldırılarak olağanüstü hal döneminde çıkarılan KHK’ların yargı denetimine tabi olmasını temin etmek olacaktır. Toplumsal travma haline gelmiş ve kangren olmuş bu sorunlar anayasamızın temel ilkeleri ve hukuk devleti kuralları çerçevesinde acilen çözüme kavuşturulacaktır.”

“Adalet teşkilatı yeniden yapılandırılacaktır. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), ‘Hâkimler Kurulu’ ve ‘Savcılar Kurulu’ olarak ikiye ayrılacaktır. HSK’nın disiplin kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulmasını engelleyen hüküm değiştirilecektir. Yargının odağında bulunan ve yargıyı büyük ölçüde şekillendiren HSK yeniden yapılandırılacaktır. Bu çerçevede HSK’nın yapısı, demokratik meşruiyeti ve çoğulculuğu sağlayacak şekilde oluşumu, işleyişi, görev ve yetkileri yeniden düzenlenecektir.”

Vaat edilen yargı reformuna ilişkin dikkat çeken diğer bölümler şöyle:

“Yargının etkinliğini ve verimliliğini en üst düzeye çıkarabilmek için yargı süreçleri bağlamında kurumsal ve işlevsel bir dönüşüm gerçekleştirilecektir. Böylece, geciken yargı süreçlerinin adaletin sağlanabilmesinin önündeki en büyük engel olduğu gerçeğinden hareketle yargı süreçlerinin hızlandırılmasını sağlayacak tedbirler alınacaktır. Hak aramanın ucuz, etkin ve hızlı hale gelmesi temin edilecektir. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması sağlanacaktır. İhtisaslaşma ve alternatif uyuşmazlık çözüm yolları yaygınlaştırılacaktır. Hâkimlik teminatı; hâkimin görevini icra ederken iç ve dış etkilerden tamamen arınmış şekilde objektif kriterlere ve vicdanının sesine uyarak karar verebilmesidir. Hâkimlik teminatının güçlendirilmesi amacıyla coğrafi teminat yargının tüm kademelerinde yaygınlaştırılacaktır. Adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, mahkemeye erişim hakkı gibi evrensel değerler haline gelmiş hakların vatandaşlarımız tarafından etkin bir şekilde kullanılabilmesinin yolu açılacaktır. Tutuklamanın istisna olması ilkesi titizlikle uygulanacak ve objektif kıstaslara bağlanacaktır. Suçların şahsiliği ilkesine, masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına özen gösterilecektir. Hukuk sistemimiz için bir kazanım olan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı genişletilerek, vatandaşlarımızın lehine yeniden düzenlenecektir. İnsan hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla yargılama sırasında Anayasa’nın 90. maddesinin mahkemelerce uygulanması temin edilecektir. Yargı kararlarının boşa çıkması önlenecek, gecikmeksizin uygulanması sağlanacaktır. Yargının şeffaflığı ve hesap verebilirliği sağlanacaktır. Bu amaçla makul sürede yargılamada kararlara erişim, hâkimlerin performansı gibi kriterler çerçevesinde bir performans izleme sistemi geliştirilecektir. ‘Yargıda durum analizi’ türünden raporların yayımlanması sağlanacaktır. TBMM’de bulunan Adalet Komisyonu etkin hale getirilecek, illerde kurulu Adalet Komisyonları güçlendirilecek ve işlevsel hale getirilecektir. Yargılamanın asli unsuru ve vazgeçilmez tarafı olan savunma ve avukatlık mesleği güçlendirilecektir. Avukatlık, Hâkimlik ve Savcılık Kanunları çağdaş ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden düzenlenecektir. Ceza İnfaz Sistemi ve Ceza İnfaz Kurumları günün şartlarına göre rehabilite edilecektir.”

Parti programından öne çıkanlar: Kürt sorununa doğrudan atıf yok, “Kürt” kelimesi programda altı kere geçiyor

Programda Kürt sorununa doğrudan atıf yapılmıyor:

“Kürt meselesi esas olarak ülkemizdeki demokratik hakların eksikliğinden ve bu eksikliğin istismar edilmesinden kaynaklanmıştır. Sorunu yaratan Kürt vatandaşlarımızın varlığı değil, geçen yüzyılda yaşanan parçalanmaların devlet aklına yüklediği korkular, bu korkulardan kaynaklanan kısıtlamalar ve bu kısıtlamaları istismar eden ayrılıkçı çevrelerin terör faaliyetleridir. Dolayısıyla çözüm kimliklere dayalı her türlü ayrımcılığın engellenmesi ile Kürtlerin demokratik vatandaşlık anlayışı temelinde bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları oldukları inancının pekiştirilmesiyle sağlanabilir. Nitekim bu konuda önemli mesafeler de alınmış durumdadır. Bu yaklaşım terör odaklarının istismara dayalı meşruiyet oluşturma çabalarını da tümüyle etkisiz kılacaktır.”

Parti programından öne çıkanlar: Ekonomi bölümü 42 sayfa

Parti programının yedinci bölümü ekonomiye ayrıldı. Programa göre ön plana çıkanlar şunlar:

“Ekonomi politikalarında mülkiyet ve girişim hakları korunacak, sözleşme özgürlüğü sağlanacak ve bireysel sorumluluk esas alınacaktır. Partimiz kurallı serbest piyasa ekonomisini benimser. Bu çerçevede, devletin ekonomiye doğrudan ve keyfî biçimde
müdahale etmemesi gerektiğine inanıyoruz. Siyasal düşüncemiz devleti, buyurgan ve kutsal bir varlık olarak değil, bir arada yaşayan bireylerin ortaklaşa görülmesi gereken işleri için yaratılmış bir hizmet aracı olarak tanımlar. Bireyi devlet gücüne karşı güçlendirmeyi öngörür. Devletin her türlü kararı ve eylemi demokratik hesap verebilirlik ilkesine uygun olmak zorundadır.”

Parti programı yoksulluğu ekonomideki en önemli sorun olarak ele alıyor ve devlet eliyle zenginleşmenin önüne geçileceğini vaat ediyor. Programa göre:

“Bu kapsamda Partimizce, ülkemizde sorun odaklı olarak uygulanan sosyal politika uygulamaları terk edilerek evrensel sosyal politika ilkelerinin başında gelen hak temelli yapıya dönülecektir.”

Programda vergi reformuna da dikkat çekiliyor:

“Ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı destekleyecek, adil, sade, tarafsız, şeffaf ve hesap verebilir bir vergi sistemi oluşturacağız. Etkinliği artırılacak vergi idaresi sayesinde hem hanehalkı hem de iş dünyası üzerindeki vergi yüklerini kademeli olarak hafifletecek, ülke içerisinde farklı kurumsal uygulamalar nedeniyle bireysel ve kurumsal yanlış yönelime sebep olan mevzuat uygulamalarını sonlandırılacak, istihdam ve üretim dostu bir vergi politikası takip edeceğiz. Vergi yükünün ekonomimizde sermaye birikimini, uluslararası rekabeti, ekonomik büyümeyi ve ekonominin üretken kapasitesini, işgücüne katılımı engellemeyecek düzeyde tutulmasını sağlayacağız.

Vergi sistemimizde;

• Aynı durumda olan her bir gerçek ve tüzel kişi aynı şekilde vergilendirilecek,

• Vergi mevzuatının vatandaşlarımız ve şirketlerimizce rahatlıkla anlaşılabilir olması sağlanacak,

• Vergiler iktisadî birimlerin sağlıklı karar almasını engellemeyecek,

• Vergi mükelleflerimiz vergilerden ve nasıl uygulandıklarından haberdar olacaktır.”

Parti programından öne çıkanlar: “Dış politika sadece iktidarın meselesi değil”

Programda dış politika vizyonu şu şekilde özetleniyor:

“Partimiz; dış politika yapımını sadece iktidarın meselesi olarak görmemektedir. Dış ilişkilerin ve güvenlik politikalarının milletin bütün temsilcilerinin katkı verdiği süreçleri işleterek yapılması gerektiğini düşünmektedir. Bu meyanda, parlamentonun dış politika yapımına ve ulusal güvenlik alanlarına vereceği katkı azami düzeye çıkarılacaktır.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar