İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı programında Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kadri Gürsel, İBB davasını ve iktidarın olası siyasi hamlelerini değerlendirdi. İkili ayrıca dış politikadaki gelişmeleri, Kürt meselesini ve Amedspor’un Süper Lig’e yükselişiyle başlayan tartışmaları ele aldı.
Hafta Başı programında Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kadri Gürsel, gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi. Çakır ve Gürsel İBB’ye yönelik dava sürecini, iktidarın CHP’ye dönük olası siyasi hamlelerini, Türkiye’nin dış politikadaki konumunu, Kürt meselesindeki son durumu ve Amedspor’un Süper Lig’e yükselişini ele aldı.
Çakır, programın açılışında İBB davasındaki gözlemlerini aktardı. Çakır, Ekrem İmamoğlu’nun mahkemede konuşma talebinin yine reddedildiğini söyledi ve “Sonuçta hiçbir şey görülemedi, savunma yapılamadı” dedi. Çakır, duruşma sırasında iktidara yakın bir ismin, savcı ve hâkimlere ayrılan alanlarda görüldüğünü öne sürdü ve bu durumun yargı sürecine dair soru işaretleri doğurduğunu ileri sürdü. Gürsel ise söz konusu ismi şöyle nitelendirdi:
“Gazeteci değil de belki yargının uzantısı gibi bir şey.”
Gürsel “mutlak butlan” tartışmasının ertelenmiş olabileceğini öne sürdü
Gürsel, iktidarın CHP’ye dönük olası müdahale planlarının, kamuoyunda “mutlak butlan” tartışması olarak bilinen sürecin şu aşamada askıya alınmış olabileceğini ileri sürdü. Bu durumun temel nedenlerinden birinin dış politika koşulları olduğunu savunan Gürsel, özellikle İsrail-İran geriliminin ve petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Gürsel’e göre bu tablo iktidarın seçim hesaplarını da değiştiriyor. Gürsel, iktidarın seçim ekonomisine geçiş planlarını ertelemek zorunda kalabileceğini öne sürdü. Aynı nedenle CHP’yi bölmeye dönük hamlelerin de zamanlama açısından askıya alınmış olabileceğini iddia etti.

Gürsel dış politikada “denge ve çevreleme” stratejisinden söz etti
Gürsel, Türkiye’nin dış politikada baskı altında olduğunu ileri sürdü. Avrupa’da özellikle Fransa öncülüğünde Türkiye’ye karşı bir “denge ve çevreleme” stratejisi yürütüldüğünü savunan Gürsel, bu sürecin Doğu Akdeniz, Kafkasya ve Ortadoğu ekseninde ilerlediğini söyledi. Gürsel, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’yi marjinalleştirmek isteyenler var. Bu ortamda içeride demokratik meşruiyeti daha da zayıflatacak adımlar atmak büyük bir risk.”
Gürsel, demokratik gerilemenin 2025’teki gelişmelerle derinleştiğini öne sürdü. Muhalefete yönelik baskıların Türkiye’nin uluslararası konumunu daha da zayıflatabileceğini ileri sürdü.
Çakır ve Gürsel Kürt meselesindeki son durumu ele aldı
Çakır, Kürt meselesinde sürecin ilerlemediğine dair eleştirileri hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “her şey yolunda” açıklamasıyla sahadaki durum arasında fark olduğunu ileri sürdü. Gürsel ise tarafların şu aşamada “bekle-gör” pozisyonunda olduğunu söyledi. Bölgedeki belirsizliklere dikkat çeken Gürsel, Irak, Suriye ve İran’daki gelişmelerin süreci doğrudan etkilediğini aktardı.
Gürsel, çatışmasızlık halinin sürdüğünü ancak bunun kalıcı bir çözüme dönüşmediğini ileri sürdü ve “Şartlar çok akışkan. Kimse uzun vadeli hamle yapmak istemiyor” dedi.
Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi iki farklı perspektifle değerlendirildi
Programın öne çıkan başlıklarından biri Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi oldu. Gürsel, bu gelişmenin hem fırsat hem risk barındırdığını öne sürdü ve tribünler üzerinden siyasi gerilim üretilebileceği uyarısında bulundu. Gürsel, “Amedspor’un Kürt kimliğinin bir sembolü olarak algılanması milliyetçi kesimlerde reaksiyon yaratıyor” diyerek bu durumun provokasyonlara açık olduğunu ileri sürdü.

Çakır ise farklı bir perspektif sundu. Büyük kulüplerin Amedspor’u tebrik etmesini olumlu bulan Çakır, bunun toplumsal normalleşmeye katkı sağlayabileceğini söyledi.
Gürsel ise çözümün toplumsal kabulden geçtiğini savundu ve şöyle konuştu:
“Buna bir saldırı olarak bakmak yerine birlikte yaşayabileceğimiz bir gerçeklik olarak görmek lazım. Kürt kimliği ifade edilecekse, futbol sahalarında ifade edilsin ve buna saygı duyulsun.”
- Konuşmazsak Olmaz (21) | Kadri Gürsel: “Okul saldırıları doğrudan iktidarın sorumluluğu altındandır”
- Medyascope okurları yazıyor | Mezarlık medyası ve kuru sıkı sosyal medya
- Ruşen Çakır yorumladı: Siyasi iktidarın CHP açmazı
- CHP’li Şule Özsoy Boyunsuz: “Toplumun yüzde 57’si yargıda rüşvetin etkili olduğunu düşünüyor”
- CHP’de “mutlak butlan” beklentisi var mı?








