İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu siyasetçi Altan Tan oldu. Tan, çerçeve yasa sonrası süreci, bu sürecin aktörlerini ve siyasi partilerin tutumunu değerlendirdi.
Ruşen Çakır’ın konuğu Altan Tan, çerçeve yasa sonrası süreci ele aldı. Tan, 2013’te de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Abdullah Öcalan arasında bir ihtilaf olmadığını ve Devlet Bahçeli’nin sürece dahil olmasının sürpriz olmadığını söyledi.
Bahçeli’nin geçmişte Abdullah Öcalan’ın idam edilmesine karşı çıktığını vurgulayan Tan, “1999’da Abdullah Öcalan ilk yakalandığı zaman, Öcalan’ın idamını Devlet Bahçeli engelledi. Bahçeli’nin devletin kararlarıyla çelişen bir geçmişi yok. Bugün devlet bütün yapılarıyla bu işe karar verince Bahçeli de bu sürecin içinde yer aldı” dedi.
Özel ve İmamoğlu’nun kafası karışık

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun “kafa karışıklığı” yaşadığını söyleyen Tan, YENİ Parti’nin aynı anda hem Kürt seçmenin hem de ulusalcı seçmenin oyunu almaya çalıştığını belirtti:
“Rotayı tam tutturamıyorlar. Bir yandan Kürtlerin oyunu almak istiyorlar, bir yandan da ulusalcılardan kopmak istemiyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ümit Özdağ ve Müsavat Dervişoğlu ile ittifak içinde olacaklar ama diğer yandan da Kürtlerin ve DEM Parti’nin oylarını almaya çalışacaklar. Bu mümkün değil.”
Çözüm sürecinin kaderini kimler belirleyecek?
Sürecin ilerlemesinde en büyük sorumluluğun PKK’ya düştüğünü söyleyen Altan Tan, “Madem bu anlaşma imzalandı, mutabakat sağlandı, PKK’nın bütün kamplarını boşaltması gerekiyor. Devlet de gerekli tespitleri yapmalı. Sürecin ekim ayındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısına yetişmesi lazım, yetişmemesi için de bir sebep yok” diye konuştu.
Tan, sürecin başarılı olması haline Öcalan’ın daha aktif bir rol oynamasının ve devamında serbest kalmasının Türkiye açısından bir problem yaratmayacağını belirtti:
“Eğer bir operasyon başarıyla sonuçlanmışsa neden halktan bir tepki alsın. Türkiye’nin bölünmediği, Türk ve Kürt’ün birbirine düşman olmadığı, Araplarla ilişkiler kurulduğu bir operasyon başarılıdır. Ancak tersi olursa, tekrar bir çatışma olursa tepki olabilir.”
Sürecin başarısında kadroların belirleyici olacağını öne süren Tan, “Benim en büyük endişem, AK Parti ve DEM Parti kanadında işin inceliklerine, derinliklerine vakıf olmayan kadroların ön planda olması. Böyle olursa Türk-Kürt-Arap ittifakı, Türkiye’nin havzasal genişlemesi ve entegrasyon süreci sekteye uğrar. Bu noktada Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın yetenekli kişilerden biridir” dedi.







