Medyascope okurları yazıyor | Mezarlık medyası ve kuru sıkı sosyal medya

Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope’ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. Ufuk Akyol “Medyascope okurları yazıyor | Mezarlık medyası ve kuru sıkı sosyal medya” başlıklı yazıyı kaleme aldı.

Mezarlık medyası
Medyascope okurları yazıyor | Mezarlık medyası ve kuru sıkı sosyal medya

Ülkece oldukça tehlikeli bir darboğazdan geçerken eminim ki her kuşak, kendine göre çeşitli sıkıntılar yaşıyor. Maddi sıkıntılar ve sosyolojik kutuplaşma, insanları tanımadıklarına karşı bütün bu olanların ”müsebbibi” yani sorumlusu olma ithamına zorluyor. Halbuki bu durumda olmamızda hepimiz sorumluyuz. Kimileri açgözlülüğüyle, kimileri saflığıyla, kimileri ise kayıtsızlığıyla bu ortamı beslemiş olsa da ben yine bizi yani gençleri eleştireceğim. Bu eleştirimin sebebi ise bilgisiz olduğumuzu düşünmem. Korkak değiliz, tepkiyi nasıl vereceğimizi de biliyoruz ama son ana kadar içinde bulunduğumuz durumu anlamakta güçlük çekiyoruz.

Güncel olaylardan en çok hasar görenlerin başında bence lise ve üniversiteli gençler geliyor. Çünkü henüz maddi özgürlüklerini kazanamamış olmamızdan gelen bir bağımlılık mevcut. Bir hayat kurmanın zeminini döşediğimiz bu zamanlarda kendimizi iyi hissetmediğimiz açık.

Okullarda baskı altındayız, sokakta baskı altındayız, evde baskı altındayız. Bunu normalleştirmek artık bir trend ve en temel hakları savunmanın yanıtı bile “E onu diyemezsin canım.”

Bunu körükleyenlerin başında benim “Mezarlık medyası” dediğim eskinin ana akımı, şimdilerin iktidara eğilimli medyası geliyor. Mezarlık dememin sebebi ise artık canlı olmadıklarını düşünmem, yani izlenme oranlarının yıllar içinde dramatik bir şekilde düşmesi. Etkileri ve izleyiciyi/dinleyiciyi harekete geçirme ihtimalleri de oldukça düştü. Ancak bu medyanın mensubu olan bazı gazeteciler, kendi acınası hallerine bakmadan gençleri hadsizce tehdit etmekten utanmadı. 19 Mart demokrasi darbesi ertesinde anayasal haklarını aramak için sokağa çıkan cesur üniversitelilere; “Birer ağabeyleri olarak söylüyorum, devlet unutmaz. Sadece siz değil hiçbir akrabanız iş bulamaz. Oturun evinizde” diyen küçük insanları hatırlıyoruz. Asla unutmayacağız.

Tekrar başa döneyim, tepkiyi son anda veriyoruz, iyi de veriyoruz ama nasıl o hale geldiğimizi bilmiyoruz. Türkiye siyasetini anlamakta güçlük çekiyoruz. Zaten doğası gereği karmaşık olan Türk siyasetine bir de “Butlan” gibi hukuki terimler eklendikçe gençler iyiden iyiye uzaklaşıyor. CHP’nin üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanılan olası bir butlan kararı, defalarca seçim yaparak partiyi yönetmeye hak kazanmış Özgür Özel ve ekibinin görev bırakması ve partinin başına yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilip “sözde” adil bir kurultay ile seçimlerin yenilenmesi demek oluyor.

Bu durumda Kemal Kılıçdaroğlu’nun delegasyondaki destek oranını kendi lehine çevirmek bazı şeyler yapacağı da açık ve ne yazık ki yapacağı muhtemel şeyler parti demokrasisine oldukça aykırı olacak. Böylelikle CHP’nin direnci kırılacak ve iktidar bir nevi tek kale maç oynayacak. Belki de Türk demokrasi tarihi geri dönüşü mümkün olmayan kimyasal bir bozulma yaşayacak, ümitler tamamen sönecek.

Bu sadece bir örnekti, tekrardan konuya dönecek olursak gençlerin ne kadarı “Butlan” ne demek biliyor? 20 arkadaşımdan 4-5 tanesi ancak biliyormuş, teker teker sordum.

Biz gençler bunları biliyor muyuz? Okuyor muyuz? Okuyorsak nereden?

Evet tamamen uzak değiliz, aşinayız. Bir şeylerin ters gittiğini anlamak için münevver olmamıza gerek yok, her gün iliklerimize kadar hissediyoruz ama detaylara hakim değiliz. Haberler artık sıkıcı geliyor ve hızlı tüketmeye alıştık, en önce bizi etkileyecek olayları bile tek cümle ile yarım yamalak bahseden Instagram haber kanallarından öğreniyoruz. Ne yazık!

Aynı sayfalar siyasetçilerin konuşmalarını dahi en fazla 30 saniye yayımlıyorlar (Eğer ismini vermeyeceğim bir sayfa gibi sürekli Sedat Peker ev hediye etti haberlerinden vakit kalıyorsa), gerisine ne gerek var? Ne anladıysan o. Hepsi “Kuru sıkı”, işe yaramaz, hiçbir şey anlatmıyor.

Hal böyle olunca bu haber paylaşımlarının altındaki yorumları ne ben söyleyeyim ne siz, bu kadar popülist bu kadar slogan bu kadar holigan olmayı nasıl başardık anlamıyorum. Bütün hayatımız sloganlar üzerinden yürüyor. Özgür Özel “Kürt” demiş. Bitti, devamında ne dediği önemli değil başla bakalım yerden yere vurmaya. Çünkü bazı gençler siyaseti “bire bir” fonksiyon gibi ezberlemiş. Yani fonksiyonun içine ne koyarsan sadece ve tek bir sonuca ulaştırır. Siyaset böyle kodlanamaz, aksi taktirde bayağı bir popülizmden öteye gidemez.

Mümkün olduğunca farklı yorumları dinlemek lazım. Okumak zor geliyor ise halihazırda Youtube’da düzenli yayın yaparak gündemi yorumlayan pek çok kişi var. Yemek yerken dahi dinlenebilir. Belli bir yaşın üstündekiler otomobil kullanırken bile çoğu zaman radyodan haberleri takip edip yorumları dinliyorken biz gençlerin bu kadar bihaber olması iyi değil.

Canımız sıkıldıkça, gündemden bunaldıkça ve mutsuzluğumuz arttıkça ; haberleri okumaya ve dinlemeye olan hevesimiz kırılıyor biliyorum. Medyanın eğlenceli, ekstrem, saçma ve komik yüzünde gülmeye çalışıyoruz; çok normal. Yine de asgari düzeyde bilinçli olmak, olmayanlara hatırlatmak gerek.

Eğer biz kendi ülkemizin sorunlarını öğrenip üzerine kafa yormazsak birileri bizim yerimize karar vermeye devam edecek. Bu yüzden gençleri siyasetle ilgilenmeye davet ediyorum.

Ne mezarlık medyası ne kuru sıkı sosyal medya haberi… Yüzeysel tartışmaları bırakıp düşünelim veya zaten düşünmüş insanları dinleyelim. Uçurumun kıyısındayız ama öyle tatlı tatlı esiyor ki farkında değiliz…

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.