İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1116. haftada Galatasaray Meydanı’nda Nadir Nayci için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta Nadir Nayci’nin hikâyesini anlatarak açıklamalarını okudu.
Cumartesi Anneleri bu hafta ne dedi?
Cumartesi Anneleri 1116. haftada gözaltında kaybetmenin yalnızca bir insanın yaşamdan koparılması olmadığını vurguladı. Açıklamada, geride kalan ailelerin uzun yıllar süren belirsizlik, mezarsızlık ve adaletsizlikle baş başa bırakıldığı belirtildi.
Cumartesi Anneleri açıklamalarında şu sözlere yer verdi:
“33 yıldır ailesi onun nerede olduğunu, nasıl kaybedildiğini ve sorumluların kim olduğunu soruyor ama cevap alamıyor. İnsanların akıbetlerinin bilinmediği, mezarlarının bulunmadığı bir yerde toplumsal barıştan ve adaletten söz edilemez. 1116. haftamızda, kaybedilişinin 33’üncü yılında Nadir Nayci için ‘Unutmadık!’ diyerek bir araya geldik.”
Nadir Nayci kimdir?
Nadir Nayci, 65 yaşında yedi çocuk babası bir at arabacısıydı ve Şırnak-Cizre’de yaşıyordu. Nayci, 1993’te atlarından birini Aşağıçeşme Köyü’ndeki akrabalarına teslim edeceğini belirterek evden ayrıldı. Nadir Nayci o gece eve dönmedi.
Ertesi sabah atın tek başına eve gelmesi üzerine oğulları Aşağıçeşme Köyü’ne gitti. Nayci’nin köye hiç ulaşmadığını öğrenen aile, babalarının yol güzergahında bulunan Kuştepe Köyü’nde alıkonulduğundan şüphelendi. Kuştepe, o dönem bölge halkı tarafından JİTEM destekli Hizbullah’ın infaz alanı olarak biliniyordu.
Nadir Nayci’nin oğlu Ramazan Nayci, dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Cemal Temizöz’e giderek babasının Kuştepe’de tutulduğunu söyledi ve köyde arama yapılması için asker gönderilmesini talep etti.
Temizöz talebi reddederek Ramazan Nayci’ye “Çok istiyorsan kendin git, ara” dedi ve babasının dağa çıkmış olabileceğini öne sürdü. Ramazan Nayci ise can güvenliği endişesiyle köye gidemedi. Nadir Nayci’den bir daha haber alınamadı.
Aile, bölgedeki ağır baskı ve korku ortamı nedeniyle uzun süre resmi makamlara başvuramadı. Ailenin 2004’te Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan ilk başvurusu takipsizlikle sonuçlandı.
Kuştepe Köyü’nde 2009’da ölüm kuyuları ve kemiklerin bulundu. Bunun üzerine Nayci’nin oğlu Ramazan Nayci, kemiklerin babasına ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla DNA testi talebiyle yeniden savcılığa başvurdu. Ancak 2009/432 sayılı dosyada da aile için herhangi bir sonuç çıkmadı.
“İnfaz emrini Kamil Atağ verdi”
Nadir Nayci’nin kaybedilmesine ilişkin en somut bilgilerden biri Cizre JİTEM davasında ortaya çıktı. İtirafçı sanık Mehmet Nuri Binzet mahkemedeki ifadesinde, Nadir Nayci’nin Hizbullah tarafından alıkonulduğunu ve dönemin Cizre Belediye Başkanı ile korucubaşı olan Kamil Atağ’ın infaz emri verdiğini anlattı. Binzet ayrıca, geride delil bırakmamak amacıyla Atağ’ın kendisine Nayci’nin atını bulma talimatı verdiğini de aktardı.
Cumartesi Anneleri açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“33 yıl sonra hâlâ soruyoruz: Nadir Nayci nerede? Nadir Nayci’nin kaybedilmesine ilişkin iddialar neden etkin biçimde soruşturulmadı? Kuştepe’de bulunan kemiklerin DNA karşılaştırması neden sonuçlandırılmadı? Tanık anlatımları neden gereği gibi araştırılmadı? Kaç yıl geçerse geçsin, Nadir Nayci için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”








