İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının ikinci celsesi Silivri’de başladı. Medyascope muhabirleri Ali Deniz Çakır ve Fırat Fıstık duruşma salonundan son gelişmeleri aktardı. Yayında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sanıkların duruşmadaki beyanları ile savcılık ifadeleri arasındaki çelişkilere dikkat çekildi. Peki, itirafçı Seyfi Beyaz ne anlattı?
İBB davasının ikinci celsesi başladı. Medyascope muhabirleri Ali Deniz Çakır ve Fırat Fıstık son gelişmeleri değerlendirdi. Yayında itirafçı Seyfi Beyaz’ın açıklamaları ele alındı.Beyaz’ın altı kez ifade verdiğini hatırlatan Fıstık, Seyfi Beyaz’a ifadesindeki bir isim sorulduğunda verdiği yanıtın soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne dair önemli bir tartışma yarattığını söyledi:
“Seyfi Beyaz altı kere ifade vermiş. Avukat Emre Telci önemli bir soru sordu. ‘İfadenizde Hasan İmamoğlu’na daireler verildiği sırada Tuncay Yılmaz’ın da orada olduğunu söylüyorsunuz’ dedi. Seyfi Beyaz da ‘Sen de şahit oldun, savcı isim istedi. Ben de bilmiyormuş gibi görünmemek için isim verdim’ dedi. Bu çok önemli. Çünkü soruşturma sırasında savcının yapması gereken kişinin bildiklerini anlatmasını sağlamak. Burada ise etkin pişmanlıktan yararlanan bir sanık açıkça ‘Savcı benden bir isim istedi, ben de Tuncay Yılmaz’ın ismini verdim’ diyor.”
Seyfi Beyaz’ın rüşvet verildiği öne sürülen olaylara doğrudan tanık olmadığını söylediğine dikkat çeken Fırat Fıstık, “Seyfi Beyaz o alışveriş sırasında, yani rüşvet verildiği söylenen sırada orada bile değil. İfadesinde sürekli ‘Gördüğüm kadarıyla, duyduğum kadarıyla, ortağım oradaydı, ben değildim’ gibi şeyler söylüyor. Dolayısıyla burada doğrudan bir görgü değil, büyük ölçüde duyuma dayalı bir ifade söz konusu” dedi.

Seyfi Beyaz ne anlattı?
İfadelerdeki çelişkilere değinen Ali Deniz Çakır, Seyfi Beyaz’ın Fatih Keleş’in bazı işlerden sorumlu olduğunu söylediğini fakat mahkemede Keleş’i tanımadığını belirttiğini aktardı:
“Fatih Keleş’in isminin geçmesi de önemli. İfadesinde ‘Fatih Keleş bu işlerden sorumluydu’ diyor. Fatih Keleş de kendisine ‘Beni tanıyor musun?’ diye soruyor, ‘Tanımıyorum’ cevabını veriyor. Ardından ‘Şef öyle söyledi, Fatih bunlarla ilgilenir dedi’ diye açıklıyor. Burada ciddi bir açık var. Çünkü savcılıkta verdiğiniz isimler insanların aylarca cezaevinde kalmasına neden olabiliyor.”
Seyfi Beyaz’ın ardından kardeşi Muzaffer Beyaz’ın kürsüye çıktığını ve burada da benzer çelişkiler yaşandığını dile getiren Çakır, “Mehmet Murat Çalık, Muzaffer Beyaz’ın savcılık ifadesindeki teknik detayları tek tek sorguladı. Muzaffer Beyaz ise bazı noktalarda ‘Ben öyle biliyorum, o yüzden öyle yazdırdım’ dedi. Sonra ‘Abim söyledi’ yanıtını verdi. Mahkeme Başkanı da ‘Siz bunları abimden duydum diye değil, biliyorum diye anlatmışsınız’ dedi. Bunun sonucunda savcı Muzaffer Beyaz hakkında tutuklama talebinde bulundu. Bu çok enteresan bir gelişme” diye konuştu.









