ANKARA (Medyascope) – CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde gazetecilerle bir araya gelen Adalet Politika Kurulu Başkanı Şule Özsoy Boyunsuz, yargıya güvenin azaldığına dikkat çekti. “Tek adam rejiminde mutlak sadakati sunan çemberin içindekiler için hukuk geçerli bir sınırlama değil” diyen Boyunsuz; toplumun yüzde 57’sinin yargıda rüşvetin etkili olduğunu, yüzde 76’sının ise mahkemelerin eşit davranmadığını düşündüğünü aktardı.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin Adalet Politika Kurulu Başkanı Şule Özsoy Boyunsuz, yargıda rüşvetin etkili olduğunu vurguladı.
- Araştırmalara göre, toplumun yüzde 57’si yargıda rüşvetin var olduğunu düşünüyor ve mahkemelerin eşit davranmadığını ifade ediyor.
- Boyunsuz, Anayasa Mahkemesi’ne hak ihlallerini giderecek yetkiler verilmesi gerektiğini belirtti.
- Cezai davalarda yargının siyasetin emrinde olduğunu belirten Tezcan, 600’den fazla gözaltı gerçekleştiğini açıkladı.

Bilmeniz gerekenler
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Adalet Politika Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, gazetecilerle bir araya geldi. CHP’nin iktidar perspektifiyle, her bakanlığa karşılık gelecek şekilde faaliyet gösteren politika kurullarını tanıtmak amacıyla yapılan toplantıların üçüncüsünde CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan açış konuşmasını yaptı. Boyunsuz’un sunumunun ardından gazeteciler sorularını yöneltti.
Toplumun yüzde 57’sine göre yargıda rüşvet etkili
Her güne operasyonla uyandıklarını söyleyen Tezcan, “Yargının siyasetin emrinde olduğu bir süreçte bu Türkiye’nin mutadı oldu” dedi. Tezcan anketlerde yurttaşların en önemli sorununun ekonomi olduğunu söylerken, ikinci sırada adaletin geldiğine dikkat çekti:
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon haberlerimizin tamamını okuyun.
- İmamoğlu’na düzenlenen operasyon videolarımızın tamamını izleyin.
“Ekonomi ve adalet: Türkiye’nin huzura kavuşması için bu iki sorunun çözülmesi lazım. Türkiye’nin yüzde 72’si yargıya güvenmiyor, yüzde 68’i ‘Yargı bağımsız değildir’ diyor. Yargıda siyasetin etkisi hep konuşulurdu ama son dönemlerde rüşvetin etkisi konuşulmaya başladı, toplumun yüzde 57’si ‘Yargıda rüşvet etkilidir’ diyor. Toplumun yüzde 75’i ‘Yargıda reform gereklidir’ diyor.”
“Gülistan Doku soruşturmasını imaj çalışmasına dönüştürmek”
Gülistan Doku soruşturmasına dair konuşan Tezcan “Toplumun vicdanını rahatsız eden soruşturma dosyaları yeniden açılması sevindirici ve sonuna kadar gidilmesi gerekli. Ama böyle bir soruşturmayı imaj çalışmasına dönüştürmek, soruşturmanın kendisine yapılacak en büyük kötülüktür. Daha işin başında basına sızıdırılan notlar, imaj çalışması olduğu hissini veriyor ve samimiyeti sorgulatıyor” diye konuştu. Tezcan, siyasetin etkisiyle soruşturmanın kapatılabildiğini ve yeniden açılabildiğini, esas odaklanılması gereken problemin siyasetin yargı üstündeki bu gücü olduğuna dikkat çekti.
CHP’li belediyelere dönük operasyonlar için “yargı eliyle siyaseti dizayn etme süreci” diyen Tezcan, “19 Mart sivil darbe girişimiyle doruğa ulaşan operasyonların özetine baktığımızda, bugüne kadar bu sebeple 600’den fazla gözaltı, en az 140 tutuklama yapıldı. 25 belediye başkanımız gözaltına alındı, 23’ü tutuklandı, halen 19 belediye başkanımız tutuklu. Bunların 10’u hakkında iddianame dahi yok” diye konuştu.

“Çemberin içindekiler için hukuk geçersiz”
Sadece mevcut uygulamalara itiraz etmediklerini, Türkiye’nin geleceğini nasıl kurgulayacaklarına dair politikayı ürettiklerini ifade eden Tezcan, sözü Şule Özsoy Boyunsuz’a bıraktı. Boyunsuz yargıda hedefledikleri reformlara dikkat çekerken liyakate dayalı olarak gelmeyen, suç işlemiş, kamu kaynağı yağmalamış kadrolardan devleti kurtaracaklarını söyledi. CHP’li Boyunsuz, CHP iktidarında atacakları adımları bağımsız ve tarafsız yargı, nitelikli uzmanlaşmış yarı kadroları, güçlü ve erişilebilir adli yardım sistemi, özgürlükleri güvence altına alan hukuk düzeni, demokratik parlamenter sistem ve katılımcı demokrasi olarak sıraladı.
Gülistan Doku soruşturmasına da değinen Boyunsuz şöyle konuştu:
“Yasama-yürütme-yargı üzerinde son derece etkili olan bir tek adam rejimi kurulmuştur. Bu rejimde mutlak sadakati sunduğunuz takdirde kamu görevlerine gelebiliyor, kamu olanaklarına erişebiliyorsunuz. Bu çemberin içinde olan gruplar için hukuk geçerli bir sınırlama değil. Gülistan Doku soruşturması dahil olmak üzere, bu çemberin içine giren insanların işledikleri cinayetleri nasıl örtbas ettiklerini görüyoruz. Sadakatini mutlak biçimde sunanlar, ödül mekanizmalarına ulaşabilirken buna direnenler ve karşı çıkanlar ceza mekanizması ile karşı karşıya kalıyorlar.”
Dikkat çeken araştırma sonuçları
CAO Adalet Politika Kurulu’nun derlediği araştırma verilerini paylaşan Boyunsuz, Nisan 2025’te “Mahkemelik olursam haksızlığa uğrayacağımdan korkuyorum” diyenlerin oranı yüzde 64 iken, Nisan 2027’da bu oranın yüzde 75,7’ye yükseldiğine dikkat çekti. Ayrıca araştırmaya göre iktidarın yargıya müdahale ettiğini düşünenlerin oranı geçtiğimiz bir yılda yüzde 58’den yüzde 71’e yükseldi.
Mahkeme kararlarında rüşvetin etkili olduğuna katılanların oranı yüzde 46,9’dan yüzde 56,8’e çıktı. Yargının bağımsız olmadığını düşünenler yüzde 67,6 olarak kaydedildi. Mahkemelerin makam sahibi biriyle sıradan yurttaşlara eşit davranmadığı görüşünde olanlar ise 2025’te yüzde 69,5 iken, bu yıl yüzde 75,8 oldu.

“AYM’ye hak ihlalini giderecek yetkiler”
Boyunsuz’un dile getirdiği reformlardan biri de Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerine dair oldu. Boyunsuz “Anayasa Mahkemesi doğrudan doğruya hak ihlalinin giderimini sağlayacak yetkilerle donatılacak. Örneğin, mahkeme Can Atalay’ın milletvekili olduğunu emrettiyse buna herkesin uyacağı bir sistemi kuracağız. Bu bütün vatandaşlar için geçerli olacak. AYM ve AİHM kararlarını uygulatacağız” diye konuştu.
Mutlak butlan tartışmaları
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde CHP’nin 38. Kurultayı’na dönük ceza davasının 6 Mayıs’ta görülecek duruşması ve yeniden alevlenen “mutlak butlan” tartışmalarıyla ilgili soruya Boyunsuz, kanunları hatırlatarak cevap verdi. Siyasi Partiler Kanunu’na tabi olarak kurultayın kesinleştiğini, Siyasi Partiler Kanunu’nda hüküm yoksa Dernekler Kanunu’nun uygulanacağını belirten Boyunsuz, “mutlak butlan” kavramının Medeni Kanun’a atıfla gündeme geldiğine değindi. Seçimler için kararlar için bunun uygulanabileceğine dikkat çeken hukuk profesörü Boyunsuz şunları söyledi:
“Biz bunları tatmin etmek için daha kaç kurultay yapacağız? Bunların anlayabilmesi için Özgür Özel’in kaç kere daha seçilmesi lazım? Eğer bir asliye hukuk mahkemesi bir siyasi partiye genel başkan tayin ediyorsa hukuk ve adalet bitmiştir. Türkiye’deki kalan son rekabetçi kırıntıyı tasfiye etmek için kullananlar, bunun altında kalırlar. Asıl bu karar mutlak butlanla maluldür, alınacak karar anayasayı tasfiye anlamına gelir.”
Tezcan ise kurultayda şaibe olduğuna dair davayı Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin reddettiğini hatırlatarak “Verilmiş bir mahkeme kararı olduğu halde yine istinaf aşamasında ‘Acaba devam eder mi’ diyoruz. Biz istinafın da ilk derece mahkemesinin bu kararını onayacağına inanıyoruz” dedi.








