Çocukların istismar faili ile evlendirmesini öngören yasa tasarısına 63 barodan ortak tepki: “Çocuklar cinsel obje değildir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’deki 63 baronun yaptığı ortak açıklamada, çocukların cinsel istismar failleri ile evlendirilmesi halinde “cinsel istismar failine af” getirilmesini öngören yasa tasarısının, bir kez daha kaygı ve üzüntü ile izlendiği belirtildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından Meclise sunulan ve cinsel istismar failine af yasası olarak adlandırılan yasa tasarısı, 2016 yılından beri çeşitli gerekçelerle gündeme getiriliyor. Yasa eğer Meclisten geçerse, istismara maruz kalan çocuk, cinsel istismar failiyle evledirildiği takdirde, fail ceza almayacak. Failin af kapsamında değerlendirilmesi için, faille çocuk arasındaki yaş farkının ondan az olması ve fail hakkında şikayet bulunmması gerekiyor.

Baroların “Çocukların cinsel istismarının yasalarla meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz” başlığı ile yayınlanan ortak açıklamasında, “Fail ile çocuk arasındaki yaş farkının on mu yoksa on beş mi olması halinde af getirilmelidir gibi tamamen çocuk zararına, çocuğun istismarını meşrulaştıran, teşvik eden, özendiren yasa tasarısı tartışmaları çağ dışıdır, hukuk dışıdır ve kabul edilemez” denildi.

63 baro tarafından yapılan ortak açıklamanın tam metni şöyle:

“Yargıtay’ın son kararlarında kabul gören, mağdurun yaşının bilinmediğine dair hata savunmasına dayanak olarak belirlenen, geleneksel değer yargıları, birlikteliklerin sorunsuz devam ettiği, mağdurun şikayetçi olmaması, ceza verilmesi halinde aile yapısının zarar göreceği gibi gerekçeler beraat kararlarının ve erken yaşta evliliklerin yasallığının altyapısını hazırlamaktadır. Yargı organlarınca suç oluşturan bir fiil tartışılırken, kamu yararı, mağdurun rızası, sanığın iyi hali gibi beraat gerekçeleri, günü kurtaracak sonuçlar sağlamakla beraber , cinsel istismar faillerine yol gösterici niteliktedir.

“Çocuklar erken evlilik adı altında ömür boyu istismar ediliyor”

Medeni Kanun uyarınca 16 yaşındaki çocukların hâkim kararı ile evlenmesi dahi çocuğun üstün yararına aykırı bir düzenleme olarak kabul edilmesi gerekirken, TCK’nın cinsel istismarda 15 yaşın altında rızanın tartışılamayacağına dair emredici düzenlemelerinin ihlali pahasına hukuksal gerekçe oluşturmak hiçbir şekilde çocuk yararına olarak değerlendirilemez. Bu olumsuz kararların üstüne bir kez daha çocuklara ‘cinsel istismarcılar’ ile evlenmeleri halinde ‘çocuk olma haklarından feragat etme zorunluluğu’ daha yüksek sesle tartışılmaya başlanmıştır. Eğitiminden yoksun, fiziksel ve psikolojik gelişiminin üzerinde sorumluluklar yüklenmek zorunda kalan, oyun oynama şansı olmayan, ‘çocuk anne’ olmak zorunda bırakılan ve hepsinden önemlisi kadına dönük şiddetin temel nedenlerinden biri olan ‘erken evlilik’ adı altında ömür boyu istismara maruz bırakılan çocuklar, maddi manevi varlıkları yok edilmiş bireyler haline geleceklerdir.

“Kamu görevlilerinin çocuk istismarı konusunda takdir yetkisi olmamalı”

Evlenme yaşının 18 olduğu yasalarla koşulsuz olarak belirlenmelidir. Çocukların törenle evlenmesine göz yumanlara, gerçekleştirenlere, izleyenlere ceza uygulaması getirilmelidir. Sağlık meslek mensupları ve kamu görevlilerinin çocuk cinsel istismarını bildirim konusunda takdir yetkisi olmamalı, buna yol açacak düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenlerle çocuklarla her türlü cinsel davranış suçtur. Bunun dışında cebir tehdit hile iradeyi sakatlayan nedenler olmaksızın, çocukların akranlar arası ilişki olarak adlandırabileceğimiz cinsel davranışlar konusu yasada ayrıca düzenlenmelidir.

“Çocuklar cinsel obje değildir”

Bilinmelidir ki ‘cinsel istismarcıya’ af niteliğindeki hiçbir yasal düzenleme hukuken ve vicdanen kabul görmeyecektir. O nedenle diyoruz ki çocuklar cinsel obje değildir, evlilik kurumunun tarafı olmamalıdır. Çocukların cinsel istismarına neden olan faillere getirilecek af çocuğun üstün yararına aykırıdır. Yasal düzenlemelerle meşrulaştırılmasına izin vermeyeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Ortak metin, Adana, Adıyaman, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Batman, Bartın, Bilecik, Bitlis, Bingöl, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Erzincan, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Niğde, Ordu, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat ve Zonguldak baro başkanlıkları tarafından imzalandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus