Alfred Hitchcock’un renkli çektiği tüm filmler, beyazperdede gösterilecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstannbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 10-21 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek 39. İstanbul Film Festivali, yönetmen Alfred Hitchcock’un renkli çektiği 15 uzun metraj filmini ağırlayacak. Yapımların yer alacağı “Hitchcock Renkli” başlıklı özel bölümle yönetmen, ölümünün 40. yıldönümünde anılacak.

Ulusal ve uluslararası yarışmalar, tematik bölümler, söyleşi ve etkinliklerin yer alacağı festival, bu yılki özel retrospektif bölümünü “Hitchcock Renkli” başlığıyla gerilim ustası Hitchcock’a ayırdı. Festival, dünya sinemasını derinden etkileyen yönetmenin filmlerini beyazperdede izleyememiş genç kuşakları sinemaya çağırıyor.

Yönetmenin 15 uzun metrajlı ve renkli filminin yenilenmiş kopyalarının gösterileceği seçkide yer alan filmler şöyle:

  • Ölüm Kararı (Rope, 1948) Kapri Yıldızı (Under Capricorn, 1949)
  • Cinayet Var (Dial M for Murder, 1954)
  • Arka Pencere (Rear Window, 1954)
  • Kelepçeli Âşık (To Catch A Thief, 1955)
  • The Trouble with Harry (1955)
  • Tehlikeli Adam (The Man Who Knew Too Much, 1956)
  • Ölüm Korkusu (Vertigo, 1958)
  • Gizli Teşkilat (North by Northwest, 1959)
  • Kuşlar (The Birds, 1963)
  • Hırsız Kız (Marnie, 1964)
  • Esrar Perdesi (Torn Curtain, 1966)
  • Topaz (1969)
  • Cinnet (Frenzy, 1972)
  • Aile Oyunu (Family Plot, 1976)

Gerilimi beyazperdeye taşıyan, “Başkaları izleyiciye hayat dilimleri versin, ben onlara pasta dilimleri veriyorum” diyen Alfred Hitchcock, 1899’da Londra’da doğdu. 1920’de sinemaya adım atmadan önce bir süre mühendis olarak çalıştı. 1922-1939 yılları arasında sesli ve sessiz filmlerini kapsayan İngiltere döneminden sonra 1940’ta Hollywood’da çektiği ilk film Rebecca ile En İyi Film Oscar’ını kazandı. 60 yıla ulaşan kariyeri boyunca 50 film çekti, adını taşıyan televizyon programı için çektiği kısa filmlerle ününü pekiştirdi. 1980’de hayatını kaybetti. 

Pek çok filminde kendi görüntüsü ya da siluetini bir imza gibi kullanan Alfred Hitchcock, çağdaş sinemacılar için ilham kaynağı oldu. Auteur’ler Truffaut ile Rohmer/Chabrol’ün hakkında kitaplar yazdığı Hitchcock, teknik, mizansen, görüntü, kurgu alanlarında hep avangart/öncü sinemacı konumunu korudu. Filmlerinde suç ve ceza, yanlış anlaşılmalar, haksız suçlamalar, iç hesaplaşmalar, kötü anılar, bilinçaltının oyunları ve insan türünün tüm zaaflarını daimi bir tedirginlik, huzursuzluk, kaygı ve gerilim haliyle beyazperdeye aktardı. Hitchcock, özgünlüğü, kendi temalarını kendi belirlemesi, biçimi ve hikayeyi harmanlama stiliyle sinema tarihine geçti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus