Belediyelerin yetkileri kısıtlandı, bakanlık ve TOKİ’nin yetkileri artırıldı: Hükümet yerel yönetimleri kıskaca alıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İmar Kanunu, Gecekondu Kanunu, Kıyı Kanunu gibi kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifi TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. Yapılan değişikliklerle yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanırken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ’nin yetkileri artırıldı. Ayrıca, Kıyı Kanunu’ndaki değişiklikle kıyılarda artık millet bahçesi yapılabilecek. 

TBMM’de bir süredir “Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” görüşülüyordu. Gecekondu Kanunu, İmar Kanunu, Kıyı Kanunu, Yapı Denetimi Hakkında Kanun’u da içeren 10 kanunun 34 maddesine değişiklik getiren teklif kabul edildi. Kanunlaşan düzenlemelerin gerekçesi olarak kaçak yapılaşmanın önüne geçmek ve yapı denetimini artırmak gösterilirken, düzenlemelerin önemli bir bölümü başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlayacak nitelikte.

Yetki bakanlıkta ama maliyet belediyeye

Ruhsatsız veya imar mevzuatına aykırı yapılara ilişkin yıkım işlemlerinde yetki bakanlıkta olacak ancak yıkım ve diğer işlemlerin maliyetleri belediyelere bırakılacak. Yıkım belediye tarafından yapılmazsa maliyet Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesinden karşılanacak ama bu bedel bir kat fazlasıyla belediye ya da valiliğin genel bütçeden aldığı paydan kesilecek.

Plan değişiklikleriyle elde edilen değer artışından kamu pay alacak. TMMOB’ye göre bu uygulama ranta, kamuya pay verilmesi suretiyle meşruiyet kazandırılması anlamına geliyor. Bu tutar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyeler arasında pay edilecek ancak büyük kısmını bakanlık alacak. Gelirin, büyükşehirlerde yüzde 50’si, büyükşehir olmayan illerde yüzde 60’ı, projeyi bakanlığın onaylaması halinde ise tamamı bakanlığın olacak. Büyükşehirde gelirin yüzde 25’ini büyükşehir belediyesi alacak, yüzde 25 ilçe belediyesine, yüzde 25 bakanlığın dönüşüm proje hesabına, yüzde 25’i genel bütçeye aktarılacak. 51 ilde ise yüzde 40’ı planı onaylayan idare hesabına, yüzde 30’u bakanlığın dönüşüm proje hesabına ve yüzde 30’u genel bütçeye aktarılacak.

Belediyenin yetkisi kaldırıldı

Yerel yönetimin yetkilerinin kısıtlandığı bir diğer madde ise teklifin 18. maddesi. 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’nda yer alan bazı hükümleri değiştiren teklife göre, 1988 yılında belediyeye verilen yetkiler tamamen kaldırıldı. Teklifin gerekçesi olarak “TOKİ ile belediyeler arasındaki yetki çatışması giderilmektedir. Bu değişikliğe paralel olarak mevzuatta çakışmaya neden olabilecek diğer hükümlerin de yürürlükten kaldırılması gerekmektedir” denilirken bu maddeyle birlikte gecekondular ve kaçak yapılaşma üzerindeki tasarruf Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ’ye bırakıldı.  

CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, TBMM’de teklif üzerine yaptığı konuşmada şunları söyledi: “1988 yılında, 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’yla, belediye ve mücavir alanlar sınırları içerisinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na ait yetkiler belediyelere devredilmişti. Teklifin 18. maddesiyle, belediyelere devredilen bu yetki kaldırılıyor. Yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlayan bu madde, demokrasiyle bağdaşmayan bir müdahaledir. Bu düzenlemenin, uygulamada sorunlara yol açacağı ve gecekondulaşmanın önlenmesine ilişkin çalışmaları sekteye uğratacağı açıktır.”

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy ise değişikliğe şöyle karşı çıktı: “Bu teklifin amacı belediyelerin yetkilerini ortadan kaldırmaktır. İşte tam da 18. maddenin gerekçesinde zaten bu amaç açık açık belirtilmiş. Ne diyor gerekçede? TOKİ’yle belediyeler arasında bir yetki çatışması var ve bu giderilmektedir’ diyor.”

Kıyılara millet bahçesi yapılabilecek

En önemli değişikliklerden biri de Kıyı Kanunu’nda yapıldı. 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyı korunması, yapı yasağı, kıyı ve denizlerde yapılacak yapılar belirleniyor. Kabul edilen değişiklikle birlikte kıyılara iskele yapımı önlenecek ancak bu kararın yanında kıyılara millet bahçesi yapılabilecek. Millet bahçelerine verilen izin, teklif gerekçesinde şöyle açıklanıyor: “Kıyı Kanunu’nun altıncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen bent ile tanımı itibarıyla bir açık-yeşil alan fonksiyonu olan ve kamusal kullanıma dönük olması itibarıyla da, Kıyı Kanunu’nun temel amacı ile örtüşen millet bahçelerinin kıyı mevzuatına tabi alanlarda yer alabilmesini teminen, kıyılarda yer alabilecek açık yeşil alanlar (park, yeşil alan, çocuk bahçeleri) içerisine eklenmesi öngörülmektedir.”

CHP’ye göre millet bahçelerinin büyüklüğü, işlevleri ve tasarımı net olmadığı için nasıl isteniyorsa o şekilde bir yapı kıyılara yerleşecek. CHP’li milletvekillerine göre millet bahçelerinin hukuki bir tanımı yapılmış değil ve bu durum anayasaya aykırılık teşkil ediyor. TMMOB de değişiklikle kıyıların imara açılacağı ve emsal artışı getirebileceği konusunda uyarıyor, belirli hallerde inşaata izin verildiğini savunuyor.

Bunların yanı sıra, TOKİ’nin mülkiyeti ve tasarrufu altında olan taşınmazların işgaliyle ilgili tazminat bedeli (ecrimisil) alınması kararlaştırıldı. Bu bedel genel bütçeye aktarılacak.

Bina yüksekliğine kısıtlama, deprem için gözetim

Kanun teklifinin altıncı maddesine göre İmar Kanunu’nda belirtilen “mevzi” ibaresi kaldırıldı. Mevzi imar planı, yürürlükteki imar planlarından bağımsız birkaç parselde yapılan planlar anlamına geliyor. Önceden belediyeler ve valilikler mevzi imar planı yapabiliyordu, bu ortadan kaldırıldı. Yedinci maddeyle bina yüksekliklerine kısıtlama getirildi ve artık çevredeki binalar, silüet dikkate alınarak kararlaştırılacak. Bir yıl içinde belediye tarafından düzenlenmeyen yükseklikleri, bakanlık belirleyecek.

Köylerde yapılacak yapıların projeleri valilik tarafından onaylanacak, köy muhtarları kaçak ve projeye aykırı yapıları takiple görevlendirilecek. Asli yetkili muhtar değil, vali olacak. Deprem riskine karşı inşa edilecek ileri tasarım ve teknoloji içeren binalar, uzman mühendisler gözetiminde yapılacak.

Değişiklikle ayrıca, imar barışından yararlanan yapıların güçlendirilmesi hedeflenirken TMMOB, anayasaya aykırı olarak gerçekleştirilen imar affı uygulaması ile yapılara verilen yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesini istiyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus