İSTANBUL (Medyascope) – 1971’den bu yana kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması gündemde. Fener Rum Patriği Bartholomeos, Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaptığı açıklamada, eylül ayında “görkemli bir açılışla” yeniden faaliyete geçeceğini söyledi. Şimdi gözler, Heybeliada Ruhban Okulu’nun hangi statü ile açılacağında.
*Bu haber ilk olarak 26 Eylül 2025’te yayımlanmıştır.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Heybeliada Ruhban Okulu, 1971’den beri kapalı; Fener Rum Patriği Bartholomeos, eylül ayında açılacağını duyurdu.
- Okulun açılması Türkiye-Yunanistan ilişkileri bağlamında önemli; Bartholomeos, çalışmalara hız verildiğini açıkladı.
- Heybeliada Ruhban Okulu, 1844 yılında kuruldu; Anayasa Mahkemesi, 1971’de yükseköğretim statüsünü iptal etti.
- ABD ve Avrupa Birliği, okulun açılmasını destekliyor; Türkiye’de ise bazı milliyetçi çevreler karşı çıkıyor.
- Okulun açılış statüsü hakkında dört farklı model tartışılıyor; bunlar arasında devlet üniversitesine bağlı bir kurum önerisi de var.

Bilmeniz gerekenler
Bartholomeus: “Okul eylülde açılacak”
Fener Rum Patriği Bartholomeos, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Atina’da, yıllardır Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin ve azınlık hakları tartışmalarının sembol başlıklarından biri olan Heybeliada Ruhban Okulu’na ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Hürriyet’in aktardığına göre Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu’ndaki kapsamlı yenileme çalışmalarının önümüzdeki aylarda tamamlanacağını belirterek, “Eylül ayında da açılışı kutlayacağız” dedi.
Heybeliada Ruhban Okulu, 26 Eylül 2025’te Beyaz Saray’daki AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmesine de damga vurmuştu. Erdoğan, “Heybeliada’daki Ruhban Okulu ile ilgili üzerilerine ne düşerse yapmaya hazır olduklarını” söylerken; Trump ise “Yardıma ihtiyaçları vardı ve ben de bunu gündeme getireceğimi söyledim” dedi.
Türkiye-ABD ilişkilerini takip eden akademisyenlere göre Trump-Erdoğan görüşmesinde Ruhban Okulu’nun gündeme gelmesinin sebebi CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35’lere engel olunmaması için Yunanistan lobisini durdurmak.
Erdoğan-Trump görüşmesinden 10 gün kadar önce Bartholomeos, Donald Trump’ı ziyaret etmişti.


Heybeliada Ruhban Okulu ne zaman kuruldu?
Heybeliada’daki Ruhban Okulu, 1844 yılında Fener Rum Patrikhanesi tarafından açılmıştı. O zamanki adı Yüksek Ortodoks Teoloji idi ve amacı din adamı yetiştirmekti.
Hatta, Çanakkale-Gökçeada doğumlu Fener Rum Patriği Bartholomeos da bu okuldan mezun oldu.
Osmanlı döneminden itibaren birçok Ortodoks din adamı bu kurumda eğitim gördü. Okul, 1894 İstanbul depreminde zarar görse de kısa sürede onarıldı.


Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda faaliyetlerine devam eden kurum, İstanbul’daki Rum toplumunun en önemli eğitim merkezlerinden biri oldu.
Neden kapatıldı?
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 1971’de Türkiye’de özel yükseköğretim kurumlarının denetim altına alınması kararı çerçevesinde okulun “yüksek teoloji” kısmı kapatıldı. Karar ışığında okulun yükseköğretim statüsü iptal edildiği kabul ediliyor.
Kasım 1971’de Danıştay’a bu kararın iptali talebiyle dava açıldı. Danıştay’a açılan dava Patrikhane’nin tüzel kişiliği olmadığı, yargıya başvurma ve okul açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.
TESEV’in aktardığına göre 1971 kararları yalnızca Ruhban Okulu’nu değil, Türkiye’deki bütün özel yüksekokulları etkiledi; ancak azınlık hakları bağlamında Ruhban Okulu’nun kapanması sembolik bir kırılma noktası haline geldi.
Patrikhane, okulun üniversiteye değil; Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) denetiminde olmasını talep ediyor. Ayrıca okulun sadece Türkiye vatandaşı olan öğrencileri değil, dünyanın her tarafından öğrenci alabilmesi gerektiğini söylüyor.
Okul şu an Aya Triada Tepe Manastırı Vakfı’na ait.

Lozan Antlaşması ile ilişkisi nedir?
Okulun durumu, 1922 ve 1923 yılları arasındaki Lozan Barış Görüşmeleri’nde de önemli bir tartışma konusuydu.
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık hakları ile ilgili düzenlemeler yer aldı. Türkiye’de yaşayan gayrimüslimler azınlık olarak tanımlandı, Batı Trakya’daki Türk toplumuna da azınlık statüsü verildi.
Lozan Antlaşması‘nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı III. Kesimi’nin 40. maddesinde, “Her türlü yardım, dinsel ya da sosyal kurumları, her türlü okul ve benzeri öğretim ve eğitim kurumları kurma, yönetme ve denetleme ve buralarda kendi dillerini özgürce kullanma ve dinsel ayinlerini serbestçe yapına bakımından eşit bir hakka sahip bulunacaklardır” denildi.
Bu maddeye dayanarak, Patrikhane ve destekçileri okulun kapatılmasının Lozan’a aykırı olduğunu savunuyor.
Karşı yaklaşım ise Patrikhane’nin talep ettiği denetim ve statünün (yabancı öğrenci/öğretim görevlisi kabulü, özerk yönetim vb.) genel eğitim mevzuatına ve denklik-denetim ilkelerine uyması gerektiğini, Lozan’ın “eşitlik” ilkesinin özel ayrıcalık tanımadığını savunuyor.
Okulun açılması nasıl gündeme geldi?
Amerikan başkanları yıllardır okulun açılması çağrısını yineliyor, 50. yıldönümünde yapılan açıklamalar “din özgürlüğü” vurgusuyla dikkat çekmişti.
Avrupa Birliği (AB) kurumları ve Avrupa Parlamentosu raporları da Türkiye-AB ilişkilerinde dosyayı izlemeye devam ediyor. 2024–2025 döneminde “yeniden açılma yönünde adımlar”a dair haberler Türk ve Yunan basınında sıkça yer aldı.
Okulun açılabileceğine dair haberler ilk kez 2024 yılında gündeme geldi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 29 Mayıs 2024’te okulu ziyaret etti ve ziyaretin ardından, “Heybeliada Ruhban Okulu’nun açık olmasını arzu ederim. Cumhurbaşkanımız, bu konudaki kararımızı verdiğimizde nasıl bir usul izleyebileceğimizin araştırmasını yapmamızı istedi” diye konuştu.

Eski Milli Eğitim Bakanı, AKP’li Hüseyin Çelik de Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki açıklamalara destek vererek, “Kapatılması tepeden tırnağa yanlış olmanın ötesinde, bir hukuk skandalı idi. Bunca yıldır kapalı olması bir hukuk devletinde asla kabul edilemeyecek bir durumdur” demişti.
Geçtiğimiz yıl Fener Rum Patriği Bartholomeos, Yunanistan basınına yaptığı açıklamada, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden faaliyete geçmesi konusunda iyimser olduğunu söylemişti.
Konuyla ilgili talimatın Erdoğan’dan geldiğini söyleyen Bartholomeos, “Okulumuzun yeniden faaliyete geçmesi eşiğinde bulunduğumuza artık eminiz” diye konuşmuştu.
Peki nasıl, hangi statüde açılır?
Okulla ilgili bir diğer tartışma konusu ise nasıl bir statü ile açılacağı.
Bu konuda bazı senaryolar mevcut:
- Devlet üniversitesine bağlı enstitü/yüksekokul modeli: 1971 kararları gereği “yüksek” nitelikli dinî eğitim verecek birim, bir kamu üniversitesi çatısı altında enstitü/fakülte olarak kurgulanabilir. Bu durumda devlet denetimi, YÖK ve MEB denetimi daha doğrudan olur.
- Vakıf üniversitesi modeli: Patrikhane’nin ilahiyat eğitimi kurumu olarak bir vakıf üniversitesine veya özel statülü bir kurum olarak açılması öneriliyor. Ancak bu modelin “özerklik-denetim dengesi” ve “yabancı öğrenci / yabancı öğretim görevlisi” kabulü gibi düzenlemeleri netleştirmesi gerekir.
- Azınlık “özel öğretim kurumu” / lise-üstü meslek okulu formülü: Ruhban Okulu’nun “lise temelli, 4 yıllık meslek okulu” olarak MEB-denetimli, azınlık okulu statüsünde çalıştırılması gerektiğini savunan görüşler bulunuyor. Bu yaklaşım, yabancı öğrenci/öğretim üyesi kabulü ve denklik konularında sınırlı/izinli bir çerçeve öneriyor.
- Özel kanun/lex specialis: TBMM’nin özel bir yasa ile okulun statüsünü açıkça tanımlaması, denetim-özerklik dengesini ve yabancı öğrenci/öğretim elemanı rejimini düzenlemesi bir başka seçenek. Siyasî uzlaşı gerektirir fakat en net ve kalıcı yolun bu olacağı görüşü yaygın.

Siyasî tartışmalarda sıkça “Batı Trakya’daki Türk/Müslüman azınlığın dinî eğitim-atanma sorunları” gündeme getirilerek karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesi öne sürülüyor.
2000li yılların sonuna doğru, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan “Atina’da bir cami”, “Batı Trakya’da İmam Hatip Lisesi” gibi formüller önermişti. O dönem Habertürk’e konuşan Patrik Bartholomeos, “Başbakanımız diyor ki; ‘Peki ama Atina’da cami yok’ Atina’da 1-2 veya daha fazla caminin olmasını ben de istiyorum, gayet makul görüyorum. Fakat mesul ben değilim” demişti.
Kim destekliyor? Kim karşı çıkıyor?
Patrikhane ve Ortodoks dünyası okulun açılmasını en güçlü şekilde talep ediyor. ABD yönetimleri de yıllardır her resmi raporda bu talebi yineliyor. ABD Kongresi üyeleri dahi bu konuda Ankara’ya baskı yapıyor. Avrupa Birliği kurumları da aynı çizgide. Türkiye içinde ise azınlık temsilcileri ve çoğulculuk savunucuları açılmayı destekliyor.
Buna karşılık, milliyetçi çevreler okulun “özerk” bir kurum olarak açılmasına karşı çıkıyor.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, okulun açılması ile ilgili açıklamalarının ardından Erdoğan’a hitaben “İstanbul’un ortasında ikinci bir Vatikan kurulması sürecini başlatmış oluyor” dedi.
Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı ve emekli Tümamiral Cihat Yaycı da okulun açılmasını eleştirenlerden.
Kiev’de yaşayan gazeteci ve “Rusya-Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi” kitabının yazarı Deniz Berktay da 11 Haziran 2024’te Cumhuriyet’te yayımladığı “Ruhban Okulu neden açılamaz?” başlıklı yazısında “Fener hiçbir şekilde devlet denetimini kabul etmediği için okulu kendisi kapattı” diyor. Berktay, Patrikhane’nin özerklik talebinin Türkiye’nin egemenlik haklarıyla çeliştiğinn altını çiziyor.

İlgili haberler:
- Patrik Bartholomeos, Heybeliada Ruhban Okulu için tarih verdi: “Eylülde açılacak”
- Halim Bulutoğlu ile söyleşi: Heybeliada Ruhban Okulu yeniden açılır mı? Açılırsa ne olur?
- Heybeliada Ruhban Okulu açılacak mı? | Bartholomeos: “Talimat Erdoğan’dan geldi, iyimserim”
- Heybeliada Ruhban Okulu “Derin Akıntı” sualtı sergisine ev sahipliğine hazırlanıyor
- AP: Rus casusları Fener Rum Patriği Bartholomeos’u hacklemeyi denedi








