Medyascope’un kültür-sanat programı Spoiler Serbest’in yeni bölümünde Senem Görür Yücel ve Aslı Tunç, Türkiye’de yeniden alevlenen “diziler ve şiddet” tartışmasını konuştu. Tunç, şiddetin yalnızca medyaya bağlanamayacağını söyledi ancak mafya figürlerinin romantize edilmesinin ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti.
Videonun özeti:
- Spoiler Serbest’te Senem Görür ve Aslı Tunç, Türkiye’de yeniden gündeme gelen “diziler ve şiddet” tartışmasını ele aldı.
- Aslı Tunç, şiddetin yalnızca dizilere bağlanamayacağını, bunun eğitim, aile, psikoloji ve toplumsal koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
- Tunç, mafya karakterlerinin kahramanlaştırılmasının ve toksik ilişkilerin romantize edilmesinin ciddi bir sorun yarattığını vurguladı.
- Programda ayrıca “Bize Bir Şey Olmaz”, “Half Man”, eski dizilere duyulan özlem ve Türk dizilerinin giderek aynı formüllere sıkışması konuşuldu.
Senem Görür Yücel ve Prof. Dr. Aslı Tunç, Türkiye’de peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından yeniden gündeme gelen “diziler gençleri etkiliyor mu?” tartışmasını, televizyon dizilerindeki şiddet, toksik ilişkilerin romantize edilmesi ve medya kültürünün dönüşümünü değerlendirdi.
Aslı Tunç, şiddetin yalnızca dizilere bağlanmasının “kolaycılık” olduğunu söyledi. Tunç, medya etkisi tartışmalarının 1950’lerden bu yana sürdüğünü belirterek, “Her türlü şiddetin sonrasında yeni bir teknoloji hedefe konur. Video oyunlarıdır, televizyondur, sinemadır. Hep böyle bir günah keçisi bulunur ve medya en kolay hedefe konan şeydir” dedi.
Tunç, bilimsel olarak dizilerle şiddet arasında doğrudan bir bağ kurulamadığını ancak ekranlarda sürekli şiddet görmenin toplumsal algıyı dönüştürdüğünü söyledi. “Bu bir normalleştirme getiriyor. İnsanların dünyaya ilişkin algısını kırıyor. Bu da yeterince kötü zaten” ifadelerini kullandı.
“Çocukların kahramanları artık mafya liderleri”
Programda özellikle son yıllarda televizyon ve dijital platformlarda artan mafya dizileri de tartışıldı. Tunç, şiddetin yalnızca gösterilmesinin değil, kahramanlaştırılmasının sorun yarattığını söyledi.
“Şiddet boca ediliyor ve biz bütün sorunlarımızı şiddet yoluyla çözüyoruz. Bu kahramanlaştırılıyor, romantize ediliyor, estetize ediliyor. Çocukların kahramanları artık mafya liderleri haline geliyor” diyen Tunç, reklam verenlerin şiddet içeren yapımlardan çekilmesini ise “anlamlı bir protesto” olarak değerlendirdi.
Senem Görür Yücel ise dizilerde yalnızca şiddetin değil, “kolay yoldan para kazanma” fikrinin de özendirildiğini söyledi. Yücel, “Sanki hayat sadece yalılarda, yatlarda geçiyormuş gibi gösteriliyor. Kara para üzerinden bunlar kazanılıyormuş gibi bir durum var. Okumanın, eğitim almanın önemi yokmuş gibi anlatılıyor” dedi.
“Eski diziler artık mümkün değil”
Programda son dönemde sosyal medyada sıkça dile getirilen “eski dizileri özlüyoruz” tartışması da gündeme geldi. Aslı Tunç, bunun yalnızca nostaljiyle ilgili olmadığını, Türkiye’nin toplumsal yapısının değiştiğini söyledi.
“Mahalle yok artık. Mahalle kültürü yok. İnsanlar artık AVM’lerde ya da sanal dünyada yaşıyor” diyen Tunç, eski dizilerdeki dayanışma kültürünün bugünkü toplumsal gerçeklikle uyuşmadığını savundu.
Yücel ise Türk dizilerinin küresel pazarda “güç, mafya ve toksik ilişkiler” üzerinden satılmaya çalışıldığını belirterek, sektörün sürekli aynı formülleri tekrar ettiğini söyledi. Tunç da buna katılarak, “Özgünlük satan şeydir. Türkiye’de sürekli aynı dizilerin pazarlanması bir süre sonra tıkanacaktır ve tıkanıyor da zaten” dedi.







