Almanya, sosyal medyada “nefret suçu” içeren paylaşımlar yapanların bildirilmesini zorunlu hale getirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da nefret suçlarına cezai yaptırım uygulanmasının önünü açan yeni bir yasa tasarısı bugün kabul edildi. “Aşırı sağ ve nefret suçlarıyla mücadele” isimli 56 sayfalık yasa tasarısı, sosyal medya platformlarının nefret suçu içeren paylaşımları yetkililere bildirmesini zorunlu hale getiriyor.

Yasaya göre sosyal medya platformları nefret suçu içeren paylaşımları Federal Suç Bürosu (Bundeskriminalamt- BKA) ile paylaşmak zorunda. Aksi takdirde sözkonusu platfrom 50 milyon euro ceza ile karşı karşıya kalacak. Yasa, suistimal edilebileceği endişesiyle eleştiriliyor.

Bu yasayla birlikte nefret suçu içeren paylaşımlar yapan kullancılara cezai yaptırım uygulanabilecek. Federal Adalet Bakanlığı’ndan bir sözcünün yaptığı açıklamada yasanın, geçen yıl yapılan aşırı sağcı terör faaliyetlerine karşı bir tepki olduğunu açıkladı. 

Yasa tasarısı internet üzerinden yapılan tehdit ve hakaretlere daha yüksek ceza verilmesini öngörüyor. Örneğin ölüm veya tecavüz gibi tehditlerde 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

Suç içeren paylaşımlar bildirilecek

Yasaya göre Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya platformları kullanıcıların bildirmesi durumunda şiddet içeren tehditleri, Neonazi propagandasını, halkı kışkırtan paylaşımları ve bazı başka suç içeren paylaşımları BKA’ya bildirmek zorunda. Sosyal medya platformları suç sayılan bu tür paylaşımları BKA’ya bildirmediği takdirde 50 milyon euroya kadar ceza alacak. Bu yasa henüz sadece Almanya’daki kullanıcıları kapsıyor. 

Platformlar, içeriklerle birlikte içeriği oluşturan kullanıcıların IP-adreslerini ve port numaralarını da BKA’ya iletmek zorunda. Hakaret, küfür ve suçlamalar ise BKA’ya bildirilmek zorunda değil. 

Ciddi bir suç durumunda kullanıcının şifresi de BKA ile paylaşılacak. Ciddi bir suç kapsamına giren suçlar ise bir kişinin canı, özgürlüğü veya bir eyalet veya ülkenin varlığını tehdit etmek olarak tanımlanıyor. Sivil toplum ve muhalefetin tepkileri üzerine şifre paylaşımı bu şartlarla sınırlandırıldı ve ancak mahkeme kararıyla uygulanabileceğine karar verildi. 

Eleştiriler: Haksız yere bildirilenler ne olacak?

Yasadan etkilenecek olan şirketlerin endişeleri arasında yasadışı bir şey yapmamış kullanıcıların bilgilerini de yanlışlıkla BKA ile paylaşmak yer alıyor. Adalet Bakanlığı bunda sorun görmüyor, savcılık incelemesinde yasadışı bir şey olmadığı anlaşıldığı takdirde iletilen veriler silinecek. 

Alman Hâkimler Birliği (DRB) ve Cybercrime Merkez ve Başvurumerkezi (ZAC), savcıların, polislerin ve mahkemelerin gelecek olan ihbarlarla baş edemeyeceğinden endişeleniyor. Yılda 150 bin ihbar olacağını tahmin ediliyor. DRB, ihbarla ilgilenebilecek yeterli sayıda personel olmadığını, bu yüzden ülke genelinde ek olarak 400 savcı ve ceza hâkimi gerektiğini vurguladı. Adalet Bakanı Christine Lambrecht, BKA’da ek olarak 300 personel çalışacağını söyledi. Lambrecht ayrıca, takviye hâkim ve savcılar için 24 milyon euro bütçe ayrılacağını belirtti.

“Şüpheli veri bankası”

Alman Gazeteciler Birliği, İnternet ekonomisi Eco Birliği, Dijital Toplum, Cnetz, D64 ve Load gibi imzacılar, Sosyal Demokrat Partili (SPD) Adalet Bakanı Christine Lambrecht’e yazdıkları açık mektupta, yeni yasayı “şüpheli veri bankası” olarak tanımladı. İamzacılar, yasayı “kovuşturmanın özelleştirilmesi” olarak gördüklerini ve “yüzbinlerce vatandaşın kişisel verilerinin haksız yere kolluk kuvvetlerince toplanmasına” yol açacağını düşündüklerini belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus