Oxfam: Salgın sonrası yarım milyar insan yoksullaşacak, Türkiye’de işsiz sayısı dokuz milyonu bulacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Oxfam’ın bugün yayımladığı “Yoksulluk Değil, Onurlu Bir Yaşam” raporunda, gelişmekte olan ülkelere gereken yardımların acil olarak yapılmaması durumunda, koronavirüs salgını nedeniyle yarım milyar insanın daha da yoksullaşacabileceği belirtildi. Türkiye’de işsiz sayısının dokuz milyonu bulacağının öngörüldüğü raporda, gelişmekte olan ülkelerin borçlarının silinmesi ve bir fon oluşturulması önerildi.

Oxfam, önümüzdeki hafta düzenlenecek Dünya Bankası-IMF toplantıları ve G20 Maliye Bakanları toplantısı öncesinde dünya liderlerine çağrı yaptı. Çağrıda yoksul ülkeler ve toplumların koronavirüs salgını karşısında ayakta kalabilmesi için kurtarma paketinin devreye sokulması talebi yer aldı.

King’s College London ve Australian National University’deki araştırmacılar tarafından raporlanan bilgilere göre, koronavirüs sonrası küresel nüfusun yüzde 6 ile yüzde 8’inin gelirlerinde ciddi bir azalma olacak ve bu kesimler daha fazla yoksullaşacak. Bu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi bölgelerin ekonomik olarak 30 yıl geri gitmesi anlamına geliyor. Dünya nüfusunun yarısının ise yoksulluk sınırının altına düşmesi öngörülüyor.

Gelişmekte olan ülkelerin borçları silinmeli

Raporda, kurtarma paketlerinin önemine dair rakamlar da paylaşıldı. Buna göre gelişmekte olan ülkelerin 1 trilyon dolarlık 2020 yılı borç ödemelerinin silinmesi durumunda, örneğin Gana’da hükümet altı ay boyunca ülkedeki 16 milyon çocuk, engelli ve yaşlıya ayda 20 dolarlık nakit yardımı yapabilir. En az 1 trilyon dolarlık yeni uluslararası rezerv yaratılması halinde ise örneğin Etiyopya’da sağlık harcamaları yüzde 45 oranında artırılabilir, 630 milyon dolar sağlık harcamalarına aktarılabilir.

Oxfam Genel Müdürü Jose Maria Vera, yoksulluk için önlemlerin yetersiz olduğuna değinirken, “Bu süreçte daha da yoksullaşmalarını önleyebilecek güvenlik ağları yok. G20 Maliye Bakanları, IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelere yoksul ve kırılgan toplulukları rahatlatmak için acilen bir nakit aktarımı yapmalı. Gelişmekte olan ülkelerin 2020’ye ait tüm borç ödemelerini acil olarak durdurmalı ve diğer borç veren kurumları da aynısını yapmaya teşvik etmeli. Ayrıca 1 trilyon dolar değerinde özel rezervi yürürlüğe sokmalı” dedi.

“Dünya genelinde, her beş işsizden sadece biri işsizlik ödeneği alıyor”

Virüsün ekonomik etkileri, mevcut eşitsizlikleri daha da keskinleştiriyor. İşçilerin ücretli izin gibi haklarından yararlanamadığına ve evden çalışma imkanına sahip olamadıklarına dair bulgular da raporda yer aldı. Dünya genelinde, her beş işsizden sadece biri işsizlik ödeneği alıyor. Yine dünya genelinde iki milyar kişi kayıtdışı (enformel) sektörlerde çalışıyor ve ücretli hastalık izninden yoksun. Bu kişilerin de büyük çoğunluğu, işlerin yüzde 90’ının kayıtdışı olduğu yoksul ülkelerde yaşıyor. Aynı oran zengin ülkelerde yüzde 18.

Kadınlar da virüsten finansal olarak etkilenen kesimlerin başında geliyor. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımını da kapsayan ücretsiz bakım emeğinin yüzde 75’ini kadınlar sağlıyor. Kadınlar aynı zamanda düşük ücretli riskli işlerde çalışıyor. Bangladeş’teki bir milyondan fazla konfeksiyon işçisinin yüzde 80’i kadın. Bangladeş’te konfeksiyonda çalışan kadınlar, büyük giyim markalarının siparişlerini ertelemeleri veya iptal etmeleri nedeniyle işten çıkarıldılar, herhangi bir ücret almadan evlerine gönderildiler.

Birleşmiş Milletler’in (BM) tahminlerine göre Afrika kıtasındaki işçilerin yarısı mevcut işlerini kaybedebilir. BM, gelişmekte olan ülkelerin bu salgını atlatmaları için 2.5 trilyon dolarlık bir desteğe ihtiyaç duyulduğunu öngörüyor. Bu tutarın temin edilebilmesi için yurtdışı yardımların 500 milyar dolar daha artırılması gerekiyor. 

Vera, krizlerde büyük şirketleri ve bankaları kurtarmanın bedelinin işçilere kesildiğini söylüyor: “Ekonomik teşvik paketleri işçileri ve küçük işletmeleri desteklemeli, büyük şirketlere verilecek olan teşvikler ise daha adil ve daha sürdürülebilir ekonomilerin inşa edilmesi koşuluna bağlanmalı.”

Türkiye’de işsiz sayısı dokuz milyonu bulacak

Türkiye’ye dair öngörüye göre ise salgın nedeniyle istihdamdaki düşüş 5,3 milyon ile 8 milyon kişi arasında olacak ve toplam işsiz sayısı dokuz milyonu bulacak. Bu kişilerin bakmakla yükümlü oldukları aile üyeleri de hesaba katıldığında ülke nüfusunun yarısının yoksullukla mücadele etmek zorunda kalacağı tahmin ediliyor. 

Öte yandan, Türkiye’de hükümetin açıkladığı ekonomik destek paketi ise kadın kooperatifleri gibi sosyal girişimleri ve küçük işletmeleri kapsamıyor. Bu nedenle Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) desteğiyle Simurg Kadın Kooperatifleri Birliği, 115 kadın kooperatifinin imzaladığı bir çağrı yayınladı. Çağrıda “Kadın kooperatifleri olarak bu salgından en fazla etkilenen kesimlerden biri olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Kreşlerimizi, oyun odalarımızı, üretim mekanlarımızı, atölyelerimizi, lokanta ve kafelerimizi geçici süre ile de olsa kapatmak zorunda kaldık. Çalışmaya devam edebilen çok az sayıda işletme de durma noktasına gelmiştir” denildi.

“Bu kriz, neoliberal anlayış ve eşitsizliklerle bağlantılı”

Kadın kooperatifleri, yayınladıkları çağrıda, salgın süresince doğacak zorunlu vergilerden ve primlerden muaf tutulmayı, personelinin sigorta ve ücretli izinleri, kira, elektrik, su, doğalgaz gibi idari giderlerinin karşılanmasını ve ekonomik girişimlerinin kaldığı yerden sürdürülmesini sağlamak için faizsiz, bir yıl geri ödemesiz krediler verilmesini, nakit akışı bozulan işletmelere sağlanacak ilave finansman desteği kapsamına kadın kooperatiflerinin de alınmasını talep ettiler. 

KEDV Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi Şengül Akçar “Hızla sağlık, sosyal ve ekonomik sistemlerimiz üzerindeki etkileri gelecek aylar ve hatta yıllarda hissedilecek büyük bir küresel tehdide dönüşen, koronavirüs salgınına salt bir halk sağlığı krizi olarak bakamayız. Bu krizin, küresel neoliberal anlayış ve ‘büyüme’ odaklı kalkınma politikalarının servet, gelir ve güç dağılımında yarattığı eşitsizlikler ve ekosistemlerde yarattığı tahribatla bağlantısını görmeliyiz” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus