Sağlıkta şiddetin önlenmesi yasa teklifi TBMM’de kabul edildi – TTB’den Ali Çerkezoğlu: “Caydırıcı olarak anlamlı ama yeterli değil”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlıkta şiddetin önlenmesi yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda beş siyasi partinin grup başkanvekillerinin imzasıyla onaylandı. Teklif, Genel Kurulun bugünkü birleşiminde oylanarak kabul edildi.

Bu düzenlemeyle kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeliyle yardımcı sağlık personeline karşı, görevleri sebebiyle işlenen, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında, ilgili kanunlara göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılacak.

Sözkonusu suçlarda, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmayacak.

Şiddetin vuku bulduğu sağlık kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde, hizmet, ilgili diğer personel tarafından verilecek.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Ali Çerkezoğlu teklifi Medyascope’a değerlendirdi. Çerkezoğlu “Şiddet, sağlık ortamında sorun çözme yöntemine dönüşmüş durumda” dedi ve TTB’nin bunu ciddi ve önemli bir sorun olarak gündeme taşıdığını ancak şiddetin hükümet tarafından inkâr edildiğini söyledi: “Önce ‘Böyle bir şey yok’ dendi. Sonra ‘Var ama az var’ dendi. Sonra süreç hekim ve hemşire ölümlerine doğru evrilince ciddi olduğu görüldü ama hep görmezlikten gelindi.”

TTB, 2014 yılında sağlıkta şiddet uygulayanlara ceza artırımı öngören bir yasa teklifi sunmuştu. Çerkezoğlu, bu teklif için “2014 yılından bugüne dek defalarca milletvekilleri tarafından gündeme taşınma çabaları hep iktidar partisi ya da iktidar ortakları tarafından reddedilmişti” dedi. 

Uzun yıllar reddedilen bu yasa teklifinin nihayet onaylanmasını olumlu bulan Çerkezoğlu, “TTB olarak böyle bir yasanın caydırıcı niteliği itibariyle yararlı olduğunu ve anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle her şeye rağmen yasanın çıkmasına katkı sağlayan beş partiye de teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“Yasa tek başına yeterli değil” 

Sağlıkta şiddet sorununu bir yasanın tek başına çözmesinin mümkün olmadığının altını çizen Çerkezoğlu şunları söyledi: “Cezai yaptırım, ceza artırımıyla bu ülkede sorunlar çözülmüyor. Böyle çözülecek olsaydı diğer adli suçlarda da azalma olurdu. Yine de yasa caydırıcılığı nedeniyle önemli. Diğer türlü bir teşvike yol açıyordu. Neredeyse cezasızlık sözkonusuydu. Sürekli ertelenen, ceza alınmayan sağlıkta şiddet tabloları tabii bu sorunu kronik hale getiriyordu.”

TTB yasayla birlikte “başta ülkeyi yönetenlerin söylemi, sağlık çalışanlarına yönelik tutumu, başhekimlerin, il sağlık müdürlerin, valilerin, kaymakamların ve bütün idarecilerin bu soruna ilişkin gerçekten sağlık çalışanlarını koruyacak bir tutum takınmaları gerektiğine” inanıyor. Buna bağlı olarak, muayene sürelerinin uzatılması ve her beş dakikada bir hasta bakılmaması gibi salgın ortamında konuşulması zor ama önemli olan birtakım düzenlemeler de gerekiyor. TTB’ye göre, sağlık ortamında şiddeti durdurmak için “başta poliklinikler ve aciller olmak üzere hastane ortamlarının doktor ve hemşire dinlenme odalarının buna göre düzenlenmesi, güvenlik tedbirlerinin alınması gibi bütünlüklü bir yaklaşım” gerekiyor. 

“İnfaz yasasından sonra samimi görünmüyor”

Çerkezoğlu, iki gün önce yasalaşan infaz düzenlemesini hatırlatarak “Hekim ve sağlık çalışanlarına karşı suç işleyenlerin, bıçakla dahil yaralayanların infaz yasasından yararlanarak cezaları düşürüldü. Bugün ise sağlık çalışanlarına şiddette cezanın iki kat artırıldığı bir tablo bize çok samimi görünmüyor” yorumunu yaptı ve iki gün içinde bu iki farklı yaklaşımın bir samimiyetsizlik göstergesi olduğunu söyledi.

Ali Çerkezoğlu ile söyleşimizin tamamı:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus