Koronavirüs salgınında kaybettiklerimizin hikayeleri – Hasan Oğuz: Çevresine umut veren, neşeli ve mücadeleci bir işçiydi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hasan Oğuz, 25 Mart 1987’de, işçi bir ailenin çocuğu olarak Batman’da dünyaya geldi. Çocukluğunun bir kısmı Mersin’de geçti. Sonra İstanbul’a göç etti. 

Liseyi yarıda bırakmıştı. Tekstil atölyelerinde, metal ve plastik fabrikalarında, inşaatlarda çalışıyordu.

2013 yılında yaşanan Gezi Parkı protestoları, onun için bir dönüm noktası oldu.

“Dünyayı biz inşa ediyoruz, altında biz kalıyoruz, artık yeter” diyen inşaat işçileri ile birlikte 2014 yılında İnşaat İşçileri Sendikası’nın kuruluşunda yer aldı.

Sendikal mücadelesine DİSK’e bağlı Devrimci Yapı İşçileri Sendikası’nda devam etti. İşçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi için çalışmalar yürütüyordu. Evi İstanbul’da olmasına rağmen, sık sık gecelerini çalıştığı şantiyelerde işçilerle birlikte geçirirdi.

Nurtepe’de yaşıyordu, esnafından mahalle sakinine, herkesin çok sevdiği biriydi. İki yıldır birlikte olduğu bir kız arkadaşı vardı, birbirlerinin hem yoldaşı hem de hayat arkadaşıydılar. Evlilik hazırlıkları yapıyorlardı, mayısta nikahları vardı. Salgın haberleri duyulduğunda kız arkadaşı ondan işi bırakmasını istemişti ama o, evlilik hazırlıkları için biraz daha çalışmak istiyordu, “son iki gün” diye söz vermişti.

Neşesi eksik olmazdı, gelecekten umutluydu. Kitaplar okur, çevresini de okumaya teşvik ederdi. Saz çalardı, Grup Yorum’u, Mem Ararat’ı dinlemeyi çok severdi. Sık sık yemek yapardı. Eylemlerde pankart sarar, akşam evde de sarma sarardı, kavurmayı da çok güzel yapardı. Hayatı seviyordu, mücadeleciydi.

Yarım bıraktığı liseyi açıktan bitirmeye çalışıyordu. İşten ve mücadelesinden fırsat bulduğu zamanlarda sınavlarına hazırlanıyordu.

En son çalıştığı yer bir kentsel dönüşüm projesi olan Galataport şantiyesiydi. Koronavirüs salgınının duyulduğu ilk günlerden itibaren şantiyede önlem alınması için çalışmalar yürütüyordu. 3 Nisan’da şantiyede çalışan üç işçide koronavirüs tespit edildi ancak buna rağmen üretim durdurulmadı.

Hasan Oğuz, 7 Nisan sabahı işbaşı yaptıktan kısa bir süre sonra göğsünde sıkışma hissetti. Yanında çalışan arkadaşıyla birlikte şantiyenin revirine gitti. Burada kalp krizi geçirdiği anlaşıldı ve ambülans ile hastaneye sevk edildi.

Ambülansta kalbi durdu, 45 dakika sonra yeniden çalıştırıldı. Hastanede çekilen tomografide koronavirüs belirtileri görüldü, buna göre tedavi uygulandı. Beş gün boyunca yoğun bakımda makineye bağlı yaşam mücadelesi verdi.

Hasan Oğuz, 12 Nisan 2020 tarihinde, henüz 33 yaşındayken hayatını kaybetti. Arkadaşları ardından “Neşeli, fedakâr ve mücadeleci biriydi” dedi.

Bu yazı, koronavirüs salgınında hayatını kaybeden insanların birtakım sayılardan ve istatistiklerden ibaret olmadığını hatırlatmak amacıyla, sevenlerinin yasını hep beraber tutalım diye yazılmıştır. Okuduklarınız, merhumun yakın çevresinin anlattıklarından ibarettir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus