Solunum cihazı ekonomisi: Halk sağlığına rağmen kâr odaklı üretim yapılıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Project Syndicate’de 16 Nisan tarihinde yayımlanan bir yazıya göre; piyasa güçlerine aşırı güvenilmesi, solunum cihazı gibi teknolojilerin daha karmaşık ve pahalı hale gelmesine ve böylece dünyanın büyük bir kısmının bu teknolojiye erişememesine sebep oldu. Piyasa ucuz, basit ve kullanıcı dostu üretimde bulunmak yerine pahalı ve karmaşık cihazlar üretti. Yazının çevirisini sizlerle paylaşıyoruz.

Koronavirüsün dünya çapında yayılmasıyla birlikte solunum cihazlarına olan ihtiyaç arttı. Birleşik Krallık’ta Ulusal Sağlık Servisi, bu kritik cihazlardan en az 30 bin adet daha fazlasına ihtiyaç duyacaklarını tahmin ediyor. New York’un cihaz kapasitesinin yakında tükeneceğini söyleyen Vali Andrew Cuomo da solunum cihazlarından 30 bin adet daha istedi.

Üretimi talebi karşılayabilecek derecede artırmak çok güç

İtalya’daki tek solunum cihazı üreticisi Siare Engineering‘den üretimini ayda 125’ten en az 500’e çıkarması istendi. Aynı şekilde, en büyük İngiliz imalatçılarından bazılarının dahil olduğu Ventilator Challenge UK de pek umutlu olmasa da üretimini artırmaya çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Başkan Donald Trump nihayet 1950 Savunma Üretim Yasası’nı yürürlüğe koydu ve General Motors’a solunum cihazı üretmesini emretti.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, yoksul ülkelerdeki durum çok daha kötü. Örneğin, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde tüm ülke için sadece üç cihaz mevcut, Liberya’da ise sadece bir tane olduğu bildirildi. 160 milyonu aşkın nüfusa sahip Bangladeş’teki cihaz sayısı ise 2 binden az.

Gerçek şu ki, herhangi bir ekonomik sistemin bu kadar kısa bir sürede böyle bir talep artışını karşılaması çok zor. Bununla birlikte, solunum cihazlarındaki kritik durum aynı zamanda mevcut ekonomik modeldeki yapısal kusurların bir belirtisi. Mesele sadece kaynakların nereye tahsis edildiği değil, aynı zamanda teknolojik gelişmenin ilk başta nasıl tasarlandığı, belirlendiği ve bu seçimlerin halk sağlığını ne ölçüde dikkate aldığıyla ilgili. Bu salgın krizi, ne ürettiğimiz, nasıl ürettiğimiz ve kim için ürettiğimiz gibi temel sorular üzerine düşünmemizi gerektiriyor.

Fakir ülkeler gerekli solunum cihazı tedarikini karşılayabilse bile, birçoğu hâlâ onları çalıştırmayı bilen insanlardan yoksun durumda

İnovasyonun piyasa talebiyle şekillenmesi, firmaları daha pahalı ve karmaşık makineler geliştirmeye, teknolojilerini fikri mülkiyet hakları yoluyla korumaya ve bu makineleri büyük ölçüde zengin ekonomilere satmaya teşvik ettiği anlamına geliyor. Cihaz onarım bilgilerine erişim bile genellikle üretici tarafından kısıtlanıyor.

Oysa solunum cihazı teknolojisinin dünyanın birçoğunun erişemeyeceği bir şekilde gelişmesi gerekmiyordu. Daha sofistike solunum cihazlarının yanı sıra, daha basit, daha ucuz ve daha kullanıcı dostu modeller geliştirilebilirdi. Aslında, 2006 yılında, yani 2003 SARS salgını sonrasında, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı bünyesinde yeni oluşturulan bir bölüm olan Biyomedikal Gelişmiş Araştırma ve Geliştirme Kurumu (BARDA), tam olarak bunu yapmaya başlamış, ucuz, depolanabilir ve hızlı bir şekilde yaygınlaştırılabilir basit bir cihaz tasarımı geliştirmişti. Ayrıca, BARDA uzmanları ABD Kongresi’ne sunduğu projede, mevcut solunum cihazı teknolojisinin çok hantal, pahalı ve teknik olarak kullanımı zor olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.

İhtiyaç duyduğumuz basit, ucuz ve kullanıcı dostu cihazlar yerine pahalı, hantal ve kullanımı zor cihazlar üretiyoruz

Bundan kısa bir süre sonra, başka bir özel şirket ile, ucuz ve kullanılabilir bir solunum cihazı geliştirmesi için birkaç milyon dolarlık bir hükümet sözleşmesi imzalandı ve 2011 yılında ABD hükümet yetkililerine cihazın bir prototipi sunuldu. Sonrasında, 2012 yılında bu şirket, rekabet yasası ile ilgili konuları gündeme getiren daha geniş bir endüstride tekelleşme sürecinin bir parçası olarak “geleneksel” solunum cihazları üreten büyük bir tıbbi cihaz üreticisi tarafından satın alındı. Prototip projesi sona ererken, hükümet yetkilileri ve diğer cihaz üreticileri arasındaki sözleşmenin asıl amacının şirketlerin devredilmesine dair olduğuna yönelik şüpheler doğdu.

Buluşlara kaynak aktarma konusunda piyasa güçlerine karşı beslediğimiz güven nedeniyle bugün gerçekten ihtiyaç duyduğumuz basit, ucuz ve kullanıcı dostu cihazlar yerine pahalı, hantal ve kullanımı zor cihazlar üretiyoruz. ABD hükümeti bir yandan böyle bir cihaz geliştirmeye çalışırken bir yandan da kâr odaklı düşündüklerinden kendi çıkarları halk sağlığı çıkarlarına ters düşen özel şirketlere güveniyor.

Solunum cihazlarının koronavirüs salgını karşısındaki bu felaket durumu, özellikle halk sağlığı gibi temel alanlarda, teknoloji ve yenilik ile neyi kastettiğimizi ve onu nasıl yönlendirdiğimizi yeniden düşünmemiz gerektiğini açıkça ortaya koydu. Ayrıca, teknolojiyi daha kârlı ve daha karmaşık hale getirmek yerine; daha uygun fiyatlı, üretimi ve bakımı daha kolay ve kullanımı daha kolay hale getiren yenilikleri teşvik etmek için yeni uluslararası mekanizmalara ihtiyacımız var. Bir yüzyıl önce icat edilen bir teknoloji, dünyadaki birçok ülkenin erişemeyeceği bir yerde olmamalı. Bunu şimdi acı bir şekilde öğreniyoruz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus