İSTANBUL (Medyascope, The Guardian) – İsrail’in Lübnan’daki operasyonları, ABD ile İran arasındaki müzakereleri çıkmaza soktu. The Guardian’da yayınlanan analize göre ABD-İran müzakerelerinin en büyük engeli sonbaharda erken seçimle yüzleşecek olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu.
ABD ile İran arasındaki müzakereler, İsrail’in Lübnan’daki askeri tırmanışı nedeniyle yeniden krize girdi. İran, İsrail’in Beyrut’un güneyini bombalama tehdidinin ardından ABD ile görüşmeleri askıya aldığını açıkladı. Krizin odağındaki isim ise sonbaharda erken seçimle yüzleşecek ve üstelik yargılandığı dava hâlâ süren Netanyahu. Peki, ABD-İran müzakerelerinin en büyük engeli gerçekten Binyamin Netanyahu mu? The Guardian’dan Andrew Roth araştırdı.
Netanyahu neden müzakereleri tehlikeye atıyor?
Axios’a konuşan bir ABD’li yetkiliye göre Donald Trump, Netanyahu’ya Beyrut’u bombalama tehdidini hayata geçirmesi halinde İsrail’in dünyada daha da yalnızlaşacağını söyledi. İki kaynak, Trump’ın Netanyahu’ya yolsuzluk davası sürecinde verdiği desteği hatırlattığını ve onu nankörlükle suçladığını aktardı.
Bir ABD’li yetkili, Trump’ın şunları söylediğini aktardı:
“Sen delirmişsin. Ben olmasaydım hapiste olurdun. Kıçını ben kurtarıyorum. Artık herkes senden nefret ediyor. Bu yüzden herkes İsrail’den nefret ediyor.”
Görüşme hakkında bilgilendirilen ikinci bir kaynak da Trump’ın çok öfkeli olduğunu ve bir noktada şöyle bağırdığını söyledi:
“Ne bok yediğini sanıyorsun?
Trump daha sonra ABC News’e “Bugün küçük bir aksaklık oldu, ancak muhtemelen daha önce fark ettiğiniz gibi, bunu çok hızlı bir şekilde düzelttim” dedi.
İlgili haberler
Seçim hesabı mı, savaş stratejisi mi?
Netanyahu, İsrail Başbakanı olarak beşinci ABD başkanıyla çalışıyor. Her birinin sabrını zorladığıyla biliniyor ancak bu kez baskı alışılmışın ötesinde. Knesset, İsrail parlamentosunu feshedecek yasanın ilk okumada 106-0 oylamasıyla geçtiğini açıkladı. Erken seçim sonbahar için bekleniyor.
Netanyahu’nun İran liderliğine yönelik başarılı saldırıların ardından yükselen kamuoyu desteği, savaşın uzamasıyla birlikte geriledi. Ortadoğu’da eski ABD danışmanı Ilan Goldenberg, durumu şöyle özetledi:
“Seçime götürecek bir hikâyesi yok. Lübnan’da zafer kazanması ya da en azından hâlâ savaştığını anlatması gerekiyor”
Goldenberg’e göre Netanyahu için “Bu bitti, tehditlerin hiçbirini ortadan kaldıramadım” demek, “Tam zafer için savaşmaya devam ediyorum” demekten çok daha kötü bir seçim mesajı.

Hürmüz Boğazı krizinin ekonomik bedeli ne?
İran, Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutarak küresel petrol ticaretinin yüzde yirmisi üzerinde baskı kuruyor. Bu hamleyle ABD’ye ekonomik baskı uygulamayı ve müzakerelerde avantaj elde etmeyi hesaplıyor. Roth, ABD’nin uyguladığı ambargonun İran ekonomisini de köşeye sıkıştırdığını söylüyor. Petrol sektörü ve rejimin temel gelir kaynakları tehdit altına girdi.
Netanyahu’nun Lübnan’daki operasyonları sürdürüp sürdürmeyeceği, İran için kırmızı çizgi olmaya devam edip etmeyeceği henüz netleşmedi. Roth, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasının masadaki olası bir koz olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Ancak Obama döneminde bu adımı sert biçimde eleştiren Trump’ın aynı yola başvurmaya sıcak bakmadığı belirtiliyor.
Trump ise anlaşmanın yakın olduğunu yineledi:
“Birkaç noktayı daha halletmem gerekiyor. İhtiyacımız olanı alacağız.”







