İSTANBUL (Medyascope) – Fas kıyısındaki İspanyol toprağı Ceuta’ya iki gün içinde 50 ila 60 bin göçmenin gelmesinin yankıları sürüyor. Peki bu kitlesel geçiş nasıl başladı, Fas olanlara göz mü yumdu, İspanya neden sınıra asker gönderdi ve Ceuta’da ne oldu? İşte Ceuta’daki göçmen krizine dair bilmeniz gerekenler.
Fas’ın kuzey kıyısındaki İspanyol toprağı Ceuta, son yılların en büyük kitlesel göç hareketlerinden birine sahne oldu. 30-31 Ağustos’ta yaklaşık 50 ila 60 bin göçmen Ceuta’ya ulaşmak için sınır hattına geldi. Bazıları yüksek sınır çitlerini aşmaya çalıştı, bazıları ise denizden yüzerek veya küçük teknelerle Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya geçti.
Ceuta’da ne oldu? Ceuta’nın nüfusu yalnızca 84 bin. Yetkililerin açıklamalarına göre üç gün içerisinde kente 60 bin göçmen geldi. İspanya İçişleri Bakanlığı gelenlerin 48 binden fazlasının Fas’a geri döndüğünü açıkladı.
İki gün içinde ortaya çıkan bu hareketlilik, 2015’teki Avrupa göç krizinin en yoğun dönemlerindeki geçişlerin dahi üzerine çıktı.
İspanya hükümeti sınır güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeye askerî birlikler gönderdi, hava ve deniz desteğini artırdı ve kıyılarda görev yapmak üzere dalgıç ekipleri konuşlandırdı. Avrupa Birliği (AB) de sınır ve sahil güvenlik kurumu Frontex aracılığıyla destek sağlamayı teklif etti.
İspanyol yetkililer ayrıca yeni deniz geçişlerini önlemek amacıyla Fas ile Ceuta arasındaki deniz duvarının yakınına yüzer bariyer yerleştirmeye başladı.
Peki Ceuta’da ne oldu? Gelin hep birlikte anlamaya çalışalım.
Bilmeniz gerekenler
İçindekiler
- Ceuta nerede ve neden İspanya’ya bağlı?
- Ceuta’da ne oldu? Göçmenler Ceuta’ya nasıl ulaşmaya çalıştı?
- Son kitlesel geçiş nasıl başladı?
- Mahkeme kararı göçmenleri harekete geçirmiş olabilir mi?
- Fas’taki güvenlik göçmenleri göçmenlerin geçişine izin mi verdi?
- Fas, İspanya’ya siyasî mesaj mı veriyor?
- Fas daha önce göçmenleri İspanya’ya karşı kullandı mı?
- Ceuta’ya geçen göçmenlere ne oluyor?
- İspanya neden orduyu sınıra gönderdi?
- Ceuta’da yaşananlar İspanya siyasetini nasıl etkiledi?
- Aşırı sağcılar Ceuta’daki göçmen krizini nasıl kullanıyor?
- Ceuta krizi neden yalnızca bir göç meselesi değil?
Ceuta nerede ve neden İspanya’ya bağlı?
Ceuta, Fas’ın kuzey kıyısında yer alan yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda küçük bir yarımada.

Afrika kıtasında bulunmasına rağmen yüzyıllardır İspanya tarafından yönetiliyor ve ülkenin özerk şehirlerinden biri.
Ceuta ile Fas kıyılarının daha doğusundaki Melilla, Afrika anakarasında bulunup resmen Avrupa Birliği’ne bağlı olan iki şehir konumunda. Bu iki bölge aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Afrika ile sahip olduğu tek kara sınırını oluşturuyor.
Ceuta’yı Fas’tan ayıran sınırda yüksekliği yaklaşık altı metreyi bulan çift katlı tel örgüler, hareket sensörleri, gözetleme kuleleri ve İspanyol polisinin yanı sıra paramiliter güvenlik güçleri bulunuyor. Ancak yoğun güvenlik önlemlerine rağmen Ceuta, uzun yıllardır Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin en önemli geçiş noktalarından biri.

Ceuta’da ne oldu? Göçmenler Ceuta’ya nasıl ulaşmaya çalıştı?
Ceuta’ya ulaşmak isteyen göçmenler farklı yollar kullanıyor.
Bazıları sınır çitlerini koşarak ve tırmanarak geçmeye çalışıyor. Bazıları ise tel örgüleri kesmek için demir makası benzeri aletler kullanıyor. Deniz yolunu tercih edenler, sınır çitinin denize uzandığı bölgenin çevresinden yüzüyor veya Fas kıyılarından küçük teknelerle Ceuta’ya ulaşmaya çalışıyor.
Bu girişimlerin çoğu hareket sensörleri, gözetleme kuleleri ve sınır devriyeleri tarafından tespit ediliyor. Ancak çok sayıda kişinin aynı anda sınıra yöneldiği kitlesel geçişlerde güvenlik güçleri sınırı kontrol etmekte zorlanabiliyor.
2021’de iki gün içinde 10 binden fazla kişi Ceuta’ya geçmişti. Bir yıl sonra Melilla’ya yönelik kitlesel bir geçiş girişiminde yaşanan izdihamda en az 23 kişi hayatını kaybetmişti. Yıllar içinde Ceuta ve Melilla’ya denizden ulaşmaya çalışan çok sayıda göçmen de yaşamını yitirdi.
Son kitlesel geçiş nasıl başladı?
Son geçişlerin kesin nedeni henüz bilinmiyor.
Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex’in Sözcüsü Krzysztof Borowski, hareketliliğin neden başladığına veya bu kadar kısa sürede nasıl yayıldığına ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu söyledi.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, insan kaçakçılığı ağlarının göçmenleri İspanya’da kalmalarının kolay olacağına inandırdığını ifade etti. İspanya ve Avrupa’daki aşırı sağ partiler, Sánchez hükümetinin göçmenlere yönelik politikalarının kitlesel geçişleri teşvik ettiğini ileri sürdü.
Bazı göçmenler ise Fas güvenlik güçlerinin kendilerini durdurmak yerine sınır yönüne geçmelerine izin verdiğini anlattı. Bu iddialar, krizin yalnızca düzensiz göç hareketi değil, Fas ile İspanya arasındaki siyasi ilişkilerle bağlantılı bir gelişme olabileceği tartışmasını da beraberinde getirdi.
Mahkeme kararı göçmenleri harekete geçirmiş olabilir mi?
Sánchez hükümetine göre hareketliliğin başlamasında, İspanyol yargısının kısa süre önce verdiği bir kararın sosyal medyada yanlış aktarılması etkili oldu. İspanyol mahkemeleri, deniz yoluyla Ceuta veya Melilla’ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin hangi koşullarda derhal sınır dışı edilebileceğine ilişkin kısıtlamalar getirdi.
Bu kararın ardından sosyal medyada, Ceuta’ya denizden ulaşanların artık Fas’a geri gönderilemeyeceği yönünde mesajlar dolaşıma girdi.
Sánchez, insan kaçakçılığı ağlarının bu mesajları kullanarak göçmenlere İspanyol topraklarında kolaylıkla kalabilecekleri izlenimi verdiğini savundu.
Faslı sol siyasetçi Abdullah Abaakil de sosyal medyada yayılan mesajların göçmenler açısından bir “çekim etkisi” yarattığını söyledi. Fas merkezli Policy Center for the New South düşünce kuruluşundan Rachid El Houdaigui ise kaçakçılık ağlarının mahkeme kararına ilişkin bilgileri birkaç gün içinde kullanmaya başladığını belirtti.
Mahkeme kararı ve sosyal medya mesajları, on binlerce kişinin neden aynı anda sınır hattına ulaşabildiğini tek başına açıklamıyor.
Fas’taki güvenlik göçmenleri göçmenlerin geçişine izin mi verdi?
Ceuta sınırının Fas tarafı normal koşullarda sıkı biçimde kontrol ediliyor.
Fas güvenlik güçleri, göçmenlerin sınıra yaklaşmasını engelliyor ve geçiş hazırlığı yaptığı düşünülen grupları bölgeden uzaklaştırıyor. Ancak son yaşananlarda bazı göçmenler, Fas polisinin kendilerini durdurmadığını, hatta sınırın bulunduğu yönü gösterdiğini anlattı.
26 yaşındaki Youssef Alaoui, grubuyla birlikte sınıra yaklaşırken Faslı polislerin kendilerine “O tarafa gidin” dediğini söyledi. Bu anlatımlar, Fas yönetiminin güvenlik önlemlerini bilinçli biçimde gevşettiği ve göçmenlerin sınır bölgesine ulaşmasına izin verdiği iddialarını güçlendirdi.
Barselona’daki Pompeu Fabra Üniversitesi’nde Ceuta ve göç üzerine çalışan Lorenzo Gabrielli, yaklaşık 50 bin kişinin tek bir gün içinde sınırı geçmeye çalışmasının Fas yönetiminin dahli olmadan mümkün görünmediğini savundu. Gabrielli’ye göre olay, Fas’ın geçmişte İspanya üzerinde siyasi baskı kurmak amacıyla göç hareketlerini kullandığı öne sürülen dönemleri hatırlatıyor.
Fas hükümeti ise kitlesel geçişlere ilişkin resmî bir açıklama yapmadı.
Fas, İspanya’ya siyasî mesaj mı veriyor?
Fas’ın sınır kontrollerini bilinçli olarak gevşetmiş olabileceğini düşünen uzmanlar, Madrid ile Rabat arasındaki bölgesel rekabete dikkat çekiyor.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, temmuz ayında Fas’ın bölgedeki en önemli rakiplerinden biri olan Cezayir’i ziyaret etmişti. İspanya Dışişleri Bakanı da daha önce Cezayir’e gitmiş ve bu ülkeden daha fazla doğalgaz ithal edilmesi konusunu görüşmüştü.
Bazı uzmanlara göre Fas, İspanya’nın Cezayir ile ilişkilerini güçlendirmesini engellemek veya Madrid’e bunun siyasi maliyetini göstermek amacıyla göçmenlerin Ceuta’ya yönelmesine göz yummuş olabilir.
Ancak bu görüşe katılmayan Faslı uzmanlar da var.
Fas’taki Sidi Mohamed Ben Abdellah Üniversitesi’nden Said Saddiki, Rabat yönetiminin Ceuta yakınlarında düzenlenen Taht Günü kutlamaları sırasında böylesine büyük bir göç krizini bilinçli biçimde teşvik etmesinin mantıklı olmayacağını söyledi.
Kutlamaların Fas’ın ekonomik başarılarını öne çıkarmayı amaçladığını belirten Saddiki, bu mesajı zayıflatacak bir krizin teşvik edilmesinin çelişkili olacağını savundu.
Saddiki ayrıca İspanya ile Cezayir arasındaki ilişkilerin iyileşmesinin, Fas’ın böylesine riskli bir hamle yapması için yeterli gerekçe oluşturduğuna dair kanıt bulunmadığını söyledi.
Fas daha önce göçmenleri İspanya’ya karşı kullandı mı?
Ceuta sınırı, uzun süredir İspanya ile Fas arasındaki ilişkilerde bir pazarlık unsuru olarak görülüyor. 2021’de 10 binden fazla kişinin iki gün içinde Ceuta’ya geçtiği kriz sırasında İspanyol yetkililer, Fas’ın göçmenlerin hareketlerini bir tür siyasi para birimi gibi kullandığını savunmuştu.
Bu değerlendirmeye göre Fas, sınır güvenliği konusundaki işbirliğini artırma veya azaltma yoluyla İspanya’dan ekonomik ve siyasi tavizler elde etmeye çalışıyordu. 2021’deki kitlesel geçişin başlamasından saatler sonra İspanya, Fas’a sınır güvenliğinde kullanılmak üzere 30 milyon euroluk yardım yapılmasını onaylamıştı.
İspanya açısından Fas ile iyi ilişkiler kurmak yalnızca diplomatik bir tercih değil, aynı zamanda düzensiz göçü sınırlandırmanın temel araçlarından biri.
Çünkü Ceuta’ya ulaşmak isteyen kişilerin sınır hattına gelmesini önleyen asıl güç, çoğu zaman İspanyol güvenlik birimlerinden önce Fas polisi oluyor.
Ceuta’ya geçen göçmenlere ne oluyor?
Ceuta, Avrupa Birliği ve Schengen Bölgesi’nin parçası olsa da şehirde özel seyahat kuralları uygulanıyor.
Ceuta’ya ulaşan göçmenler otomatik olarak İspanya anakarasına veya diğer Avrupa Birliği ülkelerine geçiş hakkı kazanmıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine göre son kitlesel geçişte Ceuta’ya ulaşanlardan hiçbiri İspanya anakarasına veya başka bir AB ülkesine geçemedi.
Geçmişte sınırı geçen çok sayıda göçmen kısa sürede Fas’a geri gönderiliyordu ancak İspanya Yüksek Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararı, denizde yakalanan göçmenlerin durumları değerlendirilmeden doğrudan geri gönderilmesini yasakladı.
Göçmenler, işlemleri tamamlanana kadar Ceuta’daki geçici kabul merkezlerinde tutulabiliyor. İnsan hakları örgütleri, bu merkezlerin aşırı kalabalık, sağlıksız ve yetersiz koşullara sahip olduğunu uzun süredir dile getiriyor.
Ceuta yönetiminin bir sözcüsü, İspanya’nın düzensiz yollarla şehre giren göçmenleri ayrılmaya teşvik edeceğini söyledi. Yetkililer ayrıca göçmenlere yiyecek veya barınma imkânı sağlanmadığını açıkladı.

İspanya neden orduyu sınıra gönderdi?
İki gün içinde on binlerce kişinin sınır hattına yönelmesi, Ceuta’daki polis ve sınır güçlerinin kapasitesini aştı. İspanya hükümeti bunun üzerine askerî birlikleri bölgeye sevk etti. Hava ve deniz gözetimi artırıldı, dalgıç ekipleri kıyılarda devriye gezmeye başladı.
Başbakan Sánchez de Ceuta sınırına giderek hükümetin ülkeye “düzensiz” biçimde giren kişilerin geri gönderilmesi için mümkün olan her şeyi yaptığını söyledi. Avrupa Birliği, ihtiyaç duyulması halinde Frontex personeli ve ekipmanıyla İspanya’ya destek vermeye hazır olduğunu bildirdi.
Fas güvenlik güçleri de Ceuta sınırına yakın Fnideq kentinin çevresine konuşlandırıldı. Bölgede cuma günü göçmenlerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı.
Ceuta’da yaşananlar İspanya siyasetini nasıl etkiledi?
Ceuta’daki göçmen krizi, İspanya’da göç politikası üzerinden uzun süredir devam eden tartışmaları daha da sertleştirdi. Sánchez, İspanya’yı göçmenlere açık ve çok kültürlü bir ülke olarak göstermeye çalışıyor. Hükümeti, özellikle İspanyolca konuşan Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmenlere yönelik daha kapsayıcı bir tutum benimsiyor.
Sánchez hükümeti ayrıca ülkede belgesiz yaşayan bir milyondan fazla kişinin yasal statü elde etmek için başvuru yapmasına imkân tanıyan bir düzenlemeyi hayata geçirdi.
Sağ ve aşırı sağ partiler, bu politikanın Avrupa’ya düzensiz yollarla ulaşmak isteyenler açısından teşvik edici olduğunu savunuyor.
Fransa’daki aşırı sağcı siyasetçi Jordan Bardella, Sánchez’in yüz binlerce belgesiz göçmenin statüsünü yasallaştırarak “Avrupa’nın kapılarını açtığını” ileri sürdü.
Sánchez ise İspanya’ya düzensiz göçün son yıllarda İtalya ve Yunanistan’dan daha düşük olduğunu belirterek bu suçlamaları reddetti.
Aşırı sağcılar Ceuta’daki göçmen krizini nasıl kullanıyor?
İspanya’daki aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal, Ceuta’daki kitlesel geçişleri “işgal” olarak nitelendirdi. Abascal, Sánchez hükümetinin göçmenleri bilinçli olarak ülkeye davet ettiğini öne sürdü. Göçmenlerin suçlu, tecavüzcü veya gelecekte sol partilere oy verecek kişiler olabileceğini iddia etti ancak bu suçlamaları destekleyen herhangi bir kanıt sunmadı.
Avrupa’nın farklı ülkelerindeki aşırı sağcı siyasetçiler de Ceuta’daki görüntüleri göç politikalarına karşı bir propaganda aracı olarak kullandı. ABD’de Trump yönetimi de gelişmelerden “kitlesel göçe imkân tanıyan aşırı solcu ve küreselci politikaları” sorumlu tuttu.
Buna karşılık göçmen hakları savunucuları, Sánchez hükümetini Ceuta’da sert güvenlik önlemleri uygulamak ve göçmenleri temel ihtiyaçlardan mahrum bırakmakla eleştirdi.
Böylece hükümet, bir taraftan sağ muhalefetin sınırları yeterince korumadığı suçlamalarıyla, diğer taraftan insan hakları örgütlerinin aşırı sert davrandığı eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.
Ceuta krizi neden yalnızca bir göç meselesi değil?
Ceuta’daki gelişmeler, sınır güvenliğinin ötesinde İspanya-Fas ilişkileri, Avrupa’nın göç politikası ve kıta genelindeki aşırı sağın yükselişi açısından da önem taşıyor.
Birincisi, kriz Fas’ın düzensiz göçü İspanya üzerinde diplomatik baskı kurmak için kullanıp kullanmadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. İkincisi, İspanya’nın göçmenlerin statülerini yasallaştırmaya yönelik politikalarının Avrupa’ya yeni geçişleri teşvik edip etmediği tartışmasını büyüttü.
Üçüncüsü, Avrupa Birliği’nin Afrika’daki tek kara sınırlarının ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Dördüncüsü, Ceuta’ya ulaşan göçmenlerin Avrupa içinde serbestçe hareket edememesi, bölgenin Avrupa Birliği içindeki istisnai konumunu bir kez daha ortaya koydu.
Son olarak kriz, göçün hem Avrupa’da hem de ABD’de iç siyasi mücadelelerin temel araçlarından biri haline geldiğini gösterdi.
Ceuta’ya yönelik son kitlesel geçişin nasıl organize edildiği ve Fas yönetiminin olaylarda doğrudan rol oynayıp oynamadığı henüz kesinleşmedi. Ancak on binlerce kişinin kısa süre içinde sınır hattına ulaşabilmesi, Ceuta’nın yalnızca Avrupa’ya açılan bir kapı değil, Fas ile İspanya arasındaki siyasi pazarlığın da en hassas noktalarından biri olduğunu yeniden gösterdi.
Kaynak: New York Times







