Ekonomi Tıkırında (69): Ekonomi şöyle böyle

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ekonomi Tıkırında’nın 69. programında Sedat Pişirici, çeşitli verilerin ışığında ekonomik durumu, vatandaşın davranışını ve hükümetin performansını değerlendirdi.

Yayına hazırlayan: Egemen Gök

İyi günler.

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta mayıs ayının enflasyon verilerini açıkladı. Enflasyon mühim, verileri hatırlayalım. Tüketici fiyatlarında yıllık yüzde 11,39  aylık yüzde 1,36 oranında artmış, üretici fiyatlarında yıllık yüzde 5,53, aylık yüzde 1,54 oranında yükselmiş enflasyon. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları enflasyonunda yıllık yüzde 12,87, aylık yüzde 0,24 oranında artış görülmüş.

Yıllık enflasyon artışı nisan ayında, tüketici fiyatlarında yüzde 10,94, üretici fiyatlarında yüzde 6,71, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarında ise yüzde 11,28’di. 

Tüketici fiyatları enflasyonunda yıllık en yüksek artış yüzde 21,41 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 20,86 ile çeşitli mal ve hizmetler ve yüzde 14,45 ile konutta gerçekleşmiş. 

Yanı sıra giyim ve ayakkabı fiyatları enflasyonu yüzde 7,68, ulaştırma fiyatları enflasyonu %6,69, eğlence ve kültür hizmetleri fiyatlarının enflasyonu ise yüzde 3,74 oranında artmış.

Tüketici fiyatları enflasyonunda aylık en yüksek artış ise yüzde 6,85 ile giyim ve ayakkabıda 

yüzde 3,30 ile ulaştırmada yaşanmış.

Mayıs ayında tüketici fiyatları endeksinde kapsanan 418 maddeden 66’sının ortalama fiyatı düşerken, 70 maddenin ortalama fiyatı değişmemiş 282 maddenin (yani tüketici fiyatları endeksinin yüzde 67’sinin) ortalama fiyatı ise artmış.  

Üreti̇ci̇ fi̇yatları enflasyonunun ayrıntılarına bakalım. Sanayinin dört ana sektöründe 

yıllık enflasyonu artışı elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 14,49, su temininde yüzde 6,61, imalat sanayiinde yüzde 4,98, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,63.

Ana sanayi gruplarında yıllık enflasyon ise dayanıklı tüketim malında yüzde 14,90 oranında artmış ne bunlar, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, televizyon, bilgisayar, cep telefonu, mobilya, otomobil. sermaye malında yüzde 10,27 oranında artmış Bunlar ne, mal ve hizmet üretiminde kullanılan makine ve ekipman.

Dayanıksız tüketim malında yüzde 9 oranında artmış üretici fiyatları enflasyonu. Bunlar ne, temel gıda maddeleri.  Ara malında yüzde 6,09 oranında artmış. Bunlar ne,sermaye malı üretiminde kullanılan malzeme ve ekipman.

Azalan bir şey var mı? Var. Enerjide yüzde 11,92 oranında azalmış üretici fiyatları enflasyonu.

Yurtiçi üretici fiyatlarında yıllık enflasyon oranları sektörlere göre incelendiğinde ise 

gıda ürünleri üretici fiyatları enflasyonunun yüzde 10,20 oranında yükseldiği, 

temel eczacılık ürünleri fiyatlarındaki enflasyonunun yüzde 14,10 oranında arttığı, 

elektrik ve gaz üretim ve dağıtım fiyatlarındaki enflasyonundaki artışın da yüzde 14,49 olduğu görülüyor.

Bu veriler burada dursun. 

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Millet Bahçesi inşaat alanında düzenlenen Millet Bahçeleri Toplu Açılış Töreni’nde konuştu. Millet bahçeleri için “İki yıl önce 13 tane açmıştık bugün 10 tane daha açtık. Cumhuriyetin 100. yılına girerken 81 ile 81 milyon metrekare millet bahçesi kazandıracağız” dedi.

Sonra lafı ekonomiye getirdi, “salgın döneminde herkes kendi içine kapanırken, gelişmiş ülkeler arasında bile maske savaşları yaşanırken hem vatandaşa sahip çıktıklarını hem de 102 ülkeye el uzattıklarını” iddia etti.

Ardından da “Bazıları çıkıp garip garip şeyler konuşuyor, ekonomi şöyle, ekonomi böyle” diye devam etti.

Doğrudur. Ekonomi şöyle böyle.

Mesela enflasyon şöyle: Tüketici fiyatlarında yüzde 11,39  gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarında yüzde 12,87.

Mesela işsizlik böyle: Şubat 2020 itibariyle işsizlik oranı yüzde 13,6, resmi işsiz sayısı 4 milyon 228 bin, iş bulmaktan umudunu kesmiş olanların sayısı 1 milyon 107 bin, iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısı 3 milyon 207 bin, kayıtlara “ücretsiz aile işçisi” olarak geçirilenlerin sayısı 2 milyon 224 bin, kayıtlara “ev işleri ile meşgul” diye geçirilenlerin sayısı 11 milyon 222 bin. Bunlar hep Türkiye İstatistik Kurumu verisi.

Mesela bizzat Erdoğan’ın 18 Mayıs 2020 Pazartesi akşamı, kabine toplantısından sonra bizzat açıkladığı üzere yoksulluk şöyle: Türkiye’deki dar gelirlilerin sayısı 5 milyon 500 bin.

Mesela reel ekonomi böyle: 268 bin 717 firma “zor durumdayım, maaşlarını ödeyemiyorum” diyerek, 3 milyon 44 bin 420 sigortalı çalışanı için “kısa çalışma ödeneği” talep etti.

Mesela milli gelir şöyle: Kişi başı 8 bin dolar.

Mesela dış borç böyle: 437 milyar dolar.

Mesela ekonomik güven şöyle: “Faiz sebep enflasyon netice” diye ısrar edip Merkez Bankası başkanı değiştirilip faizin her ay indirilmesine rağmen, rasyo masyo deyip gözdağı verilmesine karşın kamu bankaları dışında düşük faiz ile hatta bırakın düşüğünü piyasa faizi ile kredi verecek özel banka bulunamıyor. Merkez Bankası devreye sokulup yatırım yapmaya söz verene kredi verileceği ilan ediliyor. Yatırım sözü isteniyor çünkü, hangi türden kredi olursa olsun, bu bankadan kredi alanın öteki bankaya gidip parayı dövize yatırdığı görülüyor. Bankalardaki döviz mevduatı TL mevduattan yüksek. Döviz kuru yükseldikçe ekonominin dengeleri yerinden oynuyor.

Listeyi uzatmak mümkün. Lakin, ekonomi güven ister. Ekonomi istikrar ister.

Ama mesela, önce sokağa çıkma yasağı yok deniliyor. Herkes planını, tedarikini bu bilgiye göre yapıyor. Sonra gece yarısı sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor, herkes pert. Sonra sokağa çıkma yasağı iptal ediliyor, herkes şaşkın. Güvensen kime güveneceksin? Arasan, istikrarı nerede bulacaksın?

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta, Türkiye Sağlık Araştırması’nın 2019 yılı verilerini açıkladı. Geçen yıl en çok faydalanılan koruyucu hizmet, tansiyon ölçtürmeymiş. 15 yaş ve üstü bireylerden tansiyon ölçtürenlerin oranı 2019 yılında yüzde 50,8.

Bireylerin faydalandığı koruyucu hizmetlerden 2016 yılına göre en çok artış gösteren ise kan şekeri ve kolesterol ölçümüymüş. Kan şekerini ölçtürenlerin oranı yüzde 37,6’dan yüzde 44,4’e. Kolestrolünü ölçtürenlerin oranı yüzde 34,4’ten yüzde 41,2’ye yükselmiş. Milletin tansiyonu fırlamış şekeri düşmüş.

Salgında 102 ülkeye destek veren hükümet millete söz verdiği halde haftada beş adet ücretsiz maske dağıtmayı becerememiş.

Sonra hükümetin başı diyor ki 81 ile 81 milyon metrekare millet bahçesi.

Önümüz yaz, eğer yatıp yuvarlanarak karnınız doyacaksa, vallahi büyük hizmet.

İyi günler…

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus