HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, yürüyüşle ilgili konuştu: “HDP üzerinden kutuplaşma yaratmaya çalışanlar, buna en büyük engelin HDP olduğunu bilmeli”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Diyarbakır’da yaptığı açıklamada Hakkâri ve Edirne’den Ankara’ya yapacakları yürüyüşü anlatan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “HDP üzerinden provokasyon hazırlıkları yapanları uyarıyorum. HDP hiçbir provokasyona malzeme vermez, hiçbir provokasyona da gelmez” diye konuştu.

Diyarbakır’a gelen Sancar, Demokratik Toplum Kongresi’ni (DTK) ziyaret ederek basın toplantısı düzenledi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eş genel başkanları Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, HDP milletvekilleri ve yöneticilerin bulunduğu toplantıda konuşan Sancar, yapacakları yürüyüş ile ilgili de bilgi verdi.

“Vekilliklerin düşürülmesi siyasi darbe operasyonudur”

Milletvekillerinin vekilliğinin düşürüp tutuklanmalarını siyasi darbe olarak gördüklerini söyleyen Sancar, “Aynı kayyım uygulamaları gibi milletvekillerinin düşürülmesi de bir siyasi darbe operasyonudur. Darbeler sadece tank ve toplarla yapılmaz. Darbeler, yargı eliyle, iktidarın baskı yöntemleriyle de gerçekleşir. Bunlara siyasi darbe diyoruz. Bütün darbeciler ister tankla topla yönetime el koysunlar ister diğer yöntemleri kullansınlar, önce halkın iradesine yönelirler, halkın iradesini yok sayacak eylemler, işlemler yaparlar” dedi.

“Bu mücadele bir haysiyet mücadelesidir”

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Daha önce de söyledim, Kürt oldunuz mu zaten ayrımcılığa her an maruz kalabilirsiniz; bir de HDP’li Kürt oldunuz mu bu ayrımcılığın her alanda katlanması artık Türkiye’nin normali haline gelmiştir. Ancak, ne Kürtler ne HDP’liler bu baskılara boyun eğmediler, eğmeyecekler. Bizler hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve zulme karşı dik durmaya devam edeceğiz. Demokratik siyaset mücadelesini büyüterek yürüteceğiz. Bu keyfi iktidarı, bu zalim uygulamaları, bu ayrımcı zihniyeti durduracak gücümüz vardır. Bunu yakın zamanda seçimlerde de gösterdik. 7 Haziran 2015, AKP’nin kurulduktan sonra ilk defa 13 yıllık geçmişinde mutlak çoğunluğu kaybettiği bir seçim olmuştur. 31 Mart yerel seçimlerinde de bu iktidarı durduracağımızı söylemiştik ve bunu başardık. Korkuları bundan. Faşizan yöntemlerle otoriterliği pekiştirmek için her yolu kullanan bu iktidarı durdurabilecek en etkili güç HDP ve birlikte hareket ettiği tüm bileşenler ile kongrelerdir. Kürt halkının kararlı mücadelesi demokrasi içindir, özgürlük içindir, eşitlik içindir ama aynı zamanda bütün bunların üst başlığı olarak bu mücadele bir haysiyet mücadelesidir. İradeye saldırı, bir halkın iradesine saldırmak haysiyetine saldırmaktır. Bir halkın kimliğine saldırmak haysiyetine saldırmaktır. Ama Kürt halkı haysiyetini korumayı, haysiyeti için sonuna kadar mücadele etmeyi bilmiştir. Bu mücadeleyi sürdürecek inanca, azme ve kararlılığa sahiptir.”

“HDP demokratik siyaset zemini dışında hiçbir yerde olmayacaktır”

Sancar, Hakkâri ve Edirne’den Ankara’ya başlatacakları yürüyüşe dair şunları söyledi: “Halkımızla buluşmak istiyoruz. Türkiye halklarının buluşmasını istiyoruz. Buna katkı sunacağına inandığımız demokratik mücadele yöntemlerini de hayata geçireceğiz. HDP demokratik siyaset zemininde kararlı mücadelesini sürdürecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Demokratik siyaset zemininin de dışında HDP hiçbir yerde olmayacaktır. Bizim varoluş zeminimizi demokratik siyasettir. Mücadele yöntemlerimiz meşru yöntemlerdir.

“Yürüyüş ülkenin iki ucundan başlayacak”

Yürüyüş meselesini yeniden biraz açayım. Bizim planladığımız yürüyüş uzun mesafe güzergâhları yürümek şeklinde değildir. Şehirlerarası yollarda, yaya yürümek gibi bir metodumuz yoktur. Esas itibarıyla seçilmişlerimiz bu yürüyüşe katılacaktır. İki koldan yapılacaktır. Seçilmişler derken de milletvekilleri, belediye meclis üyeleri, belediye eş başkanları ve il yöneticilerimiz. Elbette bu ekiplerimiz bulundukları şehirlerde halkla buluşacaktır. İki noktadan başlayacak, biri Edirne diğeri Hakkâri. Ülkenin iki ucu. Ankara’da buluşacağımız son nokta. Edirne’de önceki dönemler eş başkanlık yapan Selahattin Demirtaş cezaevinde. Hakkâri ise Leyla Güven’in seçildiği il. Ben Hakkâri’de başlangıçta bulunacağım. Pervin Buldan eş başkanımız da Edirne’den başlangıcı yapacak. Daha sonra araçlarla bir sonraki güzergâha gidecek belirlenmiş heyetlerimiz. O heyetler içerisinde eş başkanlar olmayacak. Bir sonraki şehire gittiklerinde halk buluşmaları yapacaklar, araçlarla gidecekler. Kurumlarla buluşacaklar; hem tutum belgemizi, tutum belgemizdeki çağrıları iletecekler hem de ortak demokratik mücadele zeminini güçlendirmek için çalışmalar yapacaklar. Şehirden şehire bu şekilde gelindikten sonra birkaç gün içinde Ankara’da bir buluşma gerçekleşecek. Ankara’daki buluşma salon ya da açık hava toplantısı şeklinde olacak. Orada da seçilmişler ve yedi bölgenin temsilcileri yer alacak. Ankara’daki toplantıda da bütün bu süreç ile ilgili değerlendirmemizi toplumla, basınla, kamuoyuyla biz eş başkanlar paylaşacağız.”

“Bunca baskı varken HDP’den sessizlik beklemek haksızlık”

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, yürüyüş ile ilgili günlerdir televizyonlarda tartışılan programlarının esas itibarıyla bu şekilde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Ayrıntılar zaten paylaşılacaktır. HDP üzerinden provokasyon hazırlıkları yapanları uyarıyorum. HDP hiçbir provokasyona malzeme vermez, hiçbir provokasyona da gelmez. Güçlü demokratik mücadele birikimini en etkili şekilde değerlendirmesini bilecek bir demokratik olgunluğa sahiptir. Kim ki HDP üzerinden, Kürtler üzerinden toplumda yeni kutuplaşma, çatışma hatları örmeye çalışıyor ise, buna en büyük engelin, buna karşı en güçlü duruşun HDP’den geleceğini bilmesi lazım. HDP bunlara izin vermez, bunlara prim vermez. Ama demokratik mücadele konusunda anayasal haklarını, meşru demokratik haklarını kullanmaktan da vazgeçmez. Bu kadar baskı, keyfilik, bunca faşizan uygulama varken HDP’nin sessiz kalmasını, HDP’nin hareketsiz kalmasını beklemek de haksızlık olur, yanlışlık olur. Biz, tekrar ediyorum, demokratik mücadele programımızı demokratik siyaset zemininde, anayasal haklarımızı demokratik meşru yöntemleri kullanarak gerçekleştireceğiz. Bu bizim hem hakkımızdır hem de halklarımıza karşı görevimizdir. Demokratik tepkiyi bütün demokrasi çevrelerini birlikte örmesini istiyoruz. HDP’yi gayri meşru zeminde göstermeye çalışan iktidar çevrelerinin asıl hukuk dışı ve gayri meşru zeminde olduklarını da biliyoruz. Bizim duruşumuz onların yüzünü daha da açığa çıkaracak.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus