PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif, Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na görüntülü katıldı

DİYARBAKIR (Medyascope) – PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na görüntülü katıldı.

PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif,  Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'na görüntülü katıldı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu düzenliyor. Forumun, “Ortadoğu’da Barışın İmkânları: Tarih, Siyaset ve Toplumsal Dinamikler” paneli, Ali Emiri Konferans Salonu’nda yapıldı. Moderatörlüğünü SAMER Saha Araştırmaları Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç’in yaptığı panele, Demokratik Birlik Partisi (PYD) Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif, Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar ve Doç. Dr. Arzu Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

“Kürtler Ortadoğu’ya örnek olabilir”

Panele görüntülü katılan Prof. Dr. Hamit Bozarslan, Ortadoğu’nun 20. yüzyıl boyunca savaşlarla şekillendiğine dikkat çekerek, bugün yaşanan küresel krizin Soğuk Savaş döneminden daha ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Soğuk Savaş yıllarında gelişmelerin en azından belli ölçüde öngörülebildiğini belirten Bozarslan, “Bugün ise derin bir öngörülemezlik krizi yaşanıyor. Bir gün, iki gün ya da bir hafta sonra ne olacağını kestirmek mümkün değil” dedi.

Bu kriz döngüsünden çıkış için demokratik pedagojinin zorunlu olduğunu vurgulayan Bozarslan, bunun tarih bilinci olmadan mümkün olmayacağını söyledi. Bir tarih felsefesinden değil, toplumsal bilinçlenme sürecinden söz ettiğini ifade eden Bozarslan, demokratik değerlerin ancak böyle bir bilinçle güçlenebileceğini belirtti.

Kürtlerin artık tek başına Ortadoğu’ya barış ve demokratikleşme getirme imkânına sahip olmadığını söyleyen Bozarslan, bugün en temel hedefin Kürtlerin kendi varlığını koruyabilmesi olduğunu kaydetti. Bozarslan, buna rağmen Kürtlerin kendi demokratik deneyimlerini geliştirerek Ortadoğu halkları için örnek oluşturabileceğini ifade etti.

PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif,  Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'na görüntülü katıldı

Doç. Dr. Arzu Yılmaz ise Kürt meselesine ilişkin yürütülen tartışmalarda mevcut süreçte ulaşılabilecek en gerçekçi sonucun “çözümsüzlüğün şiddetten arındırılması” olduğunu söyledi. Entegrasyon tartışmalarının Kürtler açısından “birlik” olarak ele alındığını ancak kendisinin bunu “iç entegrasyon” olarak tanımlamayı tercih ettiğini belirten Yılmaz, “Entegrasyon önerisinin Kürtler için birlik diye tartışılan ve fakat benim iç entegrasyon diye tanımlamayı tercih ettiğim tarafı paralel yürütülmediği durumda, yeni ittifakların geliştiği ve Kürtlerle ittifaka ihtiyaç kalınmayacağı bir momentte bunun Kürtler için ciddi bir risk oluşturduğunu göz önünde tutmak gerekiyor” diye konuştu.

Panele Suriye’den görüntülü katılan PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif de huzurlu, istikrarlı ve özgür bir toplumun ancak kadın özgürlüğüyle mümkün olabileceğini söyledi. Kadınların kendi iradesini temsil edebildiği, kendini ifade edebildiği ve kültürünü geliştirebildiği toplumsal bir yapının inşa edilmesi gerektiğini belirten Yusif, bunun temel koşulunun toplumsal barış olduğunu ifade etti. Halklar arasındaki düşmanlığı, kutuplaşmayı ve farklı kimlikleri tanımayan merkezi devlet anlayışını aşmayı hedeflediklerini belirten Yusif, “Her şeyden önce bu zihniyeti toplumumuzun içinden söküp atmalıyız” dedi.

PYD Başkanlık Konseyi Üyesi Hediye Yusif,  Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'na görüntülü katıldı

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar ise Kürtlerin I. ve II. Dünya savaşları sonrasında dünya haritasında siyasi bir aktör ve kimlik olarak yer almadığını, ancak Soğuk Savaş sonrası dönemde Ortadoğu siyasetine güçlü bir şekilde dahil olduğunu söyledi. Çandar, “Bugün artık Kürtlersiz bir Ortadoğu’dan söz etmek mümkün değil” dedi.

Kürtlerin bölgesel ve uluslararası siyasette belirleyici bir aktör hâline geldiğini belirten Çandar, bunun sınır değişikliği ya da bağımsız bir Kürt devletinin kurulması anlamına gelmediğini ifade etti. Çandar, Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde kendilerini temsil eden ve aidiyet hissedebilecekleri bir siyasal yapının oluşmasına kadar mücadelenin süreceğini kaydetti.

Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Çandar, bugün gelinen noktada entegrasyon sürecinin devam ettiğini söyledi. Bu entegrasyonun Kürtlerin teslimiyeti anlamına gelmediğini vurgulayan Çandar, aksine Kürtlerin yeni kurulmakta olan Suriye’de kendi kimlikleri, dil özgürlüğü ve anadilde eğitim haklarını güvence altına alacak hukuki düzenlemeler için mücadele yürüttüğünü belirtti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.