Mustafa Karasu’dan çözüm süreci açıklaması: “Bir buçuk yıldan fazla oldu, artık bir şeyler yapılması lazım”

mustafa karasu

İSTANBUL (Medyasope) – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, yeni çözüm sürecinin kritik bir aşamaya geldiğini söyledi. Karasu, Abdullah Öcalan’ın statüsünün netleştirilmesi, görüşmelerin düzenli hale getirilmesi ve demokratik siyasetin önünü açacak adımların atılması gerektiğini belirtti. CHP’ye yönelik baskıların sürece desteği zayıflattığını söyleyen Karasu, silah bırakmanın “teyit ve tespit edilmesi” tartışmalarına da tepki gösterdi.

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrıyla başlayan sürecin tıkanma noktasına geldiğini, artık olumlu mesajların değil somut adımların gerekli olduğunu söyledi.
  • Karasu, sürecin ilerleyebilmesi için Öcalan’ın statüsünün netleştirilmesi, resmi muhataplığının kabul edilmesi ve İmralı görüşmelerinin düzenli hale getirilmesi gerektiğini savundu.
  • MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın statüsüne ilişkin açıklamalarını olumlu bulduğunu belirten Karasu, bu sözlerin anlamlı olması için iktidar tarafından pratikte karşılık bulması gerektiğini söyledi.
  • Silah bırakmanın “teyit ve tespit edilmesi” tartışmalarına tepki gösteren Karasu, PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdığını, ancak dağdaki güçlerin kendilerini korumaya devam edeceğini belirtti.
  • Karasu, CHP’ye yönelik baskıların çözüm sürecine toplumsal desteği zayıflattığını, Kürt sorunu gibi ağır bir başlıkta muhalefetin desteğinin alınması gerektiğini söyledi.

Medya Haber TV’de yayınlanan özel programa katılan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısıyla başlayan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karasu, PKK’nin 12. Kongresi’nde aldığı fesih ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma kararının ardından geçen bir yılın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Karasu, 5 Mayıs’ta KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta ile birlikte yaptıkları açıklamanın, hem PKK’nin fesih kararının hem de yeni mücadele yönteminin kamuoyuna anlatılması açısından önemli olduğunu belirtti. Karasu, sürecin Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi temelinde ilerlemesini istediklerini söyledi.

“Sürecin tıkanması devletin adım atmamasından kaynaklanıyor”

Mustafa Karasu, süreçte bir tıkanma yaşandığını, bunun da devletin gerekli adımları atmamasından kaynaklandığını ifade etti. “Biz gerçekten hâlâ Barış ve Demokratik Toplum çağrısına cevap olmaya çalışıyoruz. Bu sürecin ilerlemesini istiyoruz, yaklaşımımız bu” diyen Karasu, iktidar yetkililerinin açıklamalarının süreci muğlaklaştırdığını söyledi.

Karasu’ya göre, bir buçuk yılı aşan sürecin ardından yalnızca “sahiplenme” açıklamaları yeterli değil. Karasu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce sürece ilişkin olumlu mesajlar verdiğini ancak artık sözlerin ötesine geçilmesi gerektiğini belirtti:

“Artık benzer söylemlerin ötesine geçmek lazım. Tamam süreci sahiplendik, süreç ilerleyecek, iyidir. Tamam da bir buçuk yıldan fazla oldu yani. Artık bir şeyler yapılması lazım.”

Öcalan’ın statüsü: “Muhataplık kabul edilmeli”

Mustafa Karasu’nun öne çıkardığı başlıklardan biri Abdullah Öcalan’ın statüsü oldu. Karasu, Kürt sorununun çözümü için Öcalan’ın resmi muhatap olarak kabul edilmesi ve çalışma koşullarının buna göre düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Karasu, devletin yüzyıllık Kürt politikasının “inkâr” üzerine kurulu olduğunu savunarak, bu anlayışın değişip değişmediğinin Öcalan’a yaklaşımda görüleceğini belirtti. “Eğer Türk devletinin de, iktidarın da gerçekten Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt sorununun çözümü konusunda bir yaklaşımı varsa, o zaman Önder Apo’nun muhataplığını ve statüsünü kabul etmesi gerekir” dedi.

Karasu, Öcalan’ın uzun süredir heyetlerle görüştürülmediğini de söyledi. 27 Mart’tan bu yana görüşme yapılmadığını belirten Karasu, bunun sürecin ciddiyetiyle bağdaşmadığını ifade etti:

“Eğer bir süreç varsa, gerçekten ciddi bir yaklaşım varsa, bu iş gerçekten geliştirilmek isteniyorsa, o zaman bu Önder Apo’ya görüşmelerin yaptırılmaması, şu bu gerekçelerin ortaya konulması doğru değildir.”

Bahçeli’nin statü açıklaması: “Sözler olumlu ama gerekleri yapılmalı”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın statüsünün netleştirilmesine ilişkin sözlerini de değerlendiren Karasu, Bahçeli’nin açıklamalarını “olumlu ve anlamlı” bulduklarını söyledi. Ancak Karasu, bu sözlerin iktidar tarafından pratik adımlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrıyı hatırlatan Karasu, “Bu söylemler gerçekten doğru, anlamlıdır. Olması gereken söylemlerdir. Fakat bunun gerçekleşmesi lazım” dedi. AKP ile MHP arasındaki ortaklığa işaret eden Karasu, Bahçeli’nin sözlerinin Erdoğan ve iktidar tarafından sahiplenilmesi gerektiğini söyledi.

Karasu, “Devlet Bahçeli’nin söylemlerini olumlu gördük ama anlamlı olabilmesi için bunun da iktidar tarafından pratikleşmesi, sahiplenilmesi gerekir” diye konuştu.

Silah bırakma tartışması: “Türkiye’ye karşı savaşı sonlandırdık”

Karasu, kamuoyunda tartışılan “silah bırakmanın teyidi ve tespiti” başlığına sert tepki gösterdi. PKK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdığını söyleyen Karasu, buna rağmen dağdaki güçlerin kendilerini korumaya devam edeceğini belirtti.

Karasu, “Biz şu anda dağdayız. Evet, şu anda silahlıyız. Kendimizi koruyacağız yani. Türkiye’ye karşı savaşı sonlandırdık ama bize başka saldırılar olabilir” dedi.

Silah bırakmanın “teyit ve tespit edilmesi” yönündeki tartışmaları “demagoji” olarak nitelendiren Karasu, demokratik siyasetin önünü açacak yasal düzenlemeler yapılmadan bu tartışmanın anlamlı olmadığını savundu. Karasu, “Doğru yasa çıkarmışsın, gerçekten demokratik siyasetin yapılacağı yasayı çıkarmışsın, özgür düşüncenin, özgür örgütlenmenin olduğu, Kürt varlığının yok sayılmadığı bir yaklaşım göstermişsin de gelmeyen mi olmuş?” ifadelerini kullandı.

“PKK isim değiştirdi” yorumlarına yanıt

Karasu, 5 Mayıs açıklamasından sonra yapılan “PKK isim değiştirdi, Apocu Hareket Yönetimi oldu” yorumlarına da yanıt verdi. Hareketin başından beri “Apocu” olarak tanımlandığını söyleyen Karasu, bunun yeni bir isimlendirme olmadığını belirtti.

“Biz 50 yıl önce de Apocu’yduk, şimdi de Apocu’yuz” diyen Karasu, açıklamanın altında “Hareket Yönetimi” ifadesinin yer aldığını, basının bunu “Apocu Hareket” olarak tanımladığını söyledi. Karasu, bu yorumların süreç karşıtlarının “malzeme bulma” çabası olduğunu savundu.

CHP’ye yönelik baskılar: “Sürece desteği frenledi”

Karasu, iktidarın CHP’ye yönelik baskılarını da çözüm süreci bağlamında değerlendirdi. Türkiye’nin en ağır sorunlarından birinin çözümü için muhalefetin desteğinin alınması gerektiğini söyleyen Karasu, özellikle CHP gibi Cumhuriyet’in kurucu partisinin desteğinin önemli olduğunu belirtti.

Karasu, iktidarın geçmişte muhalefeti “PKK ile ilişkili” göstererek baskı altına almaya çalıştığını, yeni süreçle birlikte bu söylemin eskisi kadar kullanılamadığını söyledi. Buna rağmen CHP’ye yönelik mevcut baskıların “çok ağır” olduğunu belirten Karasu, bu yaklaşımın sürece toplumsal desteği zayıflattığını savundu.

Karasu, “Hele bu süreçte böyle yapılması, Önderliğin Barış ve Demokratik Toplum çağrısıyla bugüne gelen süreçte, bu sürece desteğin yükselmesini frenlemiştir” dedi.

İmralı notları için ne dedi?

Karasu, İmralı görüşmelerine ilişkin bazı notların basına sızdırılması konusuna da değindi. Sızdırılan notlarda bazı ifadelerin bağlamından koparıldığını söyleyen Karasu, bunun önlenmesinin yolunun Öcalan’ın kamuoyuyla doğrudan konuşabilmesinden geçtiğini savundu.

Karasu, “Önderlik herkesle, kamuoyuyla özgürce konuşsun. Basınla röportaj yapsın. Basıncılar gitsin, Önder Apo’ya her türlü soruyu sorsunlar. Önder Apo da cevaplandırsın. Böylelikle bu tür tartışmalar son bulur” dedi.


İlgili bağlantılar:

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.