Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: “Savunma güçlü olursa yargıya güven, yargının bağımsızlığı daha da artar”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Türkiye’nin hem sağlıktaki altyapısı ve yatırımlarıyla hem de bu konuda sağlık çalışanlarının özverisiyle koronavirüse karşı önemli bir başarı elde ettiğinin altını çizen Gül, “Tüm bu tedbirleri almak adına yargıda da süreler durduruldu Cumhurbaşkanımız tarafından, 15 Haziran’a kadar. Durdurulan süreler tekrar başlayacak yarın” dedi.

Bu süreleri durdurma nedeninin adliyede yüzbinlerce insan sirkülasyonu bulunduğu için salgından olumsuz etkilenilmemesi olduğunu dile getiren Gül, şöyle konuştu:

“Koronavirüs ile ilgili mücadele ediyorsunuz, ‘evde kalın’ diyorsunuz ama kişinin belirli bir temyiz süresi var, davasını açma zorunluluğu var, itiraz etme zorunluluğu var. Şimdi o süreyi durdurmazsanız ‘evde kal ‘demenin bir anlamı yok. Dolayısıyla, ‘Siz evde kalın, müsterih olun, bu tür hak kayıpları olmayacak’ diye hükümetimizin bu konuda almış olduğu, Meclisimizin aldığı tedbir oldu. Duruşmalar ile ilgili de duruşmanın yoğunluğu var. Bu konuda da yine süreler uzatıldı. Tutukluluk süreleri, acil işler hariç yargılamalar da ertelenmiş oldu. Temel yaklaşım şuydu: ‘Burada bir hak kaybı olmayacak, siz sağlığınıza dikkat edin, evde kalın, bunların hepsini telafi edeceğiz’ diye bir tedbir alındı. Tabii bunu yaparken adaletin kapısına kilit vurulmadı. Yine bu arada da işlenen suçlar varsa toplumu tehdit eden ne varsa adliyenin kapısı açıktı. Yani yine hâkimlerimiz, savcılarımız, yargı çalışanlarımız, avukatlarımız bu hizmeti sürdürdüler. Ama genel itibariyle bu salgının olumsuz etkilememesi, yayılmaması için tedbirler alındı. Yarın bu tedbirler sona eriyor ve artık duruşmalar da süreler de başlayacak.”

Bu süreçte, UYAP üzerinden dijital olarak hem avukatlara hem de hâkim ve savcılara birçok imkan sağladıklarını, bunun faydasını görüp genişlettiklerini dile getiren Gül, “Avukatlarımız, savcılık dosyasını, adliyeye gitmeden, savcımızla görüşmeden de görebilecek ve yine bulunduğu yerden, ilden, adliye duruşmasına katılabilecek. Bugünlerde bir testimizi de yapacağız. Bu anlamda da yeni, daha önceden de belirlediğimiz çalışmalara hız verdik” dedi.

Bunların kalıcı olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Gül, hem teknik hem içerik olarak uygulamada beğenildiğinde yeni normalin alışkanlıklarından biri olabileceğini belirtti.

Adalet Bakanı Gül, Avukatlık Kanunu‘nda değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmanın gündeme gelmesinin ardından Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ve bazı baro başkanlarıyla yapılan görüşmede ne talep edildiği ve iddia edildiği gibi “çoklu baro sistemi”ne geçilip geçilmeyeceğine ilişkin soru üzerine, Avukatlık Kanunu’ndaki barolara ilişkin düzenlemelerin yarım asra yakındır uygulanan düzenlemeler olduğunu ve her dönemde bu çerçevede önerilere çalışıldığını, yeni taslaklar hazırlandığını anlattı.

Bu konunun, bugünün gündeminden ziyade her zaman “daha çoğulcu bir baro yapısı nasıl mümkün olur” sorusu kapsamında çözümler arayışı olduğunu, raporlar ve taslaklar hazırlandığını anımsatan Gül, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla bu konuda bir ideolojik merkez değil, saygın bir hukuk kurumu ve herkesin, tüm avukatların mesleki anlamda dayanışabileceği, mesleki sorunlarının çözümüne gidecek bir meslek örgütü olmak hususundaki öneriler elbette her zaman masadadır, gündemdedir.”

TBB Başkanı Feyzioğlu ile bir araya geldiklerini ve sürekli irtibat halinde olduklarını belirten Gül, “Temel yaklaşımımız, arzumuz da bu anlamda nitelikli çoğulcu ve katılımcı bir yapıya kavuşması” diye konuştu.

Gül, Feyzioğlu’na diğer bazı barolardan eleştiriler geldiği hatırlatılarak yöneltilen “Adalet bakanlarıyla baro başkanları görüşmez mi?” sorusuna, “Görüşür elbette. Barolar bizim Adalet Bakanlığı olarak en yakın çalıştığımız meslek kuruluşlarıdır. Elbette her zaman görüşürüz” yanıtını verdi.

Gelen eleştirilere ilişkin de Gül, şunları söyledi:

“Biz, bir mesele varsa diyalogla her meselenin konuşabileceğine inanıyoruz. AK Parti olarak da her meseleyi muhataplarıyla istişare ederek yapıyoruz. Dolayısıyla bu konudaki yaklaşımımıza gelen eleştiriler, Sayın Feyzioğlu ile bu anlamda süreci beraber yürütmemiz ve yine birtakım kazanımların gelmesinden birilerinin rahatsız olmasından ibaret. Ama biz, avukatlık mesleği ve savunma gücünü daha da güçlenmesi için bu tür diyalogları, bu tür işbirliklerini artıracağız. Aslolan Türkiye’de yargının saygınlığının artması, avukatlık mesleğinin daha da güçlenmesi. Çünkü savunma güçlü olursa yargıya güven, yargının bağımsızlığı daha da artar.”

Gül, eleştirilerin savunma kurumunun güçlendirilmesinden ziyade “siyasi” ve “ideolojik” olduğunu da sözlerine ekledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus