HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Demokrasi Yürüyüşü’nün Kadıköy durağında konuştu: “HDP olmadan HDP’nin tartışılması büyük bir ayıp”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Edirne ve Hakkâri’den 15 Haziran’da başlayan Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü’nün bugünkü durağı İstanbul Kadıköy’dü. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, yürüyüş kapsamında İstanbul’da siyasi parti ve sivil toplum örgütlerini ziyaret eti. İlk olarak Emek Partisi’ni (EMEP) ziyaret eden Buldan’a, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, HDP Parti Meclisi Üyesi Ayşe Erdem eşlik etti. Buldan’ı EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Levent Tüzel ve İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros karşıladı. Burada konuşan EMEP Genel Başkanı Gürkan, HDP’nin yanında olduklarını söyledi.

Daha sonra konuşan Pervin Buldan, “Bugün Demokrasi Yürüyüşümüzün üçüncü günündeyiz. Hem Hakkâri’den hem Edirne’den, iki sembolik kentten önemli mesajlar verdik. Biliyorsunuz Edirne Cezaevi, önceki dönem eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş ve Hakkâri milletvekilimiz Abdullah Zeydan’ın tutuklu bulunduğu cezaevi. Hakkâri, milletvekilimiz sevgili Leyla Güven’in seçildiği kent. Bu iki kentten başlatılan yürüyüş aslında Türkiye halklarına, Türkiye kamuoyuna ama asıl olarak siyasi iradeye önemli bir mesaj veriyor. Bu mesajla Türkiye’nin önümüzdeki dönem siyasi sürecine dair atılması gereken adımları ifade etmek ve bir mücadele süreci başlatmak istedik” dedi.

“HDP’nin başlattığı yürüyüş önemli ve tartışılan bir gündem oldu” diyen Buldan şöyle devam etti: “Televizyon kanallarında her akşam HDP’nin yürüyüşü tartışılıyor, her akşam HDP üzerinden farklı algılar yaratılmaya çalışılıyor. Bu yürüyüşün provokasyon amaçlı olduğu konuşuluyor. Oysa biz provokasyona en uzak partiyiz. Yürüyüşümüz demokratik ve meşru bir yürüyüştür. HDP olmadan HDP’nin tartışılmasının büyük bir ayıp olduğunu söylemek istiyorum. İki gündür özellikle çok tartışılan bir mesele. Dün akşam bir gazetecinin ‘Bu ülkede HDP diye bir parti yoktur, bu ülkede Kürt sorunu diye bir sorun yoktur’ demesi de gerçekleri yansıtmayan, HDP’yi bir kez daha kriminalize etmeye çalışan bir anlayışın ortaya çıktığını bize gösteriyor. Herkes biliyor ki bu ülkede barışı, demokrasiyi, özgürlükleri isteyen bir parti var ve o partinin adı da HDP’dir.”   

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus