Pakistan’da koronavirüs salgınını atlatmış hastaların kan plazmaları karaborsa üzerinden fahiş fiyatlarla satılıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını Pakistan’da yayılmaya başladığından beri ülkede kaos dinmiyor. Hasta sayısının durmadan arttığı ülkede, iyileşmiş koronavirüs hastalarının kan plazmaları çaresiz hastalara yaklaşık 3 bin İngiliz Sterlini (25 bin Türk Lirası) karşılığında satılıyor.

The Guardian’ın haberine göre, Pakistan‘ın başkenti İslamabad‘daki doktorlar, hastalar ve aracılar arasında gerçekleşen plazma alışverişine tanık oluyor. İsmini vermek istemeyen bir doktor, ”Yapılan birkaç anlaşmaya tanık oldum. Genellikle bir hastanın yakınları iyileşmiş birine yaklaşarak ondan kan bağışında bulunmasını isterler. Belirli bir miktar ödeme yaptıktan sonra plazma bağışlanır. Koronavirüs hastası olan ve karaborsada 3.5 milyon rupi (145 bin TL) harcayan bir aile tanıyorum. Pakistan’da plazma tedavisini bir mucize olarak görüyorlar” dedi.

Doktorlar ayrıca, İslamabad’daki hastanelerde koronavirüs tedavisinde kullanılan deksametazon gibi ilaçların ve oksijen tüplerinin tükendiğini çünkü karaborsada satılmak üzere hastanelerden çalındığını söylüyor.

Pakistan’da toplam vaka sayısı 185 bin ve ülkede günde 5 bin yeni vaka tespit ediliyor. Vaka sayısındaki bu artış, Pakistan’ın, dünyadaki en hızlı artış oranlarından birine sahip olduğunu gösteriyor. Planlama Bakanı Asad Umar, vakaların temmuz sonuna kadar sekiz katına çıkarak 1,2 milyona ulaşabileceğini söyledi. 18 Mayıs’ta Yüksek Mahkeme ”Pakistan’da salgın yok” diyerek kısıtlamaları sona erdirmişti. Fakat ülkede vaka sayısı o kadar çok arttı ki Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Pakistan’dan karantina koşullarını düzenlemesini ve kısıtlamaları tekrar devreye sokmasını talep etti.

Pakistan Tıp Bilimleri Enstitüsü’nden (PIMS) bir doktor, dört aydır maaş alamadığını, ayrıca doktorların hastaların ölmesine izin vermekle suçlandığını söyledi. Bu nedenle DSÖ gibi kuruluşlar tarafından Pakistan hükümetine ödenek sağlandı. İsmini vermek istemeyen bir doktor, ‘‘İnsanlar bizi DSÖ’den daha fazla para almak için hastaları bilerek öldürdüğümüzü söylemekle suçluyorlar. Bir kadın, solunum yetmezliği sebebiyle hayatını kaybeden 16 yaşındaki oğlunu kurtaramadığım zaman ‘Ruhunu sattın ve oğlumu öldürdün’ diye bağırdı. Bunun yaşattığı acıyı asla tahmin edemezsiniz” dedi.

Yoğun bakım ünitesinde çalışan Dr. Fazal Rabbi, hastanenin hem yoğun bakım hem de izolasyon servislerinde yataklarının bittiğini, bu nedenle kritik hastaların geri çevrildiğini söyledi. Genç Doktorlar Derneği (YDA) Başkanı Rabbi, “Bu bizim için çok endişe verici ve sinir bozucu bir durum, aşırı stres nedeniyle depresyondayız ve çoğumuz koronavirüs hastasıyız” diye konuştu.

Başka bir doktor olan Faysal Zeeshan Ranjha ise “Koronavirüs, Pakistan’daki yetkililer tarafından hafife alındı. Onaylanmış vaka 185 bin fakat gerçek vaka sayısı milyonlarca olmalı. Çünkü virüs ülkemizde yayılmaya başladığında testimiz ve planımız yoktu. Sağlık sistemi ve ekonomimiz çöktü, koronavirüs bizim için çocuk felcinden daha kötü sonuçlar doğuracak” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus