İsveç hükümeti, salgında hayatı normal akışında sürdürme stratejisiyle güven kaybetti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünyadaki birçok ülke koronavirüse karşı sert önlemlerle birlikte sokağa çıkma kısıtlamalarını uygulamaya koyarken İsveç, hayatın normal akışını devam ettirmeye yönelik stratejisiyle dikkatleri üzerine çekmişti. Birçok İskandinav ve Avrupa ülkesi, diğer ülkelere açtıkları sınırlarını İsveç’e karşı hâlâ kapalı tutarken, yapılan son araştırmaya göre, İsveçli yöneticiler koronavirüsü idare etme konusunda güven kaybı yaşıyor. İsveç’teki siyasi partiler ise 2022’de yapılacak genel seçimler öncesi İsveç’in koronavirüs politikasının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Dünyaca ünlü pazar araştırması şirketi Ipsos’un bu hafta yaptığı araştırmaya göre, İsveç’in koronavirüs yönetimine olan güven nisan ayından bu yana 11 puan düşerek yüzde 45’e geriledi. İsveç’te salgını yöneten Ulusal Halk Sağlığı Kurumu’na olan güven ise 12 puan düştü. Haziran ayı itibarıyla, merkez sol hükümetin koronavirüs salgını yönetiminden memnun olanların oranı yüzde 50’den yüzde 38’e düşerken Başbakan Stefan Löfven’in görev onayındaki düşüş ise yüzde 10 civarında. 

Ipsos analistlerinden Nicklas Källebring’e göre, araştırmada ortaya çıkan aylık farklar İsveç yönetimine karşı olan bakış açısında gerçek bir değişim olduğunu ortaya koyuyor ve İsveç’te otoritelerin salgını idare etme konusundaki yeterliliklerine olan bakış açısı negatif bir hal almış durumda.

Bir başka araştırma şirketi olan Novus’un yaptığı araştırmaya göre de hükümetin krizi ele alma kapasitesine olan güven nisan ayında yüzde 63 civarındayken, haziran ayında yüzde 45’e kadar geriledi.

Birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin aksine, İsveç, salgın önlemleri kapsamında yalnızca üniversiteleri ve 16 yaşından büyük öğrencilerin gittiği liseleri kapatarak 50’den fazla insanın bir araya gelmesini yasaklamıştı. Restoranlarla beraber dükkanlar ve spor salonları ise bu süreçte açık kalmıştı. İsveçli otoriteler, salgının başından beri, halk sağlığı kavramının geniş kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, zorunlu kapatmaların ve sokağa çıkma yasaklarının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ve işsizlikle beraber zihinsel sağlık problemlerini artırabileceğini öne sürüyor. 

Stratejinin arkasındaki isim kendinden emin

İsveç’in başepidemiyoloğu ve ülkede uygulanan koronavirüs stratejisinin arkasındaki isim olan Anders Tegnell, çarşamba günü İsveç Radyosu’nda katıldığı bir podcastte, küresel anlamdaki siyasi baskıların artışıyla birlikte İsveç’in dünya içinde yalnız kalmaya başladığını söyledi. Ülkede koronavirüse bağlı ölümlerin son dönemde büyük bir artış göstermesiyle, İsveçliler’in büyük bir kısmı tarafından desteklenen ve ülkede uygulanan stratejiyi sürü bağışıklığı yerine kontrollü dağılım olarak nitelendiren Tegnell ağır bir şekilde eleştirilmeye başlandı. 

Tegnell, haziran ayı başında yaptığı açıklamalarda, ülkede özellikle bakımevlerinde çok fazla ölüm yaşandığını ve virüsün yayılmasının engellenmesi için daha fazla şey yapılması gerektiğini ancak bu tedbirlerin İsveç’in uyguladığı politikayla dünya genelinde uygulanan politikaların “ortasında bir yerde” olması gerektiğini söylemişti. İsveç’in temel stratejisinin iyi işlediğini ve salgının başında virüsle ilgili bilinenler doğrultusunda uygun kararlar verildiğini belirten Tegnell, dünyanın pek çok farklı noktasında uygulanan koronavirüs önlemlerini abartılı bulduğunu anlatmıştı.

Bazı Avrupa ve İskandinav ülkeleri, İsveç’le sınırlarını kapalı tutuyor

26 Haziran itibarıyla, ülkedeki toplam vaka sayısının 65 bini aştığı İsveç’te koronavirüsten kaynaklanan ölüm sayısı 5230. İsveç’e komşu olan ve salgının başlangıcından beri sıkı önlemler uygulayan bazı İskandinav ülkelerinden Danimarka’da 104, Finlandiya’da 59 ve Norveç’te 47 ölüm yaşandı. İsveç, test sayılarında da birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalmış durumda ancak haziran ayında ülkedeki test sayıları artırılmaya başlandı. 

İsveç’in uyguladığı koronavirüs stratejisinin vaka artışlarını bir türlü kontrol altına alamaması üzerine birçok ülke İsveç’le olan sınırlarını henüz açmış değil. İskandinav ülkeleri, diğer ülke vatandaşlarına kapılarını yavaş yavaş açarken Norveç, Danimarka ve Finlandiya gibi ülkeler virüs riski nedeniyle İsveç’le sınırlarını hâlâ kapalı tutuyor.

Avrupa ülkelerinden Hollanda ve Güney Kıbrıs, İsveç’ten gelenlerin ülkeye girişine izin vermezken Avusturya, İsveç’ten gelecekler için test sertifikası şartı getirdi. Yunanistan ise İsveç’ten gelenlere bir hafta karantinada kalma şartı uyguluyor. İngiliz hükümetinin yakın zamanda açıklanması beklenen seyahat edilebilecek güvenli ülkeler listesinde de İsveç’in yer alma ihtimali düşük olarak gösteriliyor. Avrupa’da İsveç’ten gelenlere seyahat kısıtlaması uygulamayan ülkeler ise İtalyaİspanyaFransa ve Hırvatistan.

Muhalefetten hükümete baskı

Salgının başlangıcından beri muhalefet tarafından yoğun bir şekilde eleştirilen Başbakan Löfven, mayıs ayında yaptığı bir açıklamada, İsveç’te bir türlü düşmeyen koronavirüs vakaları sebebiyle ülkenin virüs stratejisinin bağımsız bir şekilde inceleneceğini söylemişti. 

Geçen günlerde İsveç’teki parti liderleri ülkedeki koronavirüs durumunu değerlendirmek için bir araya geldi. Toplantı sonrası hükümet tarafından yapılan açıklamada, stratejinin inceleneceği bağımsız araştırmanın bir sonraki genel seçimlerin olacağı 2022 yılının başında tamamlanacağı, bunun arkasındaki amacın eylül ayında yapılacak parlamento seçimlerinden önce hükümetin hesap verilebilirliğinin sağlanması olduğu kaydedildi. Kararı değerlendiren muhalefet liderlerinden Ulf Kristersson, hükümetin mantıklı bir karar verdiğini söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus