CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: “FETÖ’nün bir numaralı siyasal ayağı sensin kardeşim!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin konuştu. Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz darbe girişiminden haberi olduğunu ve ne olur ne olmaz diye darbe gecesi saklandığını iddia etti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“(Sakarya’daki havai fişek fabrikasındaki patlamadan sonra) Patlamamış enkazın başka bir yere taşınması gündemde. Kim aldı bu kararı bilmiyoruz. Hiçbir önlem alınmıyor. Oradaki patlamada da üç askerimiz şehit oluyor. Bunların hakkını ve hukukunu aramak bizim namus borcumuzdur.”

“Bu ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zat, hayatını kaybeden işçilerin ailelerini değil, 11 yılda beş kez fabrikasında patlama olan patronu arıyor. Devletin kimlere teslim edildiğini Sakaryalılar’ın da bilmesi gerek.”

Ankara’nın asfaltı

“60 dolardan asfalt alıyorlar. Aynı firmadan 60 dolardan değil 25 dolardan asfalt aldı Ankara Büyükşehir Belediyesi. Sarayın sorması gerekmiyor mu bu malı kim götürdü? O soramaz, biz soracağız. Yolsuzluk yapan, yolsuzluğu soramaz…”

“Saray sosyetesi 50 bin dolarlık çanta takarken Şanlıurfalı, Mardinli kardeşlerimin elektriği kesiliyor”

“Mardin ve Şanlıurfa’da çiftçilerin durumu pek parlak değil. Son iki yılda tarımsal sulamada kullanılan elektriğin bedeli yüzde 108 arttı. Mardin’de onlarca köyün elektriği kesik. Şanlıurfalılar’ın ve Mardinliler’in bunu düşünmesi lazım. Saray sosyetesi 50 bin dolarlık çanta takarken Şanlıurfalı, Mardinli kardeşlerimin elektriği kesiliyor.”

“Fındık taban fiyatı en az 25 lira olmalı”

“Fındık, ülkemiz ve Karadeniz açısından stratejik bir ürün. Dünyada bir numarayız. Ama yıllar yılı fındık üreticisi tekellerin eline bırakılmıştı. Fiskobirlik’i bitirdiler, TMO’yu görevlendirdiler. TMO geçen yıl 14 liradan fındık aldı. Şimdi o fındığı 24 liradan sattı. O zaman bölge halkı itiraz etmeli ve taban fiyatı en az 25 lira olmalı.”

“Çoklu baroyla Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne dinamit koydular”

“Beş gün 52 saat çoklu baro düzenlenmesine karşı çıkmak için çalışan tüm milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu yasa teklifine karşı çıkmak Cumhuriyet Halk Partisi’nin göreviydi. Vatanı bölmek değil, birleştirmek esastır. Çoklu baroyla Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne dinamit koydular. Çoklu baro projesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine ve bütünlüğüne dinamit konmuştur.

Ama beni şaşırtan bir şey var. Sayın Devlet Bahçeli. MHP sempatizanlarına bir şey demiyorum, doğrudan Bahçeli’ye söylüyorum. AK Parti Grup Başkanvekili Turan, ‘Bu kanun geçtiğinde PKK/FETÖ baro kurarlarmış. Kursunlar arkadaş’ açıklaması yapıyor. Peki nasıl oluyor da MHP böyle bir kanun teklifine ‘Evet’ oyu veriyor?”

“Sizin için toplanan paralar nerede?”

“İki ayrı 15 Temmuz var. Bir, sarayın 15 Temmuz’u. İki, halkın 15 Temmuz’u. Halkın 15 Temmuz’unda sokağa çıkan yüzbinler var, bedel ödeyenler var, demokrasi sevdalıları var.

15 Temmuz şehit ve gazileri için topladıkları paralar yok ortada! Bu paraları biz takip etmeseydik tamamen yok edeceklerdi. Bütün şehit yakınları ve gazilere sesleniyorum: Sizin için toplanan paralar nerede?

Darbe Araştırma Komisyonu kurulmasında ısrarcı olduk, kuruldu. İki kişinin komisyona gelmesini Erdoğan yasakladı: Biri MİT Müsteşarı diğeri dönemin genelkurmay başkanı, tüm ayrıntıları biliyorlardı. Erdoğan neden TBMM’ye gelip bilgi vermelerine yasak koydu?

Erdoğan demiş ki, ’15 Temmuz gecesine dair şüphe bulutları dağıtılmalı. Kılıçdaroğlu kiminle konuştuysa açıklamalı’ demiş. Çok komik bir adam! Bütün HTS kayıtları senin elinde. O gece kim kiminle konuşmuş açıklasana kardeşim!

FETÖ’nün bir numaralı siyasal ayağı sensin kardeşim! Kozmik odayı açtırdın. Bu atamaları yapan kimse, siyasal ayak odur.

Erdoğan neden Marmaris’te saklanır? Yaverleri zaten FETÖ’cüymüş. Yerini söylerlerdi. Peki o zaman niye Marmaris’e saklandı? Darbeyi biliyordu ve ne olur ne olmaz diye saklandı.”

“Devlet yönetiminde ikiyüzlülük, riyakârlık olmaz”

“‘Ayasofya’nın yeniden camiye döndürülmesi kararlılığımızın sonucudur’ diyor. Devlet yönetiminde ikiyüzlülük, riyakârlık olmaz. Samimiyet esastır. Hangi kararlılık? Bunun adı sahtekârlıktır. Ortada kahraman gibi geziyorsun.

İlk gündeme geldiğinde dedik ki bu bakanlar kurulu kararı, ikinci bir bakanlar kurulu kararıyla değiştirilir, olur. Bunun adı ikiyüzlülük değil de nedir? Samimi olacaksın kardeşim. Çıkıp kararnameyi değiştirirsin. Bu kadar basit. Orada başka, burada başka oynuyorsun. Erdoğan bu konuların hiçbirinde samimi değil. Tek düşündüğü koltuğudur ve o koltuk için feda edemeyeceği hiçbir şey yoktur.

Erdoğan kendi tarihini bilmez. Erdoğan Kurtuluş Savaşı’nı bilmez. Dumlupınar’ı, Sakarya’yı bilmez. İstanbul’un işgalini bilmez. Erdoğan Düyûn-ı Umûmiye de bilmez. Erdoğan’ın tek bildiği yeşil dolarlardır!”

Ali Şeriati’den alıntı: “Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa bil ki bu bir hainin davetidir”

“Şimdi milleti kandırıyorlar. Mustafa Kemal Atatürk’e, o dönemin yöneticilerine hakaret ediyor. Erdoğan kendi tarihini bilmez, İstanbul’un nasıl işgal edildiğini, padişahın İstanbul’u nasıl teslim ettiğini bilmez. Ama bir adam var, Haydarpaşa’dan iner, bir gemiye binerken düşman gemilerini görür, ‘Geldikleri gibi gidecekler’ der. Erdoğan Gaziantep’i, Sütçü İmam’ı, Dumlupınar’ı bilmez. Erdoğan’ın tek bildiği yeşil dolarlardır.

Erdoğan, Ayasofya ile ilgili yaptığı konuşmada Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi kararını eleştiriyor. ‘Bunu yapanlar en büyük günahı işlemiş olur’ diyor. Mazbut vakıflar diye bir vakıf grubumuz var. Bu vakıfların da mal varlıkları var ve hâlâ faal. Bu vakıfların mallarıyla Vakıflar Bankası kuruldu ve yüzde 58 hissesi bu vakıflara ait. Peki bu bankasının hissesi nereye gitti? Hazine’ye ve Varlık Fonu’na gitti. O zaman soruyorum. Madem bu vakıfların mallarına el koyuyorsun, Allah’ın, peygamberlerin ve bütün yöneticilerin laneti bunların üzerinde olsun. Bence bir sorun yok.

Ali Şeriati’nin sözleri ile konuşmamı sonlandırayım: ‘Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa bil ki bu bir hainin davetidir.'”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus