Mağdur olursanız şikayet edin: SGK’liden fazla tedavi ücreti alan özel hastane, bu bedelin 10 katı ceza ödemek zorunda

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Özel hastanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamındaki yurttaşlara çıkardığı yüksek faturalar, son zamanlarda sosyal medyaya yansıyan önemli bir sıkıntı. Bu faturaların bir de koronavirüs salgını sırasında kesilmesi, sıkıntıyı daha da artırdı. Yaşananlar üzerine, SGK kapsamındaki yurttaşların özel hastanelerde hangi haklara sahip olduğunu araştırdık. Tedavi süreci ücretlendirmeleri, ilave ücret bedelinin sınırları ve koronavirüs tedavi ücretlendirmeleri ile ilgili yapılan son mevzuat değişikliklerini Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Çetin Atasoy ile konuştuk.  

Fazla alınan ücretin cezası, ücret bedelinin 10 katı  

TTB Başkanı Sinan Adıyaman, özel hastanelerde tedavi gören hastaların fazladan ücretlendirme mağduriyetlerinin tespit edilmesi durumunda ilave ücret bedelinin 10 katının sağlık kuruluşu tarafından ceza olarak ödenmesi gerektiğini söylüyor: 

Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) 9 Nisan 2020’de yapılan değişik ile ‘acil hal’ tanımına ‘pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedaviler’, ‘ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri’ başlığı altında da ‘pandemi süresinde, pandemi olgularının tanı ve tedavileri’ ifadeleri eklenmiştir. Aynı tebliğ ile Sağlık Bakanlığı tarafından pandemi süresince hastanelerce temin edileceği bildirilen ‘pandemi tedavisine yönelik ilaçlar’ ibaresi eklenerek koronavirüs tedavisinde kullanılan ilaçlar, SGK’nin ödeme listesine alınmıştır.”

Koronavirüs tedavisinde kullanılan ilaçlar için SGK kapsamında olan hastalardan ücret talep edilemeyecek

Yapılan değişiklikler ile artık özel hastanelerin, koronavirüs tedavisi gören hastalardan muayene katılım payı ve ilave ücret isteyemeyeceğini belirten Adıyaman sözlerini şöyle sürdürdü: “Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin ceza koşullarını düzenleyen maddesi ile karşılığını bulduğu üzere, sağlık hizmet sunucularınca hastadan/hasta yakınından kurum mevzuatına aykırı şekilde ilave ücretin alındığının tespit edilmesi halinde, ilave ücret alınan her bir hasta için fazla alınan ilave ücret bedelinin 10 katı cezaya hükmedilecek ve ancak kurum mevzuatına aykırı olarak alınan ilave ücret bedelinin, cezanın tebliğ tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde ilgili kişiye iadesi durumunda uygulanacak olan cezanın yarısı verilebilecektir.

Ancak SGK tarafından SUT’taki dayanağı açıklanmaksızın hastanelere MEDULA üzerinden gönderilen yazıda ‘Özel Hastanelerin Medula sisteminde ‘SUT Eki EK-2/B listesinde yer alan 510021-Pandemi Bakım hizmeti işlem kodu ile SUT Eki EK-2/C listesinde yer alan P551990-Pandemi Bakım hizmeti (birinci basamak yoğun bakım), P551991 Bakım hizmeti (ikinci basamak yoğun bakım), P551992-Pandemi Bakım Hizmeti (üçüncü basamak yoğun bakım) işlem kodları, Medula Hastane Sistemi işlem tarihi 29.06.2020 tarihi itibarıyla pasiflenmiştir’ bilgisi yer almıştır.” 

Ücretlendirmelere ve yapılan son değişikliklere ilişkin Medyascope’a konuşan TTB Merkez Konseyi Üyesi Prof. Dr. Çetin Atasoy da son mevzuata göre özel hastanelerin SGK tarafından belirlenen ücretin sadece iki katı “ilave ücret” talep edebileceklerini söylüyor: 

“Özel hastaneler SGK ile bütün branşlarda veya belirli branşlarda sözleşme yapabilmekte, bu sayede SGK kapsamındaki hastalara sağlık hizmeti verebilmekte, bu hizmetlere ilişkin olarak da SGK, ilgili özel hastaneye ödeme yapmaktadır. Mevzuata göre özel hastaneler verdikleri bu hizmetler için hastalardan, ilgili hizmet için SGK tarafından belirlenmiş olan ücretin iki katını geçmemek üzere ‘ilave ücret’ adı altında bir ücret talep edebilmektedir. Ancak bunun için özel sağlık kuruluşunun bu ilave ücret uyarısını, ilave ücretin tahsil edildiği yerde hastalar tarafından görülebilecek şekilde bir tabelayla duyurması gerekir. Ayrıca, sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını almak durumundadır.’’ 

Özel hastaneler yoğun bakım ve kanser tedavisi, yenidoğan sağlık hizmetleri için ilave ücret talep edemiyor 

Prof. Dr. Çetin Atasoy, özel hastanelerin ilave ücret talep edemeyeceği durumları da şöyle sıraladı:  

·         Acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri 

·         Yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavisi 

·         Kanser tedavisi 

·         Yenidoğan sağlık hizmetleri 

·         Organ, doku ve kök hücre nakilleri 

·         Doğumsal anomalilere yönelik ameliyatlar 

·         Hemodiyaliz tedavileri ile bazı kardiyovasküler cerrahi işlemler.  

Bilindiği üzere kamu hastaneleri gibi özel hastaneler de Kovid- 19 pandemisi döneminde pandemi hastanesi ilan edilmiş ve Kovid-19 hastalığının tanı ve tedavisi için verilen sağlık hizmetleri de ilave ücret alınamayacak işlemler arasına eklenmiştir. Pandeminin ülkemizde saptandığı 11 Mart 2020’yi izleyen ilk haftalarda yoğun bakım ücretleri ile ilgili belirsizlik yaşanmış, bazı özel hastanelerde hastalardan yoğun bakım ücretleri tahsil edilmiştir. TTB’ni de tepki gösterdiği bu belirsizlik daha sonra ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla güncel durum itibarıyla mevzuata göre Kovid-19 tanı ve tedavisi ile ilgili olarak özel sağlık kuruluşlarının hastalardan ilave ücret talep etmeleri mümkün değildir.’’ 

SGK, 29 Haziran’da, koronavirüs nedeni ile özel hastanelere yoğun bakım ödemesini durdurdu 

SGK’nin koronavirüs nedeni ile özel hastanelere yoğun bakım ödemesini 29 Haziran itibarıyla durdurduğuna hatırlatan Atasoy şöyle devam etti:

“Ancak SGK 29 Haziran 2020’den itibaren özel hastanelere Kovid-19 tedavisi gören hastalar için yoğun bakım ücreti ödemesi yapmayacağını duyurmuştur. Bu durum, özel hastanelerin Kovid-19 hastalarının yoğun bakım tedavileri nedeniyle zarar edeceği endişeleriyle, hastalardan katkı payı istenmesine dair kaygıları artırmıştır.  

Pandemi ile mücadelede kamusal yaklaşımın ne kadar yaşamsal olduğunu hem kendi deneyimlerimizden biliyoruz, hem de diğer ülkelerdeki yaşanmışlıklardan öğreniyoruz. Pandeminin her gün bin civarında yurttaşımızı etkilediği, onlarca yurttaşımızı kaybetmemize yol açtığı bir süreç olanca hızıyla devam etmektedir. Hal böyleyken, kamusal mücadelenin gücünü ve sosyal devletin koruyuculuğunu azaltacak her türlü idari tasarruftan uzak durulmalıdır. Salgınla ilgili bütün koruyucu, tanısal ve tedavi edici işlemler kolaylıkla erişilebilir nitelikte ve ücretsiz olmalıdır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus