Tıp dergisi Lancet’te yazan Türk Toraks Derneği üyeleri: “Sağlık Bakanlığı’nın, koronavirüs araştırmalarını izne bağlaması anayasaya aykırı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Toraks Derneği üyesi altı uzman, dünyanın en köklü ve saygın tıp dergilerinden biri olan Lancet’te, Türkiye’nin koronavirüs politikaları hakkında bir makale yayımladı. Makalede, koronavirüs araştırmalarının, Sağlık Bakanlığı tarafından izne bağlandığı ve bu durumun anayasaya aykırı olduğu vurgulandı.

Hasan Bayram, Nurdan Köktürk, Osman Elbek, Oğuz Kılınç, Abdullah Sayıner ve Elif Dağlı imzalı makalede, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesindeki eksik yönler ortaya konuldu.

“Türkiye’de COVID-19 ile ilgili bilimsel araştırmalara müdahale” başlıklı makalede, Türkiye’de koronavirüsle ilgili yapılacak bilimsel araştırmaların, Sağlık Bakanlığı tarafından izne bağlandığı ve bu durumun anayasaya aykırı olduğu vurgulandı. Türk Toraks Derneği‘nin büyük ve kapsamlı bir araştırma için bakanlığa başvurduğu fakat başvurunun net bir açıklama yapılmaksızın reddedildiği belirtildi.

Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs araştırmalarını izne bağlamasının, ülkenin koronavirüsle olan mücadelesine “vurulan bir darbe” olarak tanımlandığı makalede, bilimsel çalışma yapabilmek için devlet onayının şart koşulmasının anayasaya aykırı olduğunun altı çizildi.

❝Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.❞

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 27. madde

Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs araştırmaları için getirdiği düzenlemeye göre, araştırmacılar etik kurula başvurmadan önce, araştırma yapabilmek için bakanlıktan izin almak zorunda.

Olağan prosedüre göre, bir araştırma yapmadan önce, Sağlık Bakanlığı onayı aranmaksızın, bağımsız bir etik kurulun onayının alınması gerekiyor. Etik kurulun amacı ise “bilimsel yöntem ve toplumun endişelerini göz önünde bulundurarak, klinik araştırmalarda yer alan gönüllü/gönüllülerin haklarını, güvenliğini ve esenliğini korumak” olarak tanımlanıyor.

Makalede, Uluslararası Bilim Konseyi (ISC) üyesi olan Bilim Akademisi’nin mayıs ayında yayınladığı “COVID-19 Hakkındaki Bilimsel Araştırmaların Sağlık Bakanlığı’na Yapılacak Bildirime Tâbi Tutulması Sakıncalıdır” başlıklı bildiri hatırlatıldı.

Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’nün kararlarına uymayarak yalnızca PCR testi pozitif çıkan kişilerin ölümlerini koronavirüs ölümü olarak kaydettiği, aslında koronavirüsten hayatını haybedenlerin sayısının resmi sayılardan daha fazla olduğu da söylendi.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığı’nın verileri paylaşma konusunda şeffaf davranmaması, sağlık ve araştırma kuruluşlarıyla işbirliği yapmaya yanaşmaması ve sağlık personelinin yetersiz ekipmanla çalışmak zorunda kalması eleştirildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus