Açlık sınırı asgari ücreti geçti – Türk-İş: “Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 482 TL”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) ekim ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 482 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 8 bin 086 TL’ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise en az 3 bin 036 TL olarak belirlendi.

Türk-İş’in her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın ekim ayı sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 2 bin 482 lira olarak belirlendi.

Yoksulluk sınırı ise gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelerek hesaplanıyor. Buna göre, dört kişilik bir ailenin ekim ayı yoksulluk sınırı 8 bin 86 lira oldu. Bekâr bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 3 bin 35 lira olarak hesaplandı.

“İşini kaybeden milyonlarca işçi düşük işsizlik ödeneğine mahkûm kalmıştır”

Araştırmada, koronavirüs salgını sürecinde, işsizlik ve enflasyon baskısı nedeniyle, hane gelirlerinin hızla düştüğü vurgulanarak şöyle denildi: “Bu durum, çalışan ve emeklileri zor durumda bırakmakta, geçim koşulları bu kesim açısından giderek ağırlaşmaktadır. Çalışanların iş güvencesi ve gelir kaybında yaşanan olumsuzluklar giderek artış göstermektedir. Yetersiz belirlenen asgari ücretle milyonlarca çalışan ailesiyle birlikte günlük yaşamını sürdürmeye çalışırken, küresel salgınla birlikte yaşanan ekonomik kriz sonrası yine milyonlarca çalışan kısa çalışma ödeneği tutarıyla geçinmek durumundadır. İşini kaybeden milyonlarca işçi düşük işsizlik ödeneğine mahkûm kalmıştır. Ücretsiz izne -talebi olmaksızın işverenin tek taraflı iradesiyle- çıkarılan işçilere ise sadece günlük 39 TL nakdi ücret desteği verilmektedir. Kayıtdışı çalışan ve sayıları giderek artan milyonlarca işsiz ise toplumun iktisaden en düşük ve çaresiz kesimini oluşturmaya devam etmektedir.”

“İş yasasının koruyucu hükümleri ortadan kaldırılmak istenmektedir”

Mevcut şartlarda çalışanların haklarının daha da geriletilmekte olduğu belirtilen raporda, “TBMM’ye sevk edilen kanun teklifleriyle iş yasasının -yıllara dayanan- koruyucu hükümleri bir bir ortadan kaldırılmak istenmektedir. Bu yapının sosyal huzur ve iş barışı sağlamayacağı açıktır. Çalışanlar aileleriyle birlikte açlığa ve yoksulluğa maruz kalmaktadır. Çalışanların istihdama yaklaşımı ve beklentisi Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından tanımlanan ‘insana yakışır iş’ kapsamındadır. Bu ortamın sağlanması özellikle ekonomik ve sosyal çalkantıların, belirsizliğin olduğu dönemlerde daha fazla önem taşımaktadır. Çalışanların adil ve yeterli bir ücrete sahip olmaları, işyerinde güvenli ve sağlıklı çalışma şartlarının olması en temel haklar arasındadır” denildi.

Türk-İş’in hesaplamasında temel alınan gıda ürünlerinin fiyatlarında 2020 Ekim ayında gözlenen değişim şu şekilde:

• Süt, yoğurt, peynir grubunda; süt ve yoğurt fiyatında önemli bir değişiklik olmadı ancak peynir fiyatında hareketlenme ve promosyonlu satışlar dikkati çekti.          

•Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; kıyma et fiyatı artmış ve fakat kuşbaşı et fiyatı aynı kalmıştır. Aynı şekilde tavuk fiyatı değişmemiş, sakatat ürünlerinin (ciğer, yürek, böbrek) tümünün fiyatında artış tespit edilmiştir. Balık fiyatları, tezgahlarda artan çeşitlilik ile birlikte biraz gerilemiştir. Yumurta fiyatında artış bu ay da devam etmiştir. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) fiyatlarında -kırmızı mercimekteki artış dışında- bir değişiklik olmamıştır. Bazı marketlerde, tedarikte yaşanan sıkıntı nedeniyle kuru fasulye -kısa bir süre- raflarda yer almamıştır.      

•Çalışanların aile bütçesinde önemli bir yere sahip olan gıda harcaması içinde yaş sebze-meyvenin fiyatı çok değişkenlik göstermekte ve yapılması gereken harcama tutarını önemli ölçüde etkilemektedir. Yaş sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı önceki aya göre artmıştır ve bu artış sebzeden kaynaklanmıştır. Geçen ay 6,57 TL olarak hesaplanan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay 6,82 TL’ye yükselmiştir. Eylül ayında 5,94 TL olan sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay 6,48 TL olarak hesaplanmıştır. Meyve ortalama kilogram fiyatı ise 7,59 TL’den gerileyerek 7,45 TL olmuştur.  

Hesaplamada bu ay 20 sebze ve 11 meyve olmak üzere toplamda 31 ürün dikkate alınmıştır. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alınmış, ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebze tüketiminin toplam miktarından hareket edilmiştir.

•Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; bu ay önemli bir fiyat değişikliği tespit edilmemiştir.  

•Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı ve margarin ile birlikte zeytinyağı fiyatı da aynı kalmış, ancak ayçiçeği yağı fiyatı artmıştır. Hesaplamada dikkate alınan ve açıkta kilo olarak satılan siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatı  -çok düşük de olsa- artmıştır. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünlerinden ayçekirdeği hariç hepsinin fiyatı artmıştır. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı aynı kalmıştır. Çay ve ıhlamur fiyatı da değişmemiştir. Bu ay bal, reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı ile salça fiyatı da aynı kalmıştır.     

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus