Gazeteci Hazal Ocak, Berat Albayrak’a hakaretten yargılandığı davada beraat etti: “Yargılandığım haberle dün ödül aldım, sonra eve gidip savunmamı hazırladım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet gazetesi muhabiri Hazal Ocak, 20 Ocak 2020 tarihinde yaptığı “Damat işi biliyor” başlıklı haber nedeniyle bugün (27 Ekim) hâkim karşısına çıktı. Ocak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a “yazılı basın yoluyla hakaret ettiği” gerekçesiyle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada beraat etti. 

Hapis cezasıyla yargılanan Ocak savunmasında, “Bu haberle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ödülüne layık görüldüm. Bakan Albayrak’ı arayıp ulaşamadım. Bir bakanlık yetkilisi beni arayarak bilgi verdi. Onlara da haberde yer verdim” dedi. Amacının kişileri küçük düşürmek olmadığını belirten Ocak, kendisine açılan davanın “yıldırma amaçlı” olduğunu söyledi.

“Yargılandığım haberle dün ödül aldım, sonra eve gidip savunmamı hazırladım”

Hazal Ocak savunmasında, bu davanın açılış gerekçesini bilmediğini belirtirken “Dün Türkiye’nin en saygın gazetecilik kuruluşlarından biri olan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle layık görüldüm. Daha sonra eve gidip savunmamı hazırladım” dedi. Ocak, “Gazetemize de Berat Bey’in Kanal İstanbul güzergâhında arazi aldığına dair bilgi gelmişti. Ben de sadece bu bilgiye dayanarak haberi yapmak istemedim. Projenin güzergâhındaki bölgeye giderek araştırma yaptım ve bilgiyi doğruladım” diye konuştu.

Savcı: “Bireylerin bilgiye serbestçe erişmeleri, olumlu ve olumsuz görüşlerini özgürce ifade özgürlüğü ile yakından ilgilidir”

Duruşmanın savcısı, “Çoğulcu demokrasinin gereği olarak bireylerin bilgiye serbestçe erişmeleri, olumlu ve olumsuz görüşlerini özgürce ifade özgürlüğü ile yakından ilgilidir” diyerek Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a hakaretten yargılanan muhabir Hazal Ocak için beraat istedi. Mahkeme, duruşma savcısının “medya ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemine dikkat çeken” görüşü doğrultusunda Ocak’ın beraatına karar verdi.

Hazal Ocak’ın savunmasının tamamı şöyle:

“Merhabalar,

Öncelikle üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Bu davanın neden açılmış olduğunu da hâlâ anlamış değilim. Dün Türkiye’nin en saygın gazetecilik kuruluşlarından biri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle layık görüldüm. Daha sonra eve gidip savunmamı hazırladım. 

Haberi oluşturma sürecimden bahsedecek olursam daha önce ifademde de belirttiğim gibi İstanbul’a yapılması planlanan ve belki de şehrin kaderini değiştirecek Kanal İstanbul Projesi’yle ilgili haberi yaptığım dönemde proje Türkiye’nin gündemindeydi. O dönem her gün bu büyük proje hakkında uzmanların, siyasilerin, dernek temsilcilerinin de arasında bulunduğu çok sayıda kişi projeyi kamuoyunda konuşuyor, tartışıyordu. Basın kuruluşları  Kanal İstanbul güzergâhında kimlerin arazi aldığını yazıyordu. Örneğin Sözcü gazetesi güzergâhta Katarlılar’ın arazi aldığını yazmıştı. Yani gündemde güzergâh boyunca kimlerin arazi aldığı büyük merak konusuydu. 

Gazetemize de Berat Bey’in Kanal İstanbul güzergâhında arazi aldığına dair bilgi gelmişti. Ben de sadece bu bilgiye dayanarak haberi yapmak istemedim. Projenin güzergâhındaki bölgeye giderek bir araştırma yaptım ve bilgiyi doğruladım. Bunun üzerine Berat Bey’e konuyla ilgili bilgi almak için ulaşmaya çalıştım. Kendisine ulaşamadım. Ancak Berat Bey’in danışmanlarına bu konuyla ilgili sorularımı ilettim. Bir süre sonra ise bir bakanlık yetkilisi bana dönüş yaparak olayla ilgili bilgiler verdi. Ben de aldığım bu bilgileri de değiştirmeden, yorum katmadan kullandım ve haberi bölgeden izlenimlerimi de ekleyerek tamamladım. Berat Bey’in avukatı da bir gün sonra yaptığı açıklamada haberimi doğruladı ve beni arayan bakanlık yetkilisinin söylediklerini n neredeyse aynısını söyledi. Bakan Albayrak’ın aldığı satın aldığı ‘tarla’ vasfındaki arazinin Kanal İstanbul projesinin planları askıya çıkınca ‘konut+ticaret alanında’ kaldığı görüldü. Yani arazinin değeri katlandı. 

İstanbul’un kaderini değiştirecek bir proje güzergâhında hangi siyasi isim arazi alırsa alsın bunun haber değeri vardır. Kim olursa olsun aynı haberi yapardım. Sadece gazetecilik bilinciyle hareket ettim ve görevimi yaptım. Haberi yapmaktaki amacım Berat Bey’i küçük düşürmek ya da rencide etmek değil, sadece toplumu bilgilendirmekti. Başlıklara gelince bir haberin ilgi çekmesi ve daha büyük kitlelere ulaşması amacıyla başlıklar her zaman daha çarpıcı atılır. Üstelik başlıklara yazı işleri karar verir. Örneğin birinci sayfanın başlığını ben atmadım ancak ben de yazı işlerinde çalışsaydım aynı başlığı atabilirdim. Ayrıca basın, çeşitli haber, fikir ve düşünceleri açıklama özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlüğünü haber verme, denetim ve eleştiride bulunma ve yayma görevini kullanarak gerçekleştirir.

Bu haberdeki bütün unsurlar da denetim ve eleştiri sınırları içindedir. Başlıklarda da, haberimde de bir suç unsuru ya da hakaret görmüyorum. Az önce değindiğim gibi, bu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu davanın gerçeklerin gizlenmesi amacıyla açıldığını, ben ve diğer meslektaşlarıma yönelik bir gözdağı girişimi olduğunu düşünüyorum. Son olarak tekrar söylemek gerekirse ben sadece toplum adına gazetecilik yaptım.”

Derleyen: Hazar Dost

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus