Grip aşısı tartışmaları devam ediyor – Prof. Dr. Onur Başer: “Türkiye’de kullanılan endeks yanlış, yüksek riskli gruplara aşı yapılamayacak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgınında kış ayları yaklaşırken grip aşısının Türkiye’de kimlere yapılacağı ve aşı sayısının yeterli olup olmayacağı tartışılmaya devam ediyor. Türkiye nüfusunun yüzde 9,1’ini (7 milyon 550 bin 727 kişi) oluşturan 65 yaş üstü vatandaşların yanı sıra, kronik hasta sayısı da oldukça fazlayken toplam 1 milyon 350 bin adet grip aşısı temin edilebilmesi ve ilk aşamada yalnızca 400 bin kişiye aşı yapılabilecek olması bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Konu hakkında Medyascope’a konuşan Prof. Dr. Onur Başer, Türkiye’nin grip aşısı yapılacak riskli grupları belirlemede yanlış bir endeks kullandığını ve bu sebeple yüksek riskli grupların aşılanmayacağını söyledi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 23 Ekim Cuma günü Bursa’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bu yıl için 1 milyon 350 bin grip aşısı tedarik ettiğini ve ilk etapta yapılacak 400 bin aşının eczanelere gönderildiğini dile getirmişti. Türk Eczacıları Birliği de bu yıl yaklaşık 1,5 milyon grip aşısı temin edildiğini ancak en az 10 milyon kişiye grip aşısı yapılması gerektiğini açıklamıştı. Bakan Koca, yaptığı açıklamada grip aşısı yapılacak riskli grupları şöyle açıklamıştı: “Riskli gebeler, doğumdan sonra ilk iki hafta içinde olanlar, 65 yaş üzerinde bir kronik hastalığı olanlar, 5 yaş altı kronik hastalığı olan çocuklar, 5-65 yaş arası iki kronik hastalığı olan kişiler, özellikle riskli olan sağlık çalışanları ve ayrıca organ nakli olan kişiler.”

Türkiye nüfusu gittikçe yaşlanıyor ve koronavirüs en çok yaşı ilerlemiş kişileri etkiliyor. Bakan Koca’nın aktardığına göre, grip aşısı yapılacak riskli grubun içinde olmak için yalnızca 65 yaşın üzerinde olmak değil aynı zamanda en az bir kronik hastalığa sahip olmak şart koşuluyor. Uzmanlar ise 65 yaş üzeri vatandaşların koronavirüsten en fazla etkilenen kesim oldukları için doğrudan aşı yapılacak riskli grup içine dahil edilmesi gerektiğini savunuyor.

Medyascope’a konuşan sağlık ekonomisi uzmanı ve MEF Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Onur Başer, grip aşısı yapılacak riskli grubu belirlemede Türkiye’nin de yararlandığı Charlson Risk Endeksi’nin gelişmiş versiyonunun kullanılması gerektiğini belirterek “Türkiye, kendine özgü bir endeks oluşturabilir” dedi.

Prof. Dr. Onur Başer

Aşıların yüksek riskli grup yerine az riskli gruba yapılacağını söyleyen Başer, “Bizim sınırlı aşı miktarımızı en fazla fayda görecek insanlara yapmamız gerekiyor. Türkiye’nin elindeki verileri kullanarak bir risk skoru grubu oluşturması çok daha doğru bir yaklaşım olurdu” diye konuştu.

Aşılama endeksi 1987 yılına dayanıyor

Sağlık Bakanlığı’nın grip aşısının kimlere yapılacağını belirlemek amacıyla kullandığı Charlson Risk Endeksi nedeniyle birçok riskli grubun öncelikli listede yer almadığını, bu endeksin Mary Charlson tarafından 1987 yılında yazılan bir makaleye dayandığını aktaran Prof. Başer, endeksin yan hastalıkların bir yıllık ölüm ihtimallerine ağırlık verilerek, bireylerin genel sağlık durumlarını gösterdiğini belirtti. Yıllar içinde Charlson Risk Endeksi’ne ait parametrelerin değiştiğini ifade eden Başer, “Örneğin, 1987 yılında AIDS için verilen altı ağırlık birimi, geliştirilen tedaviler ile daha düşük bir skora dönüştü. Charlson Risk Endeksi sadece 19 yan hastalığı kapsıyor, dünyada artık 30 yan hastalığı kapsayan Elixhauser gibi daha gelişmiş endeksler kullanılıyor” dedi.

Mevcut kriterlerde yüksek riskli grubun aşılanmayacağını, daha az riskli grubun aşılanacağını dile getiren Başer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim sınırlı aşı miktarımızı yararı en fazla görecek insanlara yapmamız gerekiyor. Türkiye’nin elindeki verileri kullanarak bir risk skoru grubu oluşturması daha doğru bir yaklaşım olurdu. Elimizde koronavirüs hastalığını geçiren vatandaşlarımızın bilgileri var, vefat edenlerin ve etmeyenlerin yan hastalıklarına ait bilgiler var. Türkiye’ye özgü ve koronavirüse özel bir endeks çıkarılabilir, hem Charlson Risk Endeksi’nden hem de gelişmiş Elixhasuer Endeksi’nden daha doğru bir aşı dağılımı yapılabilirdi. Sağlık Bakanlığı bir iki haftalık çalışmayla kendi endeksini oluşturabilir.”

En önemli kriter yaş

Başer’e göre, risk skorunda en önemli kriter yaş ancak aşılama bu kritere göre yapılmayacak. Yaş ilerledikçe koronavirüsten ölüm ihtimalinin arttığını belirten Başer, “Medikal literatüre dayanarak yaş faktörünün risk skoruna eklenmesi gerek. 80 yaş üstünde ölüm oranı 50 yaş altına kıyasla yüzlerce kat daha fazla ancak bu yaş grubu şu anki skor testinde eğer herhangi bir yan hastalığı yoksa grip aşısı olamıyor. 50 yaş altı için sıfır, 50-59 için bir, 60-69 için iki, 70-79 için üç, 80 ve üstü için dört puan eklenmelidir. Bu şekilde güncellenirse 85 yaşında bir diyabet hastasının aşı olması mümkün. Daha kapsamlı olan Elixhauser Risk Endeksi ile belirleme yapılırsa koronavirüste ölüm oranlarını artıran obezite, anemi, hipertansiyon, akıl hastalıkları gibi hastalıklar da eklenmiş olur. Böylece Sağlık Bakanlığı daha adil bir aşılama yoluna gidebilir” diyerek sözlerini tamamladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus