Koronavirüs aşısında geri sayım (4 Aralık 2020) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “Aşının menşeine değil, yöntemine odaklanılması gerek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya, koronavirüs aşısı çalışmalarına kilitlenmiş durumda. Ülkeler koronavirüs aşılarını sipariş etme yarışına girerken Türkiye’de de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aralık ayı boyunca 20 milyon aşının ülkeye geleceğini, daha sonraki aylarda ise bu sayının 50 milyona çıkacağını açıkladı. İlk aşamada uygulanacak Çin’in Sinovac adlı aşısının dışında, diğer aşıların da getirileceği belirtilirken aşılanmaya ne zaman başlanacağı, aşıların ücretli olup olmayacağı, depolanma biçimleri, içerikleri ve yerli aşının ne zaman uygulanacağı gibi sorular akıllara geldi. Gün gün aşı hakkındaki gelişmeleri Fırat Fıstık ve Hande Sena Kandemir derledi.

3 Aralık 2020: 

İngiltere, dünyada Pfizer/BioNTech koronavirüs aşısına onay veren ilk ülke oldu.

Beyaz Saray Sağlık Danışmanı ve bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Anthony Fauci, İngiltere’nin aşıyı onaylamada aceleci davrandığını ve onaylama sürecinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kadar dikkatli olmadığını savunarak İngiltere’yi eleştirdi. Fauci, aşı onayında hızlı davranmanın, insanların aşıya olan güvenlerini sarsabileceğini söyledi. İngiltere ise onay sürecinin olması gerektiği gibi gittiğini ve aşının güvenli olduğunu savundu. Bunun üzerine Fauci, İngiltere’nin onay süreciyle ilgili herhangi bir yargıda bulunmadığını ama ABD’de onay sürecinin daha yavaş gerçekleştiğini belirterek önceki sözleri için özür diledi. Fauci aynı zamanda, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) aşının güvenli ve etkili olduğunu onaylamasının ardından en kısa sürede kendisinin de aşı olacağını söyledi. 

İngiltere’de Matt Hancock, Jacob Rees-Mogg‘un da aralarında bulunduğu bakanlar, onay sürecinin hızlı işlemesinin Brexit yüzünden olduğunu ve Avrupa Birliği’nden (AB) onay beklemenin süreci yavaşlatacağını savundu. AB ise “onay kurumlarını yarıştırma oyununa” kesinlikle katılmayacağını açıkladı.

FDA, 10 Aralık’ta Pfizer/BioNTech aşısının onaylanması, 17 Aralık’ta ise Moderna aşısının onaylanması konusunu tartışmak üzere toplanacak. Yani bu aşılar önümüzdeki iki hafta içinde resmi olarak onaylanmış olabilir. Fransa Başbakanı Jean Castex, basın açıklamasında herkesin bedava aşılanabilmesi için hükümetin 2021 yılı için sosyal güvenlik bütçesine 1,5 milyar euroluk pay ayırdığını duyurdu. Castex, öncelikle bir milyon kişinin ocak ayı içinde aşılanacağını ardından da şubat ayından itibaren risk grubunda olan yaklaşık 14 milyon Fransız’ın aşılanacağını belirtti. Castex, koronavirüs aşısının zorunlu tutulmayacağının da altını çizdi.

4 Aralık 2020: 

New York Times’tan Kara Swisher, BioNTech’in yöneticileri Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin ile röportaj yaptı. Türeci ve Şahin, aşı tam kullanım ruhsatı aldıktan sonra herkesle birlikte aşı olabileceklerini belirtti . Türeci, aşı çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: “Biz faz 1 çalışmalarına paralel olarak sonradan faz 3 çalışmalarına geçebilecek daha gelişmiş denemeler hazırladık. Ayrıca koronavirüs aşı çalışmaları sürecinde tüm dünyadaki devlet otoriteleriyle yoğun ve interaktif bir işbirliği içindeydik. Otoritelerin normalde bir aşının onayı için gerekli idari zamanı beklememiz için bir ısrarda bulunmaması da işimizi kolaylaştırdı. Yani bu süreçte aşı çalışmalarında kestirme yol seçilmedi sadece hızlandırılmış bir program için yapılan yoğun işbirliği süreci kısalttı.”

İkili, “Siyasetle ilgilenmiyoruz. Günün sonunda bizim çıkarımız mümkün mertebe en hızlı şekilde bu aşıyı geliştirmek. Etik standartları takip etmek, bilimsel standartları takip etmek zorundayız” diye konuştu.

Aşı yaptırmanın zorunlu olup olmadığı konusunda Fahrettin Koca da açıklamalarda bulundu. Konunun Bilim Kurulu’nda konuşulduğunu söyleyen Koca, vatandaşın aşı yaptırma konusunda zorunlu tutulmayacağını söyledi. Bakan Koca, insanları aşının güvenilirliği ve etkinliği konusunda ikna etmenin öncelikli hedefleri arasında olduğunu da belirtti.

Koca, Çin aşısı Sinovac hakkındaki soruyu da şöyle yanıtladı: “Dünyada üretilen tüm aşılar, Dünya Sağlık Örgütü’nün süreçlerinden geçmek zorunda. Çin aşısı da öyle. Şu anda faz-3 dönemini bitiren hiçbir aşı yok. Salgının yol açtığı acil durum nedeniyle ara raporlarla uygunluk veriliyor. Çin aşısı, faz 3’e en erken başlayan aşıdır. Ayrıca faz 3’ü daha geniş topluluklara uyguladılar. ‘Faz 3’le ilgili Çin aşısının ara raporları henüz açıklanmadı. Bir hafta-10 gün sonra açıklanmasını bekliyoruz.”

Çin Aşı Geliştirme Operasyonları Ekibi Başkan Yardımcısı Wang Junzhi, Çin’in Vuhan kentinde yaptığı konuşmada önümüzdeki bir-iki hafta içinde koronavirüs aşılarıyla ilgili önemli bir açıklama yapacaklarını duyurdu. “Planlandığı üzere bu yıl içerisinde 600 milyon doz inaktif koronavirüs aşısı satışa çıkmaya hazır olacak” diyen Wang, aşıların faz 3, yani son deneme aşamasında olduğunu belirtti. 

Yarışta üç aşı öne çıkıyor

Dünyada virüse karşı yüzde 90’ın üzerinde koruma sağladığı açıklanan üç adet aşı bulunuyor. Bunlar Pfizer/BioNTech, Moderna ve Sputnik V aşıları. Bunlar dışındaki aşılar arasında iki doz kullanılan ve ikinci dozla etkinliği yüzde 90’ın üzerine çıkabilen, grip aşılarına benzeyen aşılar da bulunuyor. 

Her bir aşı için üretime hazırlanılırken bir taraftan da aşılar bağımsız kurumlara acil izin başvuruları yapıyor. Bunun yanı sıra aşıların depolama koşullarıyla ilgili çalışmalar ve dağıtımlarıyla ilgili üretim faaliyetleri de hız kesmeden devam ediyor.

Dünyada öne çıkan koronavirüs aşıları:

Pfizer ve BioNTechABD’li ilaç şirketi Pfizer ve Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech’in geliştirdiği aşının koronavirüse karşı başarı oranı yüzde 95 olarak açıklandı. İki şirket 2021 yılının sonuna kadar 1,3 milyar aşı üretmeyi planlıyor. Aşının iki doz olarak uygulanacağı, fiyatının ise her doz için 19,5 dolar olacağı duyuruldu.

ModernaAmerikan biyoteknoloji şirketi Moderna’nın ürettiği aşı da Pfizer/BioNTech aşısına benzer sonuçlarla virüse karşı yüzde 95’e yakın koruma sağlıyor. Bu aşı da iki doz olarak uygulanacak. Aşının fiyatı 25-37 dolar olarak duyuruldu. İlk olarak ABD’de dağıtılması bekleniyor.

Oxford ve AstraZeneca: AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi’nin geliştirdiği aşının denemelerinde üçüncü aşamaya geçildi. Aşının virüse karşı korumada başarı oranı AstraZeneca tarafından yüzde 70 olarak açıklanmasına rağmen doğru dozda uygulandığında koruma oranı yüzde 90’a kadar çıkabiliyor. 

Sputnik V Gamaleya Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Rus koronavirüs aşısı Sputnik V’nin koruma oranının yüzde 92 düzeyinde olduğu açıklandı. İlk doz 20 bin kişiye, ikinci doz ise 16 bin kişiye uygulandı. Aşının, Pfizer/BioNTech ve Moderna aşılarından daha ucuz olacağı duyuruldu. 

Sinopharm – Çin’de devlete ait ilaç firması Sinopharm, geliştirmekte olduğu aşı için çevrimiçi rezervasyonları başlattı. İlk aşamada yurtdışına seyahat edecek öğrenciler, diplomatlar ve sağlık çalışanları aşı için “acil kullanım” hakkına sahip olacak. Çin hükümeti, yayımladığı makalede acil kullanım kapsamında yaklaşık bir milyon kişiye aşının uygulandığını ve herhangi bir yan etki bilgisinin kendilerine ulaşmadığını açıkladı. 

Johnson & Johnson’s Janssen Pharmaceutical Companies Bu aşı, insan adenovirüs vektörleri bazlı bir aşı. Yani vücutta çoğalma kabiliyeti olmayan ve sağlık açısından tamamen güvenli bazı insan virüslerini içeriyor. Şirket acil kullanım için ABD hükümeti ile 1 milyar dolarlık (100 milyon doz) bir anlaşma imzaladı. 

Sinovac Çin şirketi Sinovac, geliştirdikleri aşının denemelerine başlandığını daha önce duyurmuştu. Bu aşı, inaktive bir aşı. Yani virüs ya da bakterinin tamamı veya bir kısmı kullanılarak oluşturulan bir aşı türü. Aşının faz 3 denemelerini Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de tamamlayan şirket, aşının herhangi bir yan etkisi olmadığını açıkladı. Tıp dergisi Lancet, aşıyla ilgili değerlendirmelerin tamamlandığını ve olumsuz bir ciddi reaksiyonun gözlemlenmediğini yazdı. Bununla birlikte aşının ürettiği antikor seviyesinin, iyileşen bir kişinin ürettiği antikordan düşük olduğu aktarıldı. Reuters’a göre aşının tek dozu yaklaşık 30 dolar olacak.

Türkiye’nin ilk aşamada yani aralık ayında 20 milyon doz alınacağı belirtilen aşı da Çin’in Sinovac aşısı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, daha önce şirket ile aşı için bir sözleşme yapıldığını duyurdu ve “Aralık, ocak ve şubat ayında bir sorun olmazsa toplam 50 milyon doz aşı için imza atıldı” dedi. Türkiye’ye gelecek aşıların Sinovac ile sınırlı kalmayacağını belirten Koca, “Rusya ve diğer aşı üreticileriyle de irtibat halindeyiz. Çok erken dönemde güvenilirliğini ve etkinliğini bildiğimiz aşılarla aşılamaya hızla başlayalım istiyoruz. O nedenle, herhangi bir aksilik olmazsa şu an için sözleşmeye bağlanan 50 milyon aşı için muhtemelen 11 Aralık gibi aşı takvimine başlanabilir” diye konuştu.

Bakan, aşı için tarih verdi

Koca, 1 Aralık Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gazetecilerin sorularını yanıtlarken 11 Aralık’ta aşının ilk olarak sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlanacağını duyurdu. Ruhsatlandırma işlemlerinin sona ermesinin ardından Pfizer/BioNTech aşısından da ilk etapta 1 milyon dozun Türkiye’ye getirileceğini belirten Koca, bu aşının ücretli olacağını ancak Sinovac’ın geliştirdiği aşının ücretsiz olarak vatandaşlara uygulanacağını söyledi.

Sağlık çalışanlarının ardından kronik rahatsızlığı bulunanlar da aşıdan yararlanabilecek. Buna göre kronik hastalığı olanlar ve 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar da ilk takvimde aşılanacak. Sinovac dışında alınacak aşılar, üst limiti belirlenmiş fiyatlarla eczanelerden temin edilebilecek.

Ülkeler ne kadar aşı sipariş etti?

Aşı siparişleri konusunda Avrupa Birliği (AB) ve ABD başı çekiyor. AB şimdiye kadar 400 milyon Oxford, 300 milyon Pfizer/Biontech, 160 milyon Moderna aşısı sipariş ederken ABD, Oxford aşısından 500 milyon ve Moderna ve Pfizer/BioNTech’in aşılarının her birinden 100 milyon sipariş verdi. 

AB ve ABD’yi 500 milyon Oxford aşısı siparişiyle Hindistan takip ederken Japonya da Pfizer/BioNTech ve Oxford aşılarının her birinden 120 milyon sipariş etti. Genel tabloya bakıldığında, ülkeler ağırlıklı olarak Oxford aşısını tercih ederken, Türkiye ile birlikte Sinovac aşısı için sipariş veren ülkeler arasında Endonezya ve Brezilya bulunuyor. 

Yerli aşı çalışmaları nasıl devam ediyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre koronavirüse karşı güncel olarak 48 aşı adayı klinik denemede. 164 aşı ise klinik öncesi değerlendirme aşamasında bulunuyor. Türkiye’nin klinik deneme aşamasında aşısı bulunmamakla birlikte, klinik öncesi değerlendirme listesinde Türkiye’den 11 aşı adayı yer alıyor. DSÖ verilerine göre, Türkiye’de öne çıkan aşı çalışmaları şunlar:

  • DNA vaccine – Ege Üniversitesi
  • Inactivated – Selçuk Üniversitesi 
  • Inactivated – Erciyes Üniversitesi
  • Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi / Acıbadem Labmed Health Services A.S
  • Ankara Üniversitesi
  • Adeno5-based – Erciyes Üniversitesi
  • Boğaziçi Üniversitesi
  • İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi
  • mRNA Selçuk Üniversitesi
  • Bezmialem Vakıf Üniversitesi
  • ODTÜ

Bakan Fahrettin Koca, 26 Kasım’da Twitter’da paylaştığı bir gönderide şunları kaydetti: “COVID-19’a karşı aşı geliştirme çalışmaları yarışında biz de varız. TÜSEB desteği ile Erciyes Üniversitesi’nde geliştirilen COVID-19 aşı çalışmaları planlanan takvime uygun olarak devam ediyor. Milli aşı adayının gönüllülere ikinci doz uygulaması bugün başladı. Umutluyuz.”

Nisanda yerli aşının uygulanması planlanıyor

Türkiye’de 16 yerli aşı çalışmasının sürdüğünü, bunlardan dördünün inaktif olduğunu ve bir aşının da yakın zamanda ikinci faz çalışmalarına başlayacağını söyleyen Koca, yerli aşının nisan ayında uygulanabilir hale gelmesini beklediklerini belirterek “Ülkemizde 16 ayrı aşı çalışması yapılmaktadır. Aşı adayları geliştirmeye çalışan ender ülkelerden biriyiz. Bir tanesi klinik öncesini başarıyla tamamlamış ve gönüllüler üzerinde uygulanmaya başlanmıştır. 44 gönüllüye uygulama yapıldı. İkinci doz 26 Kasım – 14 Aralık tarihleri arasında yapılacak. Nisan ayında ilk aşıya kavuşmamızı ümit ediyorum” dedi.

Nisan ayına kadar 45 milyon vatandaşın aşılanması, yerli aşı uygulanabilir olduğunda ise her ay beş milyon kişiye bu aşıdan yapılması planlanıyor. 

Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (ERAGEM), 5 Kasım’da geliştirdikleri aşının faz 1 çalışmalarının başladığını duyurmuş, ilk dozu yapılan aşıda ikinci doza geçildiğini açıkladı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış ise ilk dozu uygulanan aday aşının, gönüllüler üzerinde hiçbir yan etkisinin görülmediğini söyledi. Klinik çalışmalarda en ilerideki aşılardan biri olduğu belirtilen bu aşının aralık ayı ortasında faz 2 çalışmalarının yapılması, daha sonra da hızlı şekilde faz 3’e geçilmesi hedefleniyor. 

Depolanma da bir o kadar önemli

Aşıların üretilmesi ve uygulanması kadar depolanmaları da önemli. Örneğin, Pfizer/BioNTech aşısının -70 derece soğukluktaki depolarda muhafaza edilmesi şart. Bu depolama derecesi Oxford ve Sputnik IV aşısında normal seyrederken, Moderna’nın aşısının altı ay boyunca -20 derecede saklanması gerekiyor. Pfizer/BioNTech bu konuyla ilgileniyor ve aşıların korunabileceği bir kutu üzerinde çalışılıyor. Çin’in Sinovac ve Rusya’nın Sputnik aşısı ise normal depolarda tutulabiliyor. 

Uzmanlara göre, aşıların dünyanın tamamına ulaşabilmesi için en az 2,5 senelik bir süre geçmesi gerekiyor. Pfizer/BioNTech, 2021 sonuna kadar ancak 1,3 milyar doz aşının üretilebileceğini, Moderna ise en fazla 3 milyar doz aşının üretilebileceğini açıkladı.

Aşıların içeriği

Aşıların onaylanması virüsün yenildiği ve aşının tamamen etkili olduğu anlamına gelmiyor. En önemli aşama, aşılanan hastaların sağlık durumlarının gözlemlendiği dördüncü aşama olarak kabul ediliyor. 

Aşı adaylarının çoğu virüsün kendisini hedeflemek yerine, virüsün dışında bulunan proteinler gibi küçük bileşenleri hedefliyor. Temel hedeflerden biri, bağışık sisteminin verilen yüksek dozdaki proteini hatırlaması ve gerçek virüsle temas ettiğinde savunma reaksiyonunu hızlı bir şekilde geliştirmesi. Hepatit B, HPV gibi virüslere karşı geliştirilen aşılarda da bu yöntem izleniyor. 

ABD’de yaşayan Türkiyeli virolog Semih Tareen ise bugüne kadar en hızlı biçimde geliştirildiği belirtilen aşı çalışmalarının dört sene sürdüğünü (kabakulak virüsü), HPV aşısı çalışmalarının ise 15 sene devam ettiğini söyledi. Tareen konuyla ilgili şöyle yazdı: “Eski virüs aşı teknolojileri inaktive veya zayıflatılmış virüs kullanıyor. Bu, çok eski ve yavaş bir yöntem: yeni bir salgında virüsün izole edilmesi ve laboratuvarlarda yeterli miktarda üretilmesi uzun sürüyor. Fakat RNA teknolojisi sayesinde ilk koronavirüs vakasından sonra 10 gün içinde çıkan sekanstan yola çıkarak ilk RNA molekülleri iki gün içinde üretilebildi. Bu sayede ilk koronavirüs vakasının ardından üç ay geçmeden faz 1 insan deneyleri Moderna tarafından mart ayının sonunda başladı. RNA aşı teknolojisi, 2008’den beri insanlarda deneniyor. Koronavirüs sayesinde ilk defa bu kadar sayıda ilaç şirketi, hükümet ve Dünya Sağlık Örgütü işbirliği içinde çalıştı.

Aşıların test edildiği üç faz

Faz 1: Bir aşı geliştirilip ilk olarak hayvanlar üzerinde test edildikten sonra aşı faz 1 denemelerine girer. Bu, aşının 20 ile 100 arasında kişi üzerinde test edildiği aşamadır. Bu noktada bilim insanları farklı doz kullanımlarında aşının herhangi bir yan etkisi olup olmadığını araştırır.

Faz 2: Aşı faz 1 aşamasını başarıyla geçtikten sonra ikinci deneme sürecine girer. Bu aşamada birkaç yüz insan üzerinde farklı dozda verilecek olan aşı denemeleri başlar. Burada araştırılan şey insan bağışıklık sisteminin aşıya nasıl tepki verdiğidir.

Faz 3: İkinci aşamayı geçen aşı faz 3 denemelerine girer ve burada aşı 100 ile 10 bin kişi üzerinde denemeye alınır. Aşı için ruhsat başvurusu yapılabilmesi için bu fazın geçilmesi, aşının etkinliğinin kanıtlanması ve yan etkilerin en aza indirilmiş olması gerekir.

2 Aralık 2020 itibarıyla koronavirüs aşısı denemelerinde faz 1’de 41, faz 2’de 17, faz 3’te 13 aşı yer alırken acil ya da kısıtlı kullanım için onay almış yedi aşı bulunuyor. Buna karşılık henüz hiçbir aşı tam kullanım için izin alabilmiş değil.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus