Rivayet Muhtelif (15) – Aydın Selcen anlattı: Liberal demokrasi krizi ve yeni jeopolitik dönem

Liberal demokrasinin dünya genelinde yaşadığı kriz ne anlama geliyor? Popülist liderlerin yükselişi uluslararası sistemi nasıl dönüştürüyor? Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Medyascope programcısı Hilmi Hacaloğlu, konuğu Aydın Selcen ile bu sorulara yanıt aradı.

Hilmi Hacaloğlu’nun konuğu Aydın Selcen, dünya siyasetinde liberal demokrasinin yaşadığı krizi ve yeni jeopolitik dönemin dinamiklerini değerlendirdi.

Liberal demokrasi çatırdıyor mu?

“Liberal demokrasi çatırdıyor mu?” sorusuna Selcen, meselenin yüzeysel değil yapısal olduğunu vurgulayarak yanıt verdi:

“Bu çok büyük bir soru. Üzerine kitaplar yazılıyor. Liberal demokrasinin karşısına kurulu dünya düzeni, kurallara dayalı sistem diyebiliriz. Ama ‘Demokrasinin sonu mu geliyor?’ diye daha basit şekilde sorulabilir. Hep söylenir ya, demokrasi çok mükemmel bir sistem değil ama daha iyisi de yok. Buna rağmen bugün baktığımızda o standart dediğimiz şeyin aşındığını görüyoruz.”

Soğuk Savaş sonrası oluşan iyimserliğin dağıldığını belirten Selcen, “Sovyetler Birliği yıkıldığında ‘tarihin sonu’ denildi. Her yerde demokrasi olacak, küreselleşme refah getirecek diye düşünüldü ama olmadı. Zenginleşen şirketler oldu, bazı ülkeler oldu ama toplumların tamamı kazanmadı. Hatta ABD’de bile küreselleşme karşıtlığı yükseldi. Demokrasiler her yerde filizlenmedi” dedi. 

Yeni jeopolitik dönem

Yeni jeopolitik döneme değinen Aydın Selcen, dünyanın artık kurallara dayalı düzenden uzaklaştığını söyledi:

“Artık kurallara dayalı dünya düzeni dediğimiz şey aşınıyor. Yerine daha çok güç siyasetinin belirleyici olduğu bir dönem geliyor. Büyük güçler kendi çıkarlarına göre hareket ediyor. Bu sadece askeri değil, ekonomik ve teknolojik alanlarda da böyle.”

Bu dönüşüme dair küresel örnekler veren Selcen şöyle devam etti:

“Çin’de kapitalizm ile otoriterlik birlikte ilerliyor. Rusya’da demokrasi denemesi kısa sürdü. Hindistan’da demokratik gelenek olmasına rağmen otoriterleşme görüyoruz. Yani artık ekonomik gelişme ile demokrasi arasında otomatik bir bağ yok.”

Otokratik-popülist dalga yükseliyor mu?

Bugün yaşanan temel kırılmanın, seçimle gelen liderlerin sistemi içeriden dönüştürmesi olduğunu vurgulayan Selcen, “İnsanlar seçimle geliyor ama sistemi içeriden kemiriyor. Hukuku eğip büküyor, liyakati ortadan kaldırıyor, karar alma süreçlerini dar bir çevreye indiriyor. Buna ‘lawfare’ deniyor, yani hukuku bir silah gibi kullanmak. Bu süreç sadece bir ülkede değil, küresel bir eğilim” diye konuştu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.