Türkiyeli uzmanlar koronavirüsün mutasyona uğramasıyla ilgili olarak ne diyor? – “Paniğe kapılmak için henüz bir sebep yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İngiltere’de koronavirüsün mutasyon (SARS-CoV-2, B.1.1.7 varyantı) geçirmesi sebebiyle birçok ülke, İngiltere ile sınır kapılarını kapattı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson yaptığı açıklamada, mutasyon geçiren virüsün yüzde 70 daha bulaşıcı olduğunu söyledi. Türkiyeli uzmanlar ise koronavirüsün yeni varyasyonuyla ilgili şu an için paniğe kapılacak bir durumun olmadığını dile getirdi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, cumartesi günü (19 Aralık) yaptığı açıklamada, başkent Londra dahil olmak üzere ülkenin güney bölgesindeki vaka artışlarının sebebinin mutasyon geçirmiş yeni tip bir koronavirüs olduğunu ve bu virüsün öncekine kıyasla yüzde 70 daha bulaşıcı olduğunu açıkladı.

Uzmanlar Çağhan Kızıl, Anıl İlerigider ve Urartu Şeker‘in paylaşımlarına bakıldığında, İngiltere’nin yanında Danimarka, Almanya ve Avustralya’da da görülen mutasyona uğramış virüs hakkında hemfikir olunan üç nokta var:

1- Kesin sonuçlara varacak yeterli veri yok

2- İngiltere’de gözlenen artış insan kaynaklı olabilir

3- Mutasyon hakkında yapılan moleküler araştırmalara göre yeni koronavirüs varyantı hücrelere daha fazla bağlanıyor ancak bu durum hastalığın seyrini etkilemiyor.

Çağhan Kızıl: “Mutasyonlu virüsün daha hızlı yayıldığına dair bir veri yok, önlemler tedbir amaçlı” 

Almanya’daki Dresden Üniversitesi’nde sinirbilim ve genetik üzerine çalışan Doç. Dr. Çağhan Kızıl‘ın paylaşımına göre, B.1.1.7 varyantı olarak adlandırılan bu yeni tip virüs, tüm dünyada salgına sebep olan virüs tipi ile kıyaslandığında dört farklı gen bölgesinde toplam 17 farklı genetik değişim gösteriyor. Bu farklılıklar içerisindeki altı mutasyon ve iki eksilmenin virüsün en çok bilinen S proteininde (Spike) gerçekleştiği görülüyor ve bu protein virüsün genetik dizininin hücreye girmesini sağlıyor.

Kızıl’a göre S proteininde gerçekleşen bu değişimlerin virüsün hücreye bağlanmasını daha da güçleştirdiği daha önce tespit edildi. Ancak bilindiği kadarıyla bu bağlanma hastalığın seyrini değiştirmiyor ve N501Y adı verilen yeni mutasyonda da böyle bir durum olabilir.

Kızıl, geçen aylarda ortaya çıkan D614G adlı mutasyonun da kamuoyu ve uzmanlar tarafından benzer bir kaygıyla karşılandığını ancak ilerleyen zamanlarda hastalığın seyrine etkisinin olmadığını farkettiklerini belirtti.

Yeni mutasyonlar hakkında endişe veren kısım, virüs mutasyonlarının insanın bağışıklık sisteminden kaçmayı sağlayabileceği ancak Doç. Dr. Kızıl, mutasyon geçirmiş virüse karşı da bağışıklık sağlanabileceğini, mutasyona sahip virüsün bağışıklık sisteminin savaşabileceği bir yapıda olabileceğini belirtiyor.

Kızıl ayrıca, değişime uğrayan koronavirüs haberlerinin artışından sonra İngiltere’nin bazı bölgelerinde alınan yeni önlemlerin risk değerlendirme amaçlı olduğunu belirterek “Sonuç olarak şu an elimizde bu mutasyonların insanda daha şiddetli bir hastalık ve daha hızlı yayılım yapacağına dair veri yok. İngiltere’de temkinli davranılmasının nedeni bu ihtimali risk çerçevesinde ele almak” dedi.

Anıl İlerigider: “Artış insan davranışına bağlı olabilir”

Biyoteknoloji uzmanı Anıl İlerigider ise İngiltere’de tespit edilen yeni koronavirüs varyantının daha hızlı yayılmasının epidemiyolojik yani insan davranışına bağlı olarak da açıklanabileceği görüşünde. İlerigider’e göre, artan Noel alışverişleri ve toplu buluşmalar bu faktörlerin içinde olabilir.

Virüsün üzerinde henüz evrimsel bir baskı olmadığını ve virüsün rahatça bulaşmaya devam ettiğini belirten İlerigider, bu baskının toplumun büyük bir kısmı aşılanınca etki gösterip virüsü değişmeye zorlayabileceğini düşünüyor. İlerigider tespit edilen yeni varyant hakkında son olarak, “Umalım İngiltere’de gözlemlenen bu yeni varyant, faz 3 klinik aşamasında aşılanmış bir kişide mutasyona uğrayarak oluşmuş, başkasına bulaşan bir varyant olmasın” dedi.  

Doç. Dr. Urartu Şeker: “Hayvan çalışmalarında mutasyon öncesi geliştirilen aşı, yeni varyanta karşı da koruma sağlıyor. Paniğe kapılacak bir durum yok”

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü (UNAM) Öğretim Üyesi, sentetik biyoloji uzmanı Doç. Dr. Urartu Şeker de yaptığı paylaşımda İngiltere’de rastlanan yeni varyant hakkında “Net çıkarımlar yapacak verimiz yok” diye yazdı. Fareler üzerine yapılan deneylerde de aynı mutasyonun gözlendiğini belirten Şeker, bu bağlamda yeni mutasyonun “sürpriz” bir gelişme olmadığını aktardı. Şeker, yine farelerde yapılan deneylerde mutasyon geçirmemiş koronavirüs baz alınarak yapılan aşıların yeni koronavirüs varyantına karşı da koruma sağladığını aktararak, “Yani ortada paniğe kapılacak, öldük bittik bir durum yok” dedi.

Semih Tareen: “Sansayon veya manşet değil”

Amerika Birleşik Devletleri’nin Seattle kentinde çalışan virolog Semih Tareen ise İngiltere’deki mutasyon ile gelişmeleri yedi maddede özetledi:

1- İngiltere’de yayılan bu yeni “B.1.1.7” isimli soy kümesinde (lineage cluster) ilginç mutasyonlar var.

2- Bu mutasyonların bazıları yeni değil, önceden de görüldü. 

3- Bu mutasyonlardan bazıları önceden lab deneylerinde hücrelere ve farelere daha kolay bulaşabildiğini gösterdi.

4- Henüz bu mutasyon grubunun doğrudan insanlarda daha bulaşıcı olduğuna dair bir delil yok.

5- Bu mutasyon grubu daha çok bulaşıcı olduğu için değil, “kurucu etkisi (popülasyon genetiğinde büyük bir popülasyondan koparak daha az sayıdaki küçük ve yeni bir popülasyonun oluşması ve böylece genetik çeşitliliğin ve genetik varyasyonların kaybedilmesi) yüzünden de bu şekilde yayılıyor olabilir. 

6- Bu mutasyon grubunun aşılara karşı sorun yaratacağına dair henüz herhangi bir veri yok. 

7- Mutasyon her zaman her canlıda olur, koronavirüste de yüzlerce var.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus