Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Fransa-İngiltere arasında tır geçişleri yeniden başladı, Güney Kore’de aşılama için kamuoyu baskısı artıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Fransa, İngiltere ile olan kara sınırını bugün yeniden açtığını duyurdu

Fransa, 20 Aralık Pazar gecesi İngiltere’de virüsün mutasyona uğradığı ve daha hızlı yayıldığı haberlerinden sonra acil bir kararla sınırlarını 48 saatliğine İngiltere’ye kapatmıştı. Fransa’nın sınırlarını kapatmasıyla birlikte ülkenin Dover Limanı ve Folkestone’daki Eurotunnel sınırlarında 2 bin 800’den fazla kamyon mahsur kalmıştı. Ancak Fransa, İngiltere ile olan sınırını salı günü (22 Aralık) tır geçişlerine yeniden açtı.

İngiltere Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, iki ülke arasındaki anlaşma gereği tır şoförleri Fransa’ya giriş yapmadan önce koronavirüs testi yaptıracak veya daha önceden yapılmış test sonuçlarını gösterecek. Ancak halihazırda sınırda bekletilen şoförlerin testlerinin tamamlanması birkaç gün sürebilir. Öte yandan, İngiltere Ulaştırma Bakanı salı günü yaptığı açıklamada, ülkenin başka yerlerinde bekleyen şoförlerin seyahat izinlerinin ertelendiğini duyurdu.

İngiltere Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin politika direktörü Rod McKenzie, kamyon sürücüleri için “Bu bir insan sefaletinin hikayesidir. Hükümet planlaması bu konuda şoke edici bir karar verdi ve son birkaç gündür otoyolda bin kamyon var. Ayrıca kamyon şoförleri için yeterli dinlenme tesisi yok” dedi. McKenzie, şoförlerin gıdalara yeterli erişimi olmadığını ancak yerel yetkililerin pazartesi günü (21 Aralık) şoförlere kumanya dağıttığını ve taşınabilir tuvaletlerin de sınırlara götürüldüğünü aktardı.   

Taşımacılıktan sorumlu Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Üyesi Adina Valean ise yaptığı açıklamada, “AB içinde, ulaştırma işçilerinin karantina ve test gibi kısıtlayıcı önlemlerden muaf tutulması çok önemlidir. Tedarik zincirlerini sağlam tutmaya devam etmeliyiz” diye konuştu.

Diğer yandan İngiltere’nin büyük süpermarket zincirlerinden biri olan Tesco, yumurta ve tuvalet kâğıdı ürünlerine satın alma limitlerinin yeniden getirildiğini duyurdu.

ABD’de aşılama başladı ama salgında durum kötüye gidiyor: 21 Aralık’ta başlayan aşılamada şimdiye dek 600 bin Amerikalı aşılandı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimi vatandaşlarını artan vaka sayısı ve hastanelerin doluluk oranları sebebiyle yılbaşı için seyahat etmemeleri konusunda tekrar uyardı. Geçen hafta İngiltere’de virüsün mutasyona uğraması ve bulaşma süresinin hızlanmasından sonra ABD genelinde bir panik yaşanırken hükümet yetkilileri İngiltere özelinde bir seyahat kısıtlaması getirilmesi konusunu gündemlerine aldı. Ancak Beyaz Saray yetkilileri, İngiltere’ye yönelik bir seyahat kısıtlamasının yapılmayacağını açıkladı. Seçilmiş Başkan Joe Biden’ın sağlık danışmanı Michael Osterholm, tüm seçeneklerin dikkate alınmasını ve ABD’nin İngiltere’den gelen kişilere 14 günlük karantina uygulanmasını istedi.

ABD’de salgının başlangıcından bu yana 18 milyonu aşan vaka sayısına son altı günde bir milyondan fazla yeni vaka eklendi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) bugün (23 Aralık) yaptığı açıklamada, mutasyona uğramış koronavirüsün ABD’de henüz tespit edilmediğini açıkladı. Ancak ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, Fox News’e verdiği demeçte bu ay ABD’den acil kullanım onay izni alan Pfizer-BioNTech ve Moderna’nın mutasyona uğramış virüs için aşı çalışmalarına başlaması gerektiğini vurguladı. BioNTech İcra Kurulu Başkanı Uğur Şahin dün (22 Aralık) gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bilimsel olarak bu aşının bağışıklık tepkisi mutasyona uğramış koronavirüs ile başa çıkma olasılığı yüksek” demişti.  

CDC’ye göre, 600 binden fazla Amerikalı Pfizer-BioNTech’in ilk dozunu 21 Aralık itibariyle almaya başladı. Aynı gün yeni başkan Joe Biden kameralar önünde aşı olmuştu.

Pfizer firması ABD ile 2021 yılı içerisinde 100 milyon ek doz için anlaşmaya varabilir

Pfizer şirketinden e-posta yoluyla yapılan açıklamada, “Koronavirüs aşımızı olabildiğince çok Amerikalı’ya ulaştırmak için ABD hükümeti ile işbirliği içinde çalışmaya devam ediyoruz. Şirket, ABD hükümeti ile gerçekleşebilecek herhangi bir gizli görüşme hakkında yorum yapamaz” denildi.

Pfizer ve ortağı BioNTech SE ile rakibi Moderna Inc., geliştirdikleri aşılar için geçen haftalarda ABD’den acil kulanım onayı almıştı. ABD hükümeti daha önce Pfizer-BioNTech’ten 100 milyon doz aşı siparişi vermişti. New York Times’ta yer alan bir haberde, ABD hükümetinin Pfizer’den 2021’in nisan ve haziran aylarına kadar 100 milyon ek doz talep ettiği ve yapılacak anlaşma gereğince ABD hükümetinin Pfizer’a, ihtiyaç duyduğu dokuz özel ürüne erişim sağlayacağı belirtildi.

Güney Kore’de koronavirüs vaka sayılarının hızla artması hükümet yetkililerine aşı ile ilgili baskının artmasına yol açtı

Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, bir yandan koronavirüs salgınının üçüncü dalgasıyla mücadele ederken bir yandan da aşı tedarik planları nedeniyle kamuoyu baskısıyla karşı karşıya. Yerel medya, Güney Kore hükümetinin yerli aşılara bağımlı olduğunu ve bu durumun diğer aşıların tedarikini zora soktuğunu yazdı. Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (KDCA), Güney Kore’de salı günü 1092 yeni koronavirüs vakası tespit edildiğini ve 739 ölümle birlikte toplam vefat sayısının 52 bin 550’ye çıktığını duyurdu.

Güney Kore araştırma firması Realmeter tarafından yapılan bir ankete göre, 10 Güney Koreli’den altısı koronavirüs aşıları için acil kullanımın güvenilirlikten daha öncelikli olması gerektiğini ve artan vaka sayıları göz önüne alındığında aşılamanın en kısa sürede başlaması gerektiğini düşünüyor. Güney Kore sağlık yetkilileri ise halkın aşılama programını küresel bir rekabet olarak gördüğünü ve bu konuda endişe duyduklarını dile getirerek, aşıların güvenilir olmasının önemini vurguluyor.

Koronavirüs ile ilgili yapılan bir araştırma sonucuna göre salgın ortalama yaşam beklentisini üç yıl kısaltabilir

ABD’nin halk sağlığı uzmanları, koronavirüs salgınının 2020 için ortalama yaşam beklentisini üç yıla kadar kısaltabileceğini belirtiyor. ABD’nin 2020 yılı için ölüm verileri henüz yayınlanmadı ancak ön rakamlar ülkede bu yıl 3 milyon 200 binden fazla ölüm olacağını gösteriyor.

ABD’deki ölümler her geçen yıl artış gösteriyordu ancak 2020 yılında koronavirüs salgını nedeniyle ölüm oranlarında yüzde 15’lik bir artış olması bekleniyor. Öngörülen rakamın, Birinci Dünya Savaşı’nın bittiği 1918 yılından bu yana ABD’nin gördüğü en yüksek rakam olması bekleniyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nden (CDC) Robert Anderson, ortalama yaşam beklentisinin 2020 için üç yıl kısalabileceğini söyledi. CDC, 2019 yılında yaşam beklentisinin 2018 yılına göre 0,1 artarak 78 yıl sekiz aya ulaştığını belirtmişti.

İtalya’da koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınları hükümete dava açmaya hazırlanıyor

İtalya’daki koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınları, salgınla mücadele konusunda yeterli önlemleri almadıkları gerekçesiyle İtalyan Başbakanı, Sağlık Bakanı ve Lombardiya Bölgesi Başkanı hakkında yasal işlem başlatmaya hazırlanıyor.

İtalya’da hayatını kaybeden 500 kişinin aileleri, salgının ilk dalgasından kötü etkilenen Lombardiya bölge yetkilileri hakkında bugün dava açacaklarını söyledi. Bölgedeki siyasi liderlerden Giuseppe Conte, Roberto Speranza ve Attilio Fontana’nın yaklaşık 70 bin kişinin ölümüne katkıda bulundukları iddia ediliyor.  

Açılan davada, salgının Avrupa’daki ilk merkezlerinden Bergamo kentinin Alzano Lombardo kasabasında 23 Şubat’ta başlayan salgında bir hastanenin geç açıldığı ve ardından bilim insanlarının tavsiyelerine rağmen Bergamo’nun yanında bulunan Nembro kasabasının karantinaya alınmadığı yönünde iddialar yer alıyor.

Geçen nisan ayında yaşlı bireyler için bir araya gelen Noi Denunceremo (Rapor Edeceğiz) komitesi bugüne kadar, bazı kişilerin ölüm ayrıntılarını anlatan 300 yasal şikâyetin haziran ayında yetkililer tarafından ihmal edildiğini iddia ederek şikayet dilekçelerini Bergamo’daki savcılara sundu. Davayı açan 500 ailenin avukatlarından Consuelo Locati, her bir aile için 259 bin euro talep ettiklerini aktardı.

Davada aileleri temsil eden avukatlardan Consuelo Locati, salgının yükünü üstlenen Lombardiya’nın uygulanmayan bir bölgesel planı olduğunu iddia etti.  “Vatandaşlar, devlete ve bölgesel yetkililere hayatlarını koruma görevini verdiler ve ancak onlar bunu yapmadılar” diyen ve babasını koronavirüs salgınından kaybeden Locati, amacının maddi tazminattan çok yetkililerin sorumluluk üstlenmesi olduğunu söyleyerek, “Sadece 1 euro olabilir, ancak bu 1 euronun göstereceği şey sorumluluk ve sorumluluğun kabul edilmesidir” diye konuştu.

ABD’nin Florida eyaletinde bilim insanı Rebekah Jones, salgın verileriyle ilgili ABD hükümetine dava açacağını söyledi

Koronavirüs kontrol panelini oluşturmak için Florida Sağlık Departmanı’nda çalışan 31 yaşındaki bilim insanı Rebekah Jones’un görevine, gösterge tablosunda onay almadan değişiklik yaptığı gerekçesiyle geçen mayıs ayında son verilmişti. Bu ay devlet kolluk kuvvetleri tarafından evine baskın düzenlendiğini belirten Jones, anayasal hakkı olan ifade özgürlüğünün engellenmeye çalışıldığını ve hükümetin sağlık verilerini gizlediğini belirterek dava açacağını söyledi.

Rebekah Jones

Florida eyaletinin resmi koronavirüs temas-takip uygulamasını geliştiren veribilimcisi Rebekah Jones, polisin evine baskın sırasında bilgisayar ve telefonuna el koyduğunu, aynı zamanda kendisinin ve çocuklarının odasına silah doğrulttuklarını söyledi. Polis baskına gerekçe olarak, eyaletin acil sağlık sistemine siber saldırı düzenlenmesini gösterirken Jones bu iddiayı reddetti.

Jones, Florida Yasa Uygulama Departmanı’na (FDLE) ve bu departmanın üst düzey yetkilisi Rick Swearingen’e dava açtı. Swearingen ise baskını savunarak, “Daha önce de söylediğim gibi Rebekah Jones’un ikametgâhına dair yasal arama emri verdikleri için FDLE temsilcilerimizin gösterdiği profesyonellikten gurur duyuyorum. Cezai soruşturmamız devam ediyor ve gerçeklerin mahkemede ortaya çıkacağına inanıyorum” dedi.

Jones, FDLE’yi kaynaklarının kimliğini belirlemek için bilgisayarlarına, sürücülerine ve telefonuna el koymakla suçluyor. Davada Jones, mallarının iadesini ve en az 30 bin dolar tazminat talep ediyor.

ABD’nin Oregon eyaletinde halk koronavirüs kapsamında alınan kısıtlama kararlarını protesto etmek için gösteri düzenledi  

ABD’nin Oregon eyaleti meclis binası önünde bazı gruplar, koronavirüs kapsamında alınan tedbir kararlarına karşı çıkmak için geçen pazartesi günü (21 Aralık) protesto gösterisi düzenledi. Oregon Valisi Kate Brown’un aldığı kısıtlama kararları kapsamında okullar, restoranlar ve birçok işyeri kapatılmıştı. Oregon eyalet polisi, protestocuları yasadışı eylem yapmakla suçladı ve gösterilere biber gazıyla müdahale etti. Düzenlenen gösteriler sırasında iki kişinin tutuklandığı öğrenildi.

Aşırı sağ grupların düzenlediği gösterilerde protestocuların silahlı olduğu ve Donald Trump’ı destekleyen pankartlar açtığı belirtildi.

Protestocular, Vali Kate Brown tarafından alınan kısıtlama kararlarını eleştirerek, polis memurlarına “Kate Brown’u tutuklayın” ve “Politikacılar virüstür, devrim şifadır” sloganlarıyla seslendi.

Çin’de 15 yeni vaka bildirildi

Çin ulusal sağlık yetkilileri tarafından bugün yapılan açıklamada, ülkede 15 yeni koronavirüs vakası tespit edildiği duyuruldu. Yapılan açıklamada, virüsü taşıyan 14 kişinin yurtdışı kaynaklı olduğu ve bir kişinin ise Liaoning kentinde olduğunun tespit edildiği belirtildi. Çin yönetimi, vaka sayısına eklemediği asemptomatik vakaların ise bir önceki güne göre düşüş gösterdiğini açıkladı.

Çin’de teyit edilen toplam vaka sayısı şu anda 86 bin 882, ölü sayısı ise 4 bin 634.

Derleyen: Meryem Zelal Direkci

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus