İklim değişikliği ve çevre tahribatı, yeni salgın ihtimalini artırıyor: “Ekosistemlerin sağlığıyla insanların sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çevre, İklim ve Sağlık için İşbirliği Projesi (ÇİSİP) çerçevesinde koronavirüs salgınıyla iklim değişikliği ilişkisini inceleyen bir çalışma yapıldı. Orman mühendisi Prof. Dr. Doğanay Tolunay “Bundan sonraki salgınların olmaması için ormansızlaşmanın önlenmesi, vahşi hayvan ticareti ile kaçak avcılığın yasaklanması ve kontrol altına alınması gerekiyor” dedi.

Türkiye’de ilk defa uzmanlar, “Tek Sağlık” yaklaşımıyla koronavirüs salgını ve iklim değişikliğini inceleyen bir çalışma yaptı. Salgının önüne geçmek için multidisipliner yaklaşımın şart olduğunu söyleyen uzmanlar, Sağlık, Tarım ve Orman ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarını işbirliğine davet etti.

ÇİSİP projesi, Sağlık ve Çevre Birliği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından Türkiye’de çevre sağlığı alanında çalışan tüm aktörleri buluşturmayı amaçlayarak oluşturuldu. Nisan 2020 tarihinde başlayan çalışmalarla Türkiye’deki sağlık uzmanlarının çevre ve iklim politikaları alanında desteklenmesi hedeflendi.

“Tek Sağlık” yaklaşımı, sağlığın korunması için insanların, hayvanların, bitkilerin ve ortak çevrelerinin bir bütün olarak ele alınmasına, işbirliğine ve disiplinlerarası bir yaklaşıma dayanıyor. Geçmişi 19. yüzyıla kadar uzanan yaklaşımın ilk defa patolojist Dr. Rudolf Virchow tarafından kullanıldığı biliniyor.

Türkiye’de yapılan çalışmada, iklim değişikliğinin 2030-2050 yılları arasında her yıl 250 bin ölüme neden olacağı ve en az 120 bin kişide viral hastalıktan kaynaklı ishal ve sıtma olacağının tahmin edildiği paylaşıldı. 

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Çiğdem Çağlayan, “Tek Sağlık” yaklaşımına dair şunları söyledi: “Sağlık ve çevre alanında çalışan uzmanlar disiplinlerarası bir yaklaşımla tüm canlıların iyi olma halini kapsayıcı bir biçimde ele almalı. Bunun için en büyük görev bizlere sağlık uzmanlarına düşüyor, özellikle veteriner hekimler ve doğa koruma kuruluşlarıyla bir arada olmalıyız.”

İklim değişikliği, sıcaklık ve basınç oranlarını da değiştiriyor. Bu nedenle hayvanlar göçe zorlanıyor ve hastalık oluşturan mikroplar yayılıyor. Örnek vermek gerekirse, küresel sıcaklık ortalamasındaki 2-3 derecelik artış, sivrisineklerin göç rotalarını etkiliyor ve bu nedenle sıtma riski altındaki insanların oranı yüzde 3-5 daha yukarı çıkıyor.

Bulaşıcı hastalıkların yüzde 75’i hayvandan insana bulaşan hastalıklar

Klinik Mikrobiyolog ve Virolog Prof. Dr. Selim Badur, bu etkiyi şöyle özetledi: “Su ve ormanların kötü kullanımının enfeksiyon etkeni, taşıyıcılarının kontrolden çıkmasına neden oluyor. Tarım alanlarının gereksiz genişletilmesi ve ormanların tahrip edilmesi, burada bulunan canlıların ve taşıdıkları mikroorganizmaların kentlere göçüne sebep olabiliyor.”

1980’den bu yana salgın hastalıkların sayısında önemli bir artış yaşanıyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı’ndan, veteriner hekim Ahmet Emre Kütükçü, bulaşıcı hastalıkların niteliğini “Bugüne kadar bilinen bulaşıcı hastalıkların yüzde 75’ini hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonoz) hastalıklar oluşturuyor. Yeni görülen bulaşıcı hastalıkların yüzde 60’ı ise yaban hayvanları kaynaklı zoonozlar. HIV/AIDS, SARS, ebola, kuduz, leptospirozis, Batı Nil virüsü dahil pek çok etkenin de hayvanlardan insana geçtiği, milyonlarca ölüme ve hastalığa yol açtığı unutulmamalı” diyerek açıkladı.

Ormansızlaşma önlenmeli, kaçak avcılık yasaklanmalı

Çevre tahribatı, habitatın parçalanması ve ormansızlaşma da iklim üzerinde çok etkili. İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay “Bundan sonraki salgınların olmaması için ormansızlaşmanın önlenmesi, vahşi hayvan ticareti ile kaçak avcılığın yasaklanması ve kontrol altına alınması gereklidir. Ekosistemlerin sağlığıyla insanların sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez” dedi

Bu kapsamda, özellikle bakanlıklar ve karar verenler için hazırlanan öneriler de sıralandı. Buna göre, uzmanların önerileri şöyle: 

  • Sağlık Etki Değerlendirmesi (SED) yönteminin hayata geçmesi,
  • Yaban hayatı avlanması ve ticaretinin durdurulması,
  • Kirletici ve madencilik gibi sektörlere yönelik kamu harcamalarının kaldırılması, 
  • Ayrıca, halk sağlığı, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre gibi farklı alanlarda çalışan kişilerin ortak çalışmalar yaparak kapasiteleri güçlendirmesi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus