Cumartesi Anneleri 831. haftasında 27 yıl önce kaybedilen Cüneyt Aydınlar için adalet istedi: Cüneyt Aydınlar’ın amcası – “Bu insanları kaybedenlerin de artık vicdan azabı duyup kendileriyle yüzleşmeleri gerekiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 132. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 831. haftanın moderatörlüğünü İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Sebla Arcan yaptı. Cumartesi İnsanı Nuran Öztürk’ün okuduğu açıklamada, 20 Şubat 1994 yılında İstanbul’da  gözaltında alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Cüneyt Aydınlar  için adalet istendi. 

Gözaltında kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın annesi Menekşe Aydınlar, “Cüneyt‘ı arıyorum, adalet istiyorum, bekliyorum, gelecek ama gelmiyor. Bu dünyada da öbür dünyada da iki elim yakalarındadır” dedi.

Cüneyt Aydınlar’ın amcası Recep Aydınlar da“Gözaltında kayıpların inkâr edildiği bir dönemde, Cüneyt, kayıtlara geçmiş bir kişiydi. Normalde devlet güçleri, ‘Bizde değil, biz kaybetmedik bilmiyoruz’ derken Cüneyt resmi evraklarda tutuklu görünüyordu. 27 yıldan beri Cüneyt’i arıyoruz. Bu insanları kaybedenlerin de artık vicdan azabı duyup kendileriyle yüzleşmeleri gerekiyor” diye konuştu.  

Cüneyt Aydınlar dosyasının avukatlarından Eren Keskin şu bilgileri paylaştı: “Cüneyt Aydınlar 14 kişiyle birlikte gözaltına alındı, bu kayıtlı bir gözaltıydı. Diğer arkadaşları mahkemeye çıkartıldığında Cüneyt Aydınlar yoktu. Arkadaşları onun çok yoğun işkence gördüğünü defalarca mahkemeye de bildirdiler. Biz Cüneyt’in işkence gördüğüne dair tanıklık yapacak olan tanıkları da dinletmek istedik, bugüne kadar hep reddedildi. Maalesef Cüneyt Aydınlar dosyası da diğer bütün kayıp dosyaları gibi savcılıkların tozlu raflarına terk edilmiş durumda.”

“Ölmeye hazır mısın? Ölmeye gidiyorsun!”

831. haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanı Nuran Öztürk, “Cüneyt’le birlikte gözaltında tutulan 14 kişi savcılığa çıkarıldığında aralarında Cüneyt yoktu. Bu kişiler 17 Mart 1994’te avukatları aracılığıyla kamuoyuna bir açıklama yaptılar. Açıklamada Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994’te gözaltına alındığını ve 2 Mart 1994’e kadar birlikte gözaltında tutulduklarını söylediler. Ağır işkence gören Cüneyt’in 2 Mart 1994’te, ‘Ölmeye hazır mısın? Ölmeye gidiyorsun!’ diyen altı polis tarafından sürüklenerek bulunduğu hücreden götürüldüğünü ve kendisini bir daha görmediklerini anlattılar” dedi.

Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin açığa çıkartılması için devletin etkin soruşturma yürütme yükümlülüğünün devam ettiğini hatırlatan Öztürk, devleti yönetenleri zorla kaybetmelerle ilgili kayıp yakınlarına ve topluma hesap vermeye çağırdı: “Türkiye kamu gücünü kullanan görevlilerin hesap verebilirliği noktasında ağır sorunlar yaşayan bir ülke. Bu durum kamu gücünü kullanırken yasal yetkilerini aşıp yurttaşa karşı suç teşkil eden eylemlerde bulunan kamu görevlilerini hesap sorulamaz konuma getiriyor. Gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenen suç kapsamındadır ve zamanaşımına tabi değildir. Devletin yetkili makamlarını Cüneyt Aydınlar dosyasındaki 27 yıllık cezasızlığa son vererek etkin soruşturma ve kovuşturma yapma yükümlülüğünü yerine getirmeye çağırıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus