Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri’nden Dünya Kadınlar Günü için çağrı: “Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri, “Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız” sloganıyla 5 Mart için eylem çağrısı yaptı. 47 ilde eylem hazırlıklarına başlayan platformun İstanbul’daki buluşma noktası ise Beşiktaş İskele Meydanı. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri’nin İstanbul Fatih’teki eylem hazırlıklarından bir görüntü.

“Biz mücadele edersek eşit ve özgür bir yaşamı kazanacağız” 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ve Kadın Meclisleri’nin bu seneki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü eyleminin İstanbul’daki adresi Beşiktaş İskele Meydanı. “Biz mücadele edersek eşit ve özgür bir yaşamı kazanacağız” diyen kadınlar, İstanbul’un 39 ilçesi başta olmak üzere toplam 47 ilde eylem hazırlıklarına başladı. 

“Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız, İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağız”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri, eylem hazırlıkları kapsamında Bayrampaşa’da broşür dağıttı.

KCDP ve Kadın Meclisleri imzasıyla yayımlanan açıklamada, mücadelenin önemine, verilen mücadelenin sonuçlarına ve İstanbul Sözleşmesi’ne dikkat çekildi: 

“Meydanlarda buluşmadan önce 81 ilde, İstanbul’un 39 ilçesinde, tüm üniversitelerde rektörü seçmek isteyen gençlerle, kendi hayatını seçmek isteyen kadınlarla, ayrımcılığa karşı mücadele veren LGBTİQ+’larla, işyerlerinde sömürüye karşı mücadele eden işçi kadınlarla beraber mücadelemizi büyüteceğiz. Tüm kadınları da bu süreçte üye olmaya, görev almaya, mücadelemizi büyütmeye davet ediyoruz.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclisleri’nin afiş çalışmasının bir durağı da İstanbul’un Etiler semtiydi.

Biz mücadele edersek eşit ve özgür bir yaşamı kazanacağız.

Kadın cinayetlerini durdurmak için yıllardır verdiğimiz mücadeleyle artık mahkemeler şiddeti meşrulaştıran indirimleri kolay kolay uygulayamıyor. Bakanlıklar kadın cinayetlerini gündeme getirmek, eylem planı açıklamak zorunda kalıyor. Ancak etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmadığı için, İstanbul Sözleşmesi uygulanmadığı için katiller kadın cinayetlerinin üstünü kapatabileceğini düşünüyor. Şüpheli kadın ölümlerinde gerçek açığa çıkarılmıyor.

Sadece biz mücadele ettiğimizde soruşturma ve kovuşturma süreçleri ilerliyor. Pınar Gültekin’in katili yakalanacağını düşünmediğini, Aylin Sözer’in katili delilleri karartmak için yaktığını söyledi. Katil itiraf etmeden Arzu Aygün’ün cansız bedeni 42 gün boyunca bulunamadı. Aleyna Çakır’ın soruşturmasında Ümitcan Uygun hakkında şüpheli sıfatıyla aylarca işlem yapılmadı. 11 yıl süren davada Aslı Baş’ın ölüm sebebi açıklanmadan sanıklara delil yetersizliğinden beraat kararı verildi. İstanbul Sözleşmesi uygulanırsa, soruşturma süreçleri etkin işletilirse, katiller cinayeti saklayabileceklerini akıllarından dahi geçiremezler. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamak, tüm gerçekleri açığa çıkarmak, öldürülen kadınları hayatta tutabilmek mümkün.

Kamu gücünü elinde bulunduranlar kadınları korumak, şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkartmak için hiçbir irade göstermediler. Ancak kayyım rektör istemedikleri için mücadele eden gençlerin karşısında polisiyle, mahkemesiyle, bakanlarıyla seferber oldular. Kayyım rektöre karşı mücadele edenler tutuklandı, mücadeleleri bastırılmaya çalışıldı. Nasıl ki kadınlar kendi hayatında seçim yapmak için mücadele ediyorsa; gençler de üniversitelerde pes etmeden kayyım değil seçim mücadelesi veriyor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus