İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu, “2020 Yılı Kadın Raporu”nu açıkladı – En az 316 kadın öldürüldü, 41 kadın intihara sürüklendi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Türkiye’de 2020 yılındaki kadınlara yönelik hak ihlallerini derlediği raporu açıkladı. Rapora göre en az 709 kadın seks işçiliğine zorlandı, en az bin 75 kadın ekonomik, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete maruz bırakıldı, taciz ve tehdit edildi, kaçırıldı. En az 41 kadın intihara sürüklendi, en az 178 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu ve en az 316 kadın öldürüldü.

2020 İHD Genel Merkezi’ne yapılan bin 323 hak ihlali başvurusu temel alınarak hazırlanan rapora göre, başvuruların 619’unu ekonomik ve sosyal haklar temelli hak ihlalleri oluşturdu. Bu başvuruların 462’si kadınlar tarafından 156’sı da erkekler tarafından yapıldı. 

“Kadınların sığınaklara ulaşması zorlaştı ve sığınağa ulaşma sürecinde ihmaller ve kötü muamele arttı”

Salgın döneminde erkek şiddetinin yoğunlaştığını ve bu yüzden kadınların destek ihtiyacının arttığının belirtildiği raporda, “Kadınların sığınaklara ulaşması zorlaştı ve sığınağa ulaşma sürecinde ihmaller ve kötü muamele arttı. Özellikle göçmen ve mülteci kadınların sığınaklara yerleşmesi daha da zorlaştı. Salgınla beraber sığınağa başvuru yapan kadınları kabul etmek için temel şart koronavirüs riski taşıyıp taşımadıklarına dair sağlık raporu zorunlu tutuldu. Şiddetten uzaklaşmaya çalışan kadınların başvurdukları kolluk kuvvetlerinin yanlış ve eksik bilgi verdiği, şikâyet almama, caydırma, şiddet uygulayanla barıştırmaya çalışma gibi görev ihlalleriyle önceki yıllarda olduğu gibi 2020 yılında da sıklıkla karşılaşıldı. Sığınak talebiyle giden kadınlara sığınaklarda yer olmadığını söyleyip geri çeviren polisler oldu” denildi. 

Sığınmacı ve mülteci kadınların, mevcut kötü koşullara ek olarak koronavirüs salgınının ve nefret söylemlerinin de etkisiyle daha fazla ayrımcılığa maruz kaldığının belirtildiği raporda, “Mülteci kadınlar, eğitim ve sağlık hakkı, barınma hakkı, çalışma hakkı, evlenme ve boşanma hakkı, mahkemelerde temsil ve adil yardım hakkı ve şiddetten korunmaya dair hakları açısından 2020 yılında da Türkiye’de bu haklara erişmekte çeşitli zorluklara maruz kaldı. Mülteci ve sığınmacı kadınlar tarafından derneğimize yapılan başvurularda da maddi yardım ve iş arayışı en çok karşılaşılan talepler arasında oldu” denildi.  

Rapora göre 2020 yılı içerisinde 20 kadın gazeteci gözaltına alındı, haklarında dava açıldı ve tutuklandı. 2020 yılında gözaltına alınan ve haklarında dava açılan gazeteci kadınlar şöyle: 

Buse Söğütlü: Gazete Yolculuk adlı internet gazetesinde muhabir. “Terörle mücadelede  görev almış kişileri hedef göstermek” ve “silahlı örgüt üyesi olmak”la suçlandı, ilk duruşması 14 Ekim 2020’de yapıldı. 

Canan Kaya: 16 Mayıs 2020 tarihinde genel yayın yönetmeni olduğu Medya Koridoru adlı internet haber sitesinde “Demirören Medya’da Kadın Çalışan, Yönetim Katından Ayakkabılarıyla Geçtiği İçin İstifaya Zorlandı” başlıklı haber dolayısıyla Demirören Medya tarafından 50 bin TL değerinde manevi tazminat davası açıldı. 

Dicle Müftüoğlu: Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı ve Mezopotamya Ajansı editörü. 2014 yılındaki sosyal medya paylaşımıyla ilgili 2 Aralık 2020 tarihli duruşmasında “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Hatice Şahin: Yeni Yaşam Gazetesi editörüydü. 23 Ekim 2020 tarihli iddianamede  “silahlı terör örgütü üyesi olmak”la suçlandı. 

Hülya Kılınç: Odatv muhabiri. 9 Eylül 2020 tarihinde “Milli İstihbarat Teşkilatı’nın  görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgeleri yayımlamak, yaymak ve açıklamak” suçlamasından 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.  

İnci Aydın: Yeni Yaşam Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürüydü. 16 Eylül 2020 tarihli  iddianamede “basın ve yayın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak”la suçlandı. 

İpek Özbey: Cumhuriyet Gazetesi yazı işleri müdürü. 14 Nisan 2020 tarihli “Boğazda Kaçak Var” adlı haberi dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un şikayetiyle açılan davada  “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “özel hayatın gizliliğini  ihlal etmek” ile yargılanıyor. 

Melike Aydın: Jinnews muhabiri. Tutuklu olarak yargılandığı davada 31 Ocak 2020 günü tahliye edildi, davası sürüyor. 

Müyesser Yıldız: 11 Haziran 2020 tarihinde “gizli kalması gereken bilgileri açıklamakla” suçlanıp tutuklandı, 9 Kasım 2020 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 6 yıl 3 aydan 17 yıl 6 aya kadar hakkında hapis cezası talep edildi. 

Nazan Sala: Gazeteci. 9 Ekim 2020 günü tutuklandı. Van T Tipi Cezaevi’nde. 

Özlem Seyhan: Jinha muhabiri. 9 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Diyarbakır Kadın Kapalı  Cezaevi’nde. 

Perihan Kaya: Kapatılan Dicle Haber Ajansı’nın muhabiriydi. 30 Kasım 2020 tarihli  iddianamede “silahlı terör örgütüne üyelik” ve “basın yayın yoluyla terör örgütü  propagandası yapmak” ile suçlandı, 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.  

Ruken Demir: Mezopotamya Ajansı muhabiri. Tutuklu olarak yargılandığı davada 5 Mart 2020 günü  tahliye edildi, davası sürüyor. 

Sadiye Eser: Mezopotamya Ajansı muhabiri. Tutuklu olarak yargılandığı davada 26 Mart 2020 günü  tahliye edildi, davası sürüyor. 

Şehriban Abi: Jinnews muhabiri. 9 Ekim 2020 günü tutuklandı. Van T Tipi Cezaevi’nde. 

“Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın hutbesinde eşcinsellik ile ‘zina’yı salgınla ilişkilendirmesinin ardından İHD’ye yapılan başvurular arttı

Rapora göre, 2020 yılı LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerinin ve nefret söylemlerinin arttığı, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün engellendiği, onur yürüyüşlerinin yasaklandığı bir yıl oldu. Salgın sürecinde LGBTİ+’lar yaşam hakkı, barınma hakkı, sosyal  yardım, psiko-sosyal destek ve şiddet sonrası destek mekanizmalarına erişim gibi konularda sorunlar yaşadı.  Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın 24 Nisan 2020  tarihindeki hutbesinde eşcinsellik ile “zina”yı salgınla ilişkilendirmesinin ardından konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarına, barolara ve İHD’ye yapılan başvuruların arttığı, medyada homofobik ve transfobik söylemin yükseldiği belitildi.  

“2020 yılında 178 şüpheli kadın ölümü belirlendi”

Basından derlenen ve internetten taranan haberlere göre 2020 yılında en az 316 kadın cinayeti işlendi, 178 şüpheli kadın ölümü belirlendi, 41 kadın intihar etti ve intihara teşebbüs etti. Raporda yer alan bilgilere göre, kadınların büyük çoğunluğu evli oldukları veya birlikte oldukları erkekler tarafından öldürüldü. Bin 75 kadına yönelik tehdit, taciz ve darp haberi medyada yer aldı. Kadınlar ateşli silahlarla, kesici aletlerle, boğularak, darp edilerek, kimyasal maddeyle ve  yüksekten atılarak öldürüldü. Ek olarak, sosyal medya ve internet üzerinden kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tehditler arttı.

İHD Kadın Komisyonu, yayınladığı raporda şu önerilere yer verdi:

-Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda derhal sağlanmalı. 

-6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmalı. Salgın döneminde kadınlar ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmeli, herhangi bir geliri olmayan kadınlara maddi destek sağlanmalı. 

-Kadına yönelik şiddet konusunda 7/24 kadınlar tarafından ulaşılabilecek profesyonel kişiler ve kurumlar oluşturulmalı, telefona ulaşamayan kadınlar için alternatif yollar kurulmalı ve bunlar Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce gibi pek çok dili barındırmalı, işaret dili bilen personel bulunmalı. 

-Mülteci ve sığınmacı kadınların güvenliği sağlanmalı ve sığınmacı/mülteci kadınlara yönelik güçlendirici çalışmalar yapılmalı. 

-Sığınaklar erişilebilir ve uluslararası standartlara uygun olmalı. 60 yaş üzerindeki kadınlar da sığınaklara kabul edilmeli. 

-Sığınaklardan çıkan kadınlar için ekonomik ve sosyal yardımlar işlevsel olmalı.

-Kolluk kuvvetlerinin keyfi bir şekilde caydırıcı ve yanlış bilgi vermesine yaptırım uygulanmalı. 

-Resmi kurum ve kuruluşların nefret söylemleri ve ayrımcı söylemleri hakkında yasal girişimlerde bulunulmalı. 

-Doğum kontrol yöntemleri ve kürtaj ücretsiz olmalı.

-Cinsel sağlık hizmetlerinde kadınlar hiçbir ayrımcılığa maruz kalmamalı.

-Bebek ve çocuk kreşleri ücretsiz ve erişilebilir olmalı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus