CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu: “İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesiyle 42 milyon kadına ihanet edildi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi ve “Parlamentodan oybirliğiyle çıkan bir sözleşme, kimseye danışılmadan feshediliyor” dedi.

“42 milyon kadına ihanet edildi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla İstanbul Sözleşmesi‘nden çıkılmasını eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yasama ve yargının üzerindeki vesayet dolayısıyla bir kişi egemenlik hakkını kullanıyor ve kalkıyor bir sabah 42 milyon kadının hakkını ellerinden alıyor. Bu cumhuriyet kurulurken, bu ülkenin kadınlara büyük önem verilmiştir. 1924 yılında ‘Tevhid-i Tedrisat’ kanunu çıktı kadın ve erkeğin eşit eğitim alma hakkı verildi. 1926 yılında kadınlara en büyük hakkı veren ‘Medeni Kanun’ kabul edildi. 1930 yılında kadınlara yerel seçimlere girme hakkı verildi. 1934 yılında genel seçimlere katılma, seçme ve seçilme hakkı verildi. Kadına olağanüstü büyük önem veriliyor. Kendisini gelişmiş sayan ülkelerden daha önde bazı kurallar getiriyor. Bir sabah kalktık bu parlamentodan oybirliğiyle çıkan, kendisinin de imzaladığı bir sözleşmeyi ‘Ben feshettim’ diyor. Kime danıştın, kime sordun, hangi kadınlara sordun sen? Bu kadınların nasıl şiddete uğradığını sen biliyor musun?” dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Kimse kadınların önünde takoz olmayacak”

İstanbul Sözleşmesi’nin 56. maddesinin 1. fıkrası şöyle: ‘Mağdurun en azından kendisinin veya ailesinin tehlikede olabileceği durumlarda failin kaçması veya geçici veya kesin olarak serbest bırakılması halinde mağdurun bilgilendirilmesini sağlamak’ diyor. Ne oldu? Daha dün hapishaneden çıkan kişi gitti eski karısını öldürdü. Bu düzenleme var olan kanunlarımızda yok. İstanbul Sözleşmesi’nde vardı. O kadının günahı sarayda oturanın boynundadır. Adım gibi biliyorum, o zorbayı oradan indireceksiniz. Kimse kadınların önünde takoz olmayacak.”

“Kadınların haklarını ellerinden almak zorbalıktır”

İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkan Erdoğan’ın kararıyla çıkılmasının, 42 milyon kadına ihanet olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: “42 milyon kadına ihanet edeni de artık şimdi biliyoruz ve öğreniyoruz. Sözleşmenin amacı nedir? Bu sözleşmenin amacı, kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak. Şimdi bütün kadınların huzurunda Erdoğan’a soruyorum: Sen bunun neresine karşısın? Kadına her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak. Yine bütün kadınların huzurunda Erdoğan’a soruyorum: Bu cümlenin nesine karşısın? Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum. Mağdur olan sizsiniz. Haklarınızı elinizden almak istiyorlar.”  

“Saraydakiler Müslümanlığı kimseye bırakmıyorlar”

Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) açılan kapatma davası ile ilgili açıklamalar yapan Kılıçdaroğlu, “CHP olarak herkesin yanında olacağız. Öyle bir noktaya geldik ki akşam yatarken yarın sabah ne olacağını bilmiyoruz. Sabah kalktığımızda hangi kabusa uyanacağımızı da bilmiyoruz. Bir bakıyorsunuz, bir milletvekili, attığı bir tweet dolayısıyla dokunulmazlığı kaldırılıyor. Yıldırım hızıyla milletvekilliği düşürülüyor. Hangi adalet bu? Saraydakiler Müslümanlığı kimseye bırakmıyorlar. Onların dışında bu memlekette hiç Müslüman yok. Bu haksızlığı nasıl sineye çekiyorsunuz siz? Hemen yıldırım hızı ve talimatla bir partinin kapatılması için derhal Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘Bunu kapatın’ diyorlar. Seçimle gelen seçimle gider. Demokrasilerde parti kapatmak doğru değildir. Milletten bir parti destek almazsa tarihin çöp sepetine gider. Hem demokrasi hem milli irade diyeceksiniz sonra kalkıp adalete aykırı pek çok uygulamanın altına imza atacaksınız! Bunlar doğru değil” diye konuştu.

“83 milyon kişi çalışıyoruz, saraya ve Londra’daki bir avuç tefeciye bakıyoruz”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal‘ın bir kararname ile görevinden alınmasına ve ekonominin gidişatına tepki göstererek şunları söyledi: “İzlenen ekonomi politikası dünyada alay konusu. Ekonomi var, bir de ‘erdonomi’ var. ‘Erdonomi’ ne demek? 128 milyar doları birilerine vermek, ekonomiden bihaber olmak, istediği adamı istediği zaman göreve getirip, istediği zaman görevden almak. Cuma günü 450 milyon dolar satıldı. Kime satıldı? Kim vurgun yaptı bilinmiyor. Açıklanır mı? Açıklanmaz. Eskiden bir kişi çalışır bütün aileye bakardı. Şimdi 83 milyon kişi çalışıyoruz Saraya ve Londra’daki bir avuç tefeciye bakıyoruz. Biz bu ülkede kadına şiddeti önleyeceğiz. Biz herkesin huzur içinde yaşamasını sağlayacağız. Her evde tencerenin kaynamasını sağlayacağız. İşsizlik belasını bitireceğiz.”

Kılıçdaroğlu’ndan “Türkiye’nin içinde bulunduğu felaketi nasıl ortadan kaldırırız?” paketi

CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin içinde bulunduğu felaketi nasıl ortadan kaldırırız?” paketinin maddelerini açıkladı:

  • Öncelikle güvenin inşa edilmesi lazım. Kesinlikle Erdoğan’ın çıkıp: ‘Ben ciddi bir israfa son paketi açıklayacağım’ demesi lazım. ’13 uçağım var, ikisini tuttum diğerlerini satıyorum, araba saltanatına son veriyorum, Kanal İstanbul gibi ucube, ne olduğu belli olmayan, kaynakların birilerine peşkeş çekildiği projeleri yapmayacağım’ diyecek. Zorunlu olmadıkça temsil törenleri olmayacak. ‘İsrafa son’ programı açıklanmalı.
  • Kamu mali yönetimi ve bütçe birliği sağlanmalı.
  • ‘Bağımsız kurumlara asla siyasi müdahale yapmayacağım’ diye açık ve net açıklama yapması lazım. Merkez Bankası Başkanı’nı ve para politikaları kurulunu hemen görevden alması gerekli.
  • Derhal ekonomi sosyal konseyi toplayacaksın. Memlekette buhran var. Şikâyet edenleri topla, bakanları diz karşısında. Beraber çözüm üretin.
  • Döviz bazında gelir elde edenlerin bütün taahhütlerini Türk Lirası’na çevireceksiniz. 
  • Tahsili geçmiş alacaklar var. Bunların alınması lazım.
  • Salgının en çok etkilediği kesimler için bir Toplumsal Dayanışma Programı açıklanması zorunludur. 
  • Kısa vadeli istihdam olağanının mutlaka sağlanması lazım.
  • Bu ihvan politikasından vazgeçecek. 

“İyi ki doktor değil”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sonlandırdı:

Erdoğan bundan bir süre önce, ‘Koronavirüs aksaklıklarındaki sorumlu kişi ben değilim’ demişti. Erdoğan’ın alanı ekonomi imiş. Ekonominin geldiği yer malum. İyi ki doktor değil, Allah yüzümüze bakmış. Doktor olsa memlekette yaşayacak kişi kalmayacak.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus