Cumartesi Anneleri 838. haftasında, 26 yıl önce gözaltında kaybedilen Kadir Keremoğlu için adalet istedi: “Devlet, gözaltında kaybedilen yüzlerce insanı ve onların ailelerini hak sahibi vatandaşlar olarak tanımadı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 139. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 838. haftanın moderatörlüğünü, 1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun yaptı. Cumartesi İnsanı Zin Demir’in okuduğu açıklamada, 14 Nisan 1995’te Van’da gözaltına alınıp kaybedilen Kadir Keremoğlu (75) için adalet talep edildi.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) aktardığına göre Kadir Keremoğlu, namaz kılmak için gittiği Van merkezdeki Keremoğlu Camii’nden, 01 EA 600 plakalı beyaz Toros, 65 ER 279 plakalı Doğan, 06 FH 600 plakalı Broadway ve 34 ALL 82 plakalı otomobildeki kişiler tarafından kaçırıldı. 

Açıklamada konuşan Kadir Keremoğlu’nun oğlu Bahattin Keremoğlu, “26 yıldır her kapıyı çaldık, hepsi üzerimize kapatıldı. Babam için adalet istedik, fazla bir şey istemedik. Babamın failleri belli, yargılanmasını istedik” dedi.  

Ailenin avukatları, Kadir Keremoğlu’nun kaybedilmesini idari yargıya taşıdı. Dosyayı takip eden avukat Hakkı Polat, tüm başvurularının sonuçsuz bırakıldığını söyledi:  

“Zarar tespit komisyonuna götürdük ama Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu talebimizi reddetti. Daha sonra Van İdare Mahkemesi’ne taşıdık fakat mahkeme talebimizi yerinde görmeyerek reddetti. Danıştay’a taşıdık, Danıştay da talebimizi reddedince biz de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) müracaat ettik. AYM de taleplerimizi yerinde görmeyerek talebimizi reddetti.”

838. haftanın açıklamasını Cumartesi İnsanları’ndan Zin Demir okudu. Demir, Kadir Keremoğlu’nun gözaltında kaybedilmesini ve hukuki süreci şöyle anlattı: 

“75 yaşındaki iş insanı Kadir Keremoğlu 14 Nisan 1995 tarihinde namaz kılmak için Van merkezdeki Keremoğlu Camii’ne gitti. Cami çıkışı 01 EA 600 plakalı beyaz Toros ve ona eşlik eden 65 ER 279 plakalı Doğan, 06 FH 600 plakalı Broadway ve 34 ALL 82 plakalı otomobildeki kişiler tarafından kaçırıldı. Aile yaptığı araştırma sonucunda; Keremoğlu’nu kaçıranların onu ‘Yeşil’ kod isimli Mahmut Yıldırım’a teslim ettiğini, ardından önce Van JİTEM merkezine, daha sonra da Van Jandarma Alay Komutanlığı’na götürüldüğünü öğrendi. Aile ayrıca kaçırma olayına karışan JİTEM’le ilişkili şahısların kimlik bilgilerine de ulaştı. Van Emniyet Müdürü, Van Valisi ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ile görüşen aile, bu bilgileri paylaşarak babalarının bulunmasını istedi. Ayrıca ilgili tüm kurumlara başvurdu. Değişik tarihlerde aile ile iletişim kuran ve kendilerini Özel Harp Dairesi  ve istihbarat mensubu olarak tanıtan kişiler ile yarbay rütbeli bir subay, babalarını teslim etmek için onlardan fidye istedi. Olay, Aktüel Dergisi’nin 285 ve 286 sayılı nüshalarında detaylarıyla yer aldı. Keremoğlu ailesi 13 Ocak 1997 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Susurluk Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadede yaşananları anlattı ve zanlıların isimlerini açıkladı. Ancak ailenin tüm girişimleri sonuçsuz kaldı. Diyarbakır, Hakkari ve Van adliyeleri arasında gidip gelen dosyada Kadir Keremoğlu’nun akıbetinin açığa çıkartılmasını, sorumlu olanların cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte bir yargılama faaliyeti yürütülmedi. Yargısal yolların tüketilmesi üzerine dava 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Anayasa Mahkemesi de başvuruyu reddederek iç hukuk yollarını tamamen kapattı. Dava AİHM’e taşındı. 838. haftamızda Kadir Keremoğlu’nun akıbetinin açıklanması ve adaletin sağlanması için devleti yönetenleri ve yargı makamlarını inkara ve cezasızlığa son vererek görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus