Beklenen oldu: Ülke genelinde perşembeden itibaren üç hafta kesintisiz tam kapanmaya geçiliyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Ramazan Bayramı sonuna kadar koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında alınan yeni önlemleri açıklayan Erdoğan, 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan başlayarak 17 Mayıs 2021 Pazartesi sabah 05.00’e kadar sürecek şekilde tam kapanmaya geçildiğini söyledi. Erdoğan, 24 Nisan günü yaptığı açıklamada 1915 olaylarını “soykırım” olarak niteleyen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’a da cevap verdi. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Vaka sayılarını süratle beş binin altına indirmeliyiz”

Ramazan başlamadan önce getirilen yeni tedbirlerin sonuçlarının yavaş yavaş alınmaya başladığını belirten Erdoğan, “Avrupa’nın açılma sürecine girdiği bir dönemde geride kalmamak için vaka sayılarını süratle beş binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde turizmden ticaret ve eğitime kadar her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olacak. Hedeflediğimiz rahatlamayı sağlamak için önümüzdeki günlerde biraz daha fedakârlık yapmamız önem arz ediyor” derken yeni alınan önlemleri şu sözlerle açıkladı:

“Tam kapanmaya geçiyoruz”

“29 Nisan 2021 Perşembe saat 19.00’dan başlayıp 17 Mayıs 2021 Pazartesi sabah saat 05.00’e kadar sürecek şekilde tam kapanmaya geçiyoruz. Bu tarihler arasında kesintisiz sokağa çıkma yasağı uygulanacaktır. İçişleri Bakanlığı genelgesinde belirtilen üretim, imalat, gıda, temizlik ve sağlık gibi alanlarda istisna tutulan kuruluşlar hariç tüm işyerleri faaliyetlerine ara verecek. Yeme – içme sektöründe sadece paket servisle hizmet verilecek. Zincir marketler pazar günleri kapalı olacak, diğer günlerde belirlenen saatlerde hizmet vermeyi sürdüreceklerdir. Önceki uygulamalardan farklı olarak bu defa konaklama tesislerindeki rezervasyonlar sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahatler için istisna teşkil etmeyecektir. Şehirlerarası seyahat izne tabi olacak, toplu taşıma araçları yüzde 50 kapasiteye indirilecektir. Kamu kurumlarındaki personeller uzaktan veya dönüşümlü çalışmaya yönlendirilecektir. Anaokulu, kreş, 8. sınıflar ve 12. sınıflar dahil tüm kurumlarda yüz yüze eğitime ara verilecek, tüm sınavlar ertelenecektir.”

Hukuken aşı ve yoğun bakım hizmetleri için vatandaşlarımızdan hiçbir ücret talep edilemez”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı özel hastanelerin ücret uygulamalarıyla ilgili şikâyetler aldıklarını da vurgularken konuya ilişkin şunları söyledi: “Özel hastanelerde yoğun bakım ve aşı hizmetlerinden dolayı ücret talep edildiğine dair şikayetler alıyoruz. Hukuken bu hizmetler için vatandaşlarımızdan hiçbir ücret talep edilemez. Vatandaşlarımız bu durumu Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı’na iletirlerse failleri hakkında gereken işlemler yapılacaktır.”

“Hiçbir tarihi ve hukuki temeli olmayan bu ifadeler milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür”

Erdoğan, konuşmasının büyük kısmını, 24 Nisan günü ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesine ayırdı. Biden’ın kullandığı ifadelerin hukuki ve tarihi bir temeli olmadığını belirten Erdoğan, “ABD Başkanı Joe Biden, coğrafyamızda bir asırdan uzun süre önce yaşanmış acı olaylarla ilgili mesnetsiz, haksız ve hakikatlere aykırı ifadeler kullanmıştır. Hiçbir tarihi ve hukuki temeli olmayan bu ifadeler milletimizin her ferdi gibi bizi de ziyadesiyle üzmüştür. Açıklamadaki ifadelere radikal Ermeni çevrelerin ve Türkiye karşıtı grupların baskısıyla yer verildiğini düşünüyorum ancak bu durum, ortaya çıkan tablonun iki ülke ilişkileri üzerindeki yıkıcı etkilerini ortadan kaldırmıyor. Türkiye olarak tarihte yaşanan acıların yarıştırılması gibi bir anlayışı kesinlikle insani bulmuyorum ama şayet böyle bir yola girilecekse bu yarıştan alnı ak, vicdanı müsterih çıkacak tek millet ve devletin biz olduğunu da hatırlatmak isteriz. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere bize soykırım ithamını yönelten çevrelerin hepsi de böyle bir mukayese sonrasında insan içine çıkamayacak hale gelecek. Esasında son iki asırda en büyük sivil can kayıpları ve buna bağlı nüfus hareketleri Osmanlı coğrafyasında olmuştur. Osmanlı, Balkanlar’dan ve Kafkaslar’a uzanan topraklarındaki nüfusunun yarıya yakınını oluşturan 10 milyon insanının yarısı ölüm, yarısı sürgün acısını yaşamıştır” diye konuştu.

“Birinci Dünya Savaşı’na kadar 40 civarında isyan çıkartan Ermeni çeteler bu dönemde kontrolden çıkarak büyük katliamlara yönelmiştir”

Meseleyi siyasetçilerin değil, tarihçilerin incelemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Anadolu, ecdadımız yönetiminde asırlar boyunca farklı kökenden ve inançtan insanın huzur içinde yaşadığı bir coğrafya oldu. Pek çok toplum gibi Ermeniler de bu dönemde dini özgürlüklerini kazanmışlar, sosyal statülerini güçlendirmişlerdir. Tarihimize 93 Harbi diye geçen hadiseye kadar bu barış iklimi sürmüştü. Osmanlı’nın son döneminde ülkedeki pek çok kesin Batılılar tarafından tahrik edilip, cesaretlendirilip, silahlandırılarak bize karşı ayaklandırıldılar. Balkan toprakları işte bu şekilde başlatılan asimetrik savaşlarla ülkeden koparılmışlardır. Doğuda da aynı senaryo Çarlık Rusya’sının da iştirakiyle Ermeniler üzerinden oynanmıştır. Birinci Dünya Savaşı’na kadar 40 civarında isyan çıkartan Ermeni çeteler bu dönemde kontrolden çıkarak büyük katliamlara yönelmiştir.”

“Yapılan işlem bilfiil yürüyen bir isyana ve artarak süren katliamlara karşı alınmış bir tedbirdir”

Erdoğan, 24 Nisan gününün önemini ise şu sözlerle açıkladı: “Ülkemizde Ermeni toplumu, dünyadaki genel uygulamaya paralel şekilde bu tarihi kendi acılarını anma günü olarak kabul etmiştir. Biz de gerçekte bu tarihte ne olduğunu bilmemize rağmen Ermeni toplumunun tercihine saygı duyarak kendilerine bir süredir acılarını paylaşan mesaj gönderiyoruz. Osmanlı’nın 24 Nisan’da yaptığı tutuklamaların ardından 27 Mayıs’ta sevk ve iskân kanunu çıkarılmış, 1 Haziran’da da uygulamasına geçilmiştir. Yapılan işlem bilfiil yürüyen bir isyana ve artarak süren katliamlara karşı alınmış bir tedbirdir. Batılılar’ın siyasi ve ekonomik, Ruslar’ın da askeri desteğiyle palazlanan Ermeni örgütleri, köyleri ve şehirleri basıp önlerine gelen herkesi öldürmüşlerdir.”

“ABD Başkanı Biden ile haziran ayında kararlaştırdığımız görüşmede bu konuları yüz yüze değerlendirerek yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum”

Biden’ın açıklamalarının ikili ilişkilere zarar verdiğinin altını çizen Erdoğan, haziran ayında yapılması planlanan yüz yüze görüşmede yeni bir döneme geçilebileceğini de belirtti: “Uzun yıllar boyunca Amerika ile güvenilir müttefiklik üzerine kurulu yakın ilişkilerimiz olmuştu. Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan FETÖ, PKK ve PYD’ye verilen destek ve uyguladıkları ambargoyla müsebbibi kendileri olan S-400 krizi gibi hadiseler model ortaklık seviyesindeki ilişkilerimize zarar vermiştir. Son gelişmelerin üzerine adeta tuz biber olan 24 Nisan açıklamasıyla artık Türk-Amerikan ilişkileri bu seviyesinin de çok gerisine düşmüştür. Haklı olduğumuzun gayet iyi bildiği konularda bize ısrarla geri adım attırılmaya çalışılmasından artık yorulduk. Bu şekilde bizi yolumuzdan döndürebileceklerini sananlar yanıldıklarını anlamış olmalı. Türkiye olarak tüm samimiyetimizle ABD ile de AB ile de eşit ve adil şartlarda birlikte çalışmak, beraber yol yürümek istiyoruz. ABD Başkanı Biden ile haziran ayında kararlaştırdığımız görüşmede tüm bu konuları yüz yüze değerlendirerek yeni bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus